İçinde acıma olan 8 kelime var. İçerisinde ACIMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında acıma olan kelimeler listesine ya da sonu acıma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ACIMASIZCASINA, ACIMASIZLAŞMAK
ACIMASIZLAŞMA
ACIMASIZLIK
ACIMASIZCA
ACIMASIZ
ACIMAK
ACIMA
Acıma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ACIMA
4 Harfli Kelimeler
AMCA
3 Harfli Kelimeler
ACI, AMA, CAM
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ACIMASIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Acımasız duruma gelmek, acımamak
- "Dünya o kadar berbat bir yer oldu ki, insanlar o kadar acımasızlaştı ki Ali bile öldürmekte bulmuş olabilir çareyi."
-
[nesnesiz]
Acımasız duruma gelmek, acımamak
- ACIMASIZCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız acımasızca
- "Birden, haydi sürün, diye bağırdı, sonra kılıcını acımasızcasına bütün gücüyle kaldırıp indirdi."
-
[zarf]
Bakınız acımasızca
- ACIMASIZLAŞMA
-
-
[isim]
Acımasızlaşmak durumu
-
[isim]
Acımasızlaşmak durumu
- ACIMASIZLIK
-
-
[isim]
Acımasız olma durumu; vahşet
- "Acımayla acımasızlık, duyarlıkla duyarsızlık, sevgiyle şiddet bir gövdede, iç içe yaşar gibiydi."
-
[isim]
Acımasız olma durumu; vahşet
- ACIMASIZCA
-
-
[zarf]
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde; acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane
- "Bu acımasız dünyada artık acımasızca savaşacaklardı."
-
[zarf]
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde; acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane
- ACIMASIZ
-
-
[sıfat]
Acıma duygusu olmayan; zalimce
- "Leylâ Erbil'deki acımasız eleştirelliği yalın çizgilerle dışa vurmuştu."
-
[zarf]
Acıma duygusu olmadan
- "Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız..."
-
[sıfat]
Acıma duygusu olmayan; zalimce
- ACIMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- "Bütün rafları, dolapları aradım: Biraz mercimek, nohut, fasulye, yarım paket makarna, bir paketin içinde iki üç kaşık yemeklik yağ (acımıştı), yarım paket kibrit, bir kavanoza yakın şeker ve tuzluğun içinde nemlenmiş tuz kalmıştı."
-
Acılı, ağrılı olmak
- "Sahip’in canı şimdi daha çok acımaktadır."
-
[-e, mecaz]
Merhamet etmek
- "Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın"
-
[-e, mecaz]
Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek
- "Bütün şehir halkı Koca Ali gibi mahir bir ustanın kolu kesileceğine acıdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- ACIMA
-
-
[isim]
Acımak durumu
- "Boğazım acımaya, şakaklarım yanmaya başladı."
-
[mecaz]
Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü; merhamet
- "Sizin zerre kadar acımanız yok mu?"
-
[isim]
Acımak durumu