İçinde afr olan 28 kelime var. İçerisinde AFR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında afr olan kelimeler listesine ya da sonu afr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ALAFRANGALAŞMAK

14 Harfli Kelimeler

ALAFRANGACILIK, ALAFRANGALAŞMA

13 Harfli Kelimeler

HAFRİYATÇILIK, TAFRAFURUŞLUK

12 Harfli Kelimeler

ALAFRANGALIK

11 Harfli Kelimeler

AFRİKALILIK, ALAFRANGACI, HERMAFRODİT

10 Harfli Kelimeler

AFRODİZYAK, HAFRİYATÇI, SAFRANBOLU, TAFRACILIK, TAFRAFURUŞ

9 Harfli Kelimeler

ALAFRANGA

8 Harfli Kelimeler

AFRİKALI, DİYAFRAM, HAFRİYAT, SAFRASIZ

7 Harfli Kelimeler

SAFRALI, TAFRACI

6 Harfli Kelimeler

AFRİKA, SAFRAN, ZAFRAN

5 Harfli Kelimeler

BAFRA, SAFRA, TAFRA

4 Harfli Kelimeler

AFRA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Afr Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F R

3 Harfli Kelimeler

FAR, RAF

2 Harfli Kelimeler

AF, AR, FA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALAFRANGALAŞMAK

  1. [nesnesiz] Alafranga olmak, alafranga davranmak
    • "Batı'da her gördüğümüzü iyidir, doğrudur, güzeldir sanarak alınmalıdır, aktarılmalıdır dedikçe de alafrangalaştık." (Necati Cumalı)
ALAFRANGACILIK

  1. [isim] Alafrangacı olma durumu
ALAFRANGALAŞMA

  1. [isim] Alafrangalaşmak durumu
TAFRAFURUŞLUK

  1. [isim] Böbürlenme, yüksekten atma
    • "Hayatta bizi küçük düşüren vasıfların başında övünme ve tafrafuruşluk gelir." (Faik Ökte)
HAFRİYATÇILIK

  1. [isim] Hafriyatçının yaptığı iş
    • "… muhtelif mütehassıslarla, ananelerine uymak suretiyle hafriyatçılığı ince bir meslek hâline getirenlerin varlığı, Kültepe hafriyat heyetinin teşkilindeki kolaylığı belirtmeye kâfidir." (Tahsin Özgüç)
ALAFRANGALIK

  1. [isim] Alafranga olma durumu
    • "Haydi canım, biraz alafrangalığı severim, işte o kadar!" (Necip Fazıl Kısakürek)
AFRİKALILIK

  1. [isim] Afrikalı olma durumu
ALAFRANGACI

  1. [isim] Alafrangayı benimseyen kimse
HERMAFRODİT

Kelime Kökeni: İngilizce hermaphrodite

  1. [isim, bitki bilimi, biyoloji] Bakınız erdişi
TAFRACILIK

  1. [isim] Tafracı olma durumu
AFRODİZYAK

Kelime Kökeni: Fransızca aphrodisiaque

  1. [isim] Cinsel duyguları veya isteği uyaran veya artıran madde
    • "Afrodizyak almaya başladığına bir gün bizzat şahit oldum." (Ergun Göze)
HAFRİYATÇI

  1. [isim] Hafriyat işi ile uğraşan kimse
    • "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci." (Ercan Kesal)
  2. [arkeoloji] Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
    • "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır." (Necip Kocaarslan)
TAFRAFURUŞ

Kelime Kökeni: Arapça ṭafre + Farsça -furūş

  1. [sıfat] Böbürlenen, yüksekten atan
    • "Avrupa kamuoyunu etkileyebilmek bakımından hakaretten, mütehakkim ve tafrafuruş dilden kaçınmak." (Sina Akşin)
SAFRANBOLU

  1. [isim] Karabük iline bağlı ilçelerden biri
ALAFRANGA

Kelime Kökeni: İtalyanca alla franca

  1. [sıfat] Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili; Batılıca, alaturka karşıtı
    • "Fakat onun Türk ve Müslüman dostları hep alafranga ve zengin bir âlemde yaşarlardı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Avrupa kültürüne özgü olan
  3. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse)
    • "Cemal Bey’in alafranga kızlarının büyüğü değil mi?" (Halide Edip Adıvar)
HAFRİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥafriyyāt

  1. [isim] Toprağı kazma; kazı (I)
    • "Hafriyat yapılan alanın bir köşesi Zincirlikuyu semti yakınlarından başlayıp Okmeydanı’na kadar uzanıyor." (Oktay Kocamaz)
SAFRASIZ

  1. [sıfat] Safra konulmamış
DİYAFRAM

Kelime Kökeni: Fransızca diaphragme

  1. [isim, anatomi] Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
  2. [fizik] Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha
AFRİKALI

  1. [isim] Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse
  2. [sıfat] Afrika kökenli olan veya Afrika’da yaşayan
    • "Afrikalı bir maymun çevikliğiyle sofranın ta ortasına atıldı." (Ömer Seyfettin)
SAFRALI

  1. [sıfat] Safrası olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü