İçinde afra olan 20 kelime var. İçerisinde AFRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında afra olan kelimeler listesine ya da sonu afra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALAFRANGALAŞMAK
ALAFRANGACILIK, ALAFRANGALAŞMA
TAFRAFURUŞLUK
ALAFRANGALIK
ALAFRANGACI
SAFRANBOLU, TAFRACILIK, TAFRAFURUŞ
ALAFRANGA
DİYAFRAM, SAFRASIZ
SAFRALI, TAFRACI
SAFRAN, ZAFRAN
BAFRA, SAFRA, TAFRA
AFRA
Afra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AFRA, ARAF
3 Harfli Kelimeler
ARA, FAR, RAF
2 Harfli Kelimeler
AF, AR, FA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALAFRANGALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Alafranga olmak, alafranga davranmak
- "Batı'da her gördüğümüzü iyidir, doğrudur, güzeldir sanarak alınmalıdır, aktarılmalıdır dedikçe de alafrangalaştık."
-
[nesnesiz]
Alafranga olmak, alafranga davranmak
- ALAFRANGALAŞMA
-
-
[isim]
Alafrangalaşmak durumu
-
[isim]
Alafrangalaşmak durumu
- ALAFRANGACILIK
-
-
[isim]
Alafrangacı olma durumu
-
[isim]
Alafrangacı olma durumu
- TAFRAFURUŞLUK
-
-
[isim]
Böbürlenme, yüksekten atma
- "Hayatta bizi küçük düşüren vasıfların başında övünme ve tafrafuruşluk gelir."
-
[isim]
Böbürlenme, yüksekten atma
- ALAFRANGALIK
-
-
[isim]
Alafranga olma durumu
- "Haydi canım, biraz alafrangalığı severim, işte o kadar!"
-
[isim]
Alafranga olma durumu
- ALAFRANGACI
-
-
[isim]
Alafrangayı benimseyen kimse
-
[isim]
Alafrangayı benimseyen kimse
- TAFRAFURUŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭafre + Farsça -furūş
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan
- "Avrupa kamuoyunu etkileyebilmek bakımından hakaretten, mütehakkim ve tafrafuruş dilden kaçınmak."
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan
- SAFRANBOLU
-
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
- TAFRACILIK
-
-
[isim]
Tafracı olma durumu
-
[isim]
Tafracı olma durumu
- ALAFRANGA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca alla franca
-
[sıfat]
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili; Batılıca, alaturka karşıtı
- "Fakat onun Türk ve Müslüman dostları hep alafranga ve zengin bir âlemde yaşarlardı."
-
Avrupa kültürüne özgü olan
-
Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse)
- "Cemal Bey’in alafranga kızlarının büyüğü değil mi?"
-
[sıfat]
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili; Batılıca, alaturka karşıtı
- DİYAFRAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca diaphragme
-
[isim, anatomi]
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
-
[fizik]
Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha
-
[isim, anatomi]
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
- SAFRASIZ
-
-
[sıfat]
Safra konulmamış
-
[sıfat]
Safra konulmamış
- SAFRALI
-
-
[sıfat]
Safrası olan
-
[sıfat]
Safrası olan
- TAFRACI
-
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan (kimse)
- "Topluluklarda bir konuyu açıklamak için konuşmaya başladığı zaman vaaz etmek alışkanlığının verdiği tafracı kişiliği, emredicilik havasına hemen giriveriyordu."
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan (kimse)
- ZAFRAN
-
-
[isim]
Bakınız safran
-
[isim]
Bakınız safran
- SAFRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça zaʿferān
-
[isim, bitki bilimi]
Süsengillerden, baharda çiçek açan, 20-30 santimetre boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus)
-
Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklere tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz; zafran
-
[isim, bitki bilimi]
Süsengillerden, baharda çiçek açan, 20-30 santimetre boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi (Crocus sativus)
- SAFRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca saburra
-
[isim]
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
-
[denizcilik]
Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık; balast
- "Fakat kotranın altındaki safra onu kurtarır da safrasız salapurya birdenbire alabora oluverir."
-
[denizcilik]
Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık; balast
-
[mecaz]
Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey
-
[isim]
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık
- TAFRA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭafre
-
[isim]
Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme, yüksekten atma
- "Bir süre yakayı ele vermemenin tafrasıyla dolaşmak, bir beceri örneği değil mi?"
-
[isim]
Kendisini olduğundan büyük gösterip böbürlenme, yüksekten atma
- BAFRA
-
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
- AFRA
-
-
"Afra tafra" ikilemesinde kullanılır: kendini üstün gösterme, üstünlük taslayış
-
"Afra tafra" ikilemesinde kullanılır: kendini üstün gösterme, üstünlük taslayış