İçinde adi olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde ADİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında adi olan kelimeler listesine ya da sonu adi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Adi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ADİ
2 Harfli Kelimeler
AD, İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEMADİ
-
Kelime Kökeni: Arapça temādī
-
[isim, eskimiş]
Bir şey sürüp gitme, uzama
-
[isim, eskimiş]
Bir şey sürüp gitme, uzama
- KADİRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳādirī
-
[isim]
Kadirilik tarikatına mensup olan kimse
-
[isim]
Kadirilik tarikatına mensup olan kimse
- RADİKA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale)
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale)
- KADİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭīfe
-
[isim]
Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
- "Kadifeye benzer dokumalı pahalı kumaştan paltolarını omuzlarına atmışlar."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış, bu kumaşla kaplanmış
- "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu."
-
[isim]
Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş; velur
- SADİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca sadiste
-
[sıfat, ruh bilimi]
Başkalarına acı çektirerek cinsel doyum sağlayan (kimse); elezer, sadik
-
[mecaz]
Başkalarına acı çektirmekten zevk duyan (kimse); elezer, sadik
- "Yılların, fiziğinde yaptığı değişiklik her ne olursa olsun, göz bebeklerindeki o sadist ifade hiç değişmemişti."
-
[sıfat, ruh bilimi]
Başkalarına acı çektirerek cinsel doyum sağlayan (kimse); elezer, sadik
- MİLADİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mīlādī
-
[sıfat]
Milada dayanan, milatla ilgili olan
-
[sıfat]
Milada dayanan, milatla ilgili olan
- HADİSE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥādis̱e
-
[isim]
Bakınız olay
- "Bir gece evvelki hadiseyi unutmak mümkün müydü?"
-
[isim]
Bakınız olay
- KADİMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳadīmī
-
[sıfat, eskimiş]
Eskiye ait olan
-
[sıfat, eskimiş]
Eskiye ait olan
- LADİNO
-
Kelime Kökeni: İspanyolca
-
[isim]
Musevilerin kullandığı, 15. yüzyıl İspanyolcasını temel alan ancak içinde İbranice, Türkçe, Fransızca, Yunanca, Arapça ve Portekizce kelimeler barındıran, Latin kökenli bir Hint-Avrupa dili olan İspanyolcanın bir Lehçesi
-
[isim]
Musevilerin kullandığı, 15. yüzyıl İspanyolcasını temel alan ancak içinde İbranice, Türkçe, Fransızca, Yunanca, Arapça ve Portekizce kelimeler barındıran, Latin kökenli bir Hint-Avrupa dili olan İspanyolcanın bir Lehçesi
- PARADİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca paradis
-
[isim]
Bir tiyatroda en üst balkon
-
[isim]
Bir tiyatroda en üst balkon
- SADİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca sadisme
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sadistlik
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sadistlik
- VİLADİ
-
Kelime Kökeni: Arapça vilādī
-
[sıfat, eskimiş]
Doğuştan (olan)
-
[sıfat, eskimiş]
Doğuştan (olan)
- BADİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça bādiye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çöl
- "Bütün İslam diyarlarından, Afrika'nın badiyelerinde Müslümanlar hep bir Mehdi'yi beklerler."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çöl
- ANADİL
- ...
- BADİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça bādire
-
[isim]
Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum
- "Nasıl oldu da deminki badireden sağ salim kurtulabildi?"
-
[isim]
Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum
- ADİLİK
-
-
[isim]
Bakınız aşağılık
- "Düşünüyor, düşünüyor, düşündükçe iki gündür farkına vardığı mevcudiyetinin aşağılığını, sefaletini, adiliğini, mefkûresizliğini anlıyor..."
-
[isim]
Bakınız aşağılık
- MUADİL
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿādil
-
[sıfat]
Bakınız eş değer
-
[sıfat]
Bakınız eş değer
- LADİNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça lādīnī
-
[sıfat, eskimiş, din bilimi]
Bakınız din dışı
- "Dinî temsillerden ladinî temsillere geçiş hususunda bu karakteristik vasıfların mühim bir rolü vardır."
-
[sıfat, eskimiş, din bilimi]
Bakınız din dışı
- NADİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça nādīde
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- MÜNADİ
-
Kelime Kökeni: Arapça munādī
-
[isim, eskimiş]
Kamuya duyurulmak istenilen şeyleri yüksek sesle haber vermeyi iş edinmiş olan kimse
-
[isim, eskimiş]
Kamuya duyurulmak istenilen şeyleri yüksek sesle haber vermeyi iş edinmiş olan kimse