İçinde afr olan 28 kelime var. İçerisinde AFR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında afr olan kelimeler listesine ya da sonu afr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALAFRANGALAŞMAK
ALAFRANGACILIK, ALAFRANGALAŞMA
HAFRİYATÇILIK, TAFRAFURUŞLUK
ALAFRANGALIK
AFRİKALILIK, ALAFRANGACI, HERMAFRODİT
AFRODİZYAK, HAFRİYATÇI, SAFRANBOLU, TAFRACILIK, TAFRAFURUŞ
ALAFRANGA
AFRİKALI, DİYAFRAM, HAFRİYAT, SAFRASIZ
SAFRALI, TAFRACI
AFRİKA, SAFRAN, ZAFRAN
BAFRA, SAFRA, TAFRA
AFRA
Afr Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
FAR, RAF
2 Harfli Kelimeler
AF, AR, FA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALAFRANGALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Alafranga olmak, alafranga davranmak
- "Batı'da her gördüğümüzü iyidir, doğrudur, güzeldir sanarak alınmalıdır, aktarılmalıdır dedikçe de alafrangalaştık."
-
[nesnesiz]
Alafranga olmak, alafranga davranmak
- ALAFRANGACILIK
-
-
[isim]
Alafrangacı olma durumu
-
[isim]
Alafrangacı olma durumu
- ALAFRANGALAŞMA
-
-
[isim]
Alafrangalaşmak durumu
-
[isim]
Alafrangalaşmak durumu
- TAFRAFURUŞLUK
-
-
[isim]
Böbürlenme, yüksekten atma
- "Hayatta bizi küçük düşüren vasıfların başında övünme ve tafrafuruşluk gelir."
-
[isim]
Böbürlenme, yüksekten atma
- HAFRİYATÇILIK
-
-
[isim]
Hafriyatçının yaptığı iş
- "… muhtelif mütehassıslarla, ananelerine uymak suretiyle hafriyatçılığı ince bir meslek hâline getirenlerin varlığı, Kültepe hafriyat heyetinin teşkilindeki kolaylığı belirtmeye kâfidir."
-
[isim]
Hafriyatçının yaptığı iş
- ALAFRANGALIK
-
-
[isim]
Alafranga olma durumu
- "Haydi canım, biraz alafrangalığı severim, işte o kadar!"
-
[isim]
Alafranga olma durumu
- AFRİKALILIK
-
-
[isim]
Afrikalı olma durumu
-
[isim]
Afrikalı olma durumu
- ALAFRANGACI
-
-
[isim]
Alafrangayı benimseyen kimse
-
[isim]
Alafrangayı benimseyen kimse
- HERMAFRODİT
-
Kelime Kökeni: İngilizce hermaphrodite
-
[isim, bitki bilimi, biyoloji]
Bakınız erdişi
-
[isim, bitki bilimi, biyoloji]
Bakınız erdişi
- TAFRACILIK
-
-
[isim]
Tafracı olma durumu
-
[isim]
Tafracı olma durumu
- AFRODİZYAK
-
Kelime Kökeni: Fransızca aphrodisiaque
-
[isim]
Cinsel duyguları veya isteği uyaran veya artıran madde
- "Afrodizyak almaya başladığına bir gün bizzat şahit oldum."
-
[isim]
Cinsel duyguları veya isteği uyaran veya artıran madde
- HAFRİYATÇI
-
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci."
-
[arkeoloji]
Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
- "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır."
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- TAFRAFURUŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭafre + Farsça -furūş
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan
- "Avrupa kamuoyunu etkileyebilmek bakımından hakaretten, mütehakkim ve tafrafuruş dilden kaçınmak."
-
[sıfat]
Böbürlenen, yüksekten atan
- SAFRANBOLU
-
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
- ALAFRANGA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca alla franca
-
[sıfat]
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili; Batılıca, alaturka karşıtı
- "Fakat onun Türk ve Müslüman dostları hep alafranga ve zengin bir âlemde yaşarlardı."
-
Avrupa kültürüne özgü olan
-
Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse)
- "Cemal Bey’in alafranga kızlarının büyüğü değil mi?"
-
[sıfat]
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili; Batılıca, alaturka karşıtı
- HAFRİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥafriyyāt
-
[isim]
Toprağı kazma; kazı (I)
- "Hafriyat yapılan alanın bir köşesi Zincirlikuyu semti yakınlarından başlayıp Okmeydanı’na kadar uzanıyor."
-
[isim]
Toprağı kazma; kazı (I)
- SAFRASIZ
-
-
[sıfat]
Safra konulmamış
-
[sıfat]
Safra konulmamış
- DİYAFRAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca diaphragme
-
[isim, anatomi]
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
-
[fizik]
Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha
-
[isim, anatomi]
Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
- AFRİKALI
-
-
[isim]
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse
-
[sıfat]
Afrika kökenli olan veya Afrika’da yaşayan
- "Afrikalı bir maymun çevikliğiyle sofranın ta ortasına atıldı."
-
[isim]
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse
- SAFRALI
-
-
[sıfat]
Safrası olan
-
[sıfat]
Safrası olan