İçinde acem olan 23 kelime var. İçerisinde ACEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında acem olan kelimeler listesine ya da sonu acem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ACEMİLEŞEBİLMEK, ACEMİLEŞİVERMEK, ACEMLEŞTİRİLMEK

14 Harfli Kelimeler

ACEMİLEŞEBİLME, ACEMİLEŞİVERME, ACEMLEŞTİRİLME

13 Harfli Kelimeler

ACEMLEŞTİRMEK

12 Harfli Kelimeler

ACEMLEŞTİRME

11 Harfli Kelimeler

ACEMBUSELİK, ACEMİCESİNE, ACEMİLEŞMEK

10 Harfli Kelimeler

ACEMAŞİRAN, ACEMBORUSU, ACEMİLEŞME, ACEMLEŞMEK

9 Harfli Kelimeler

ACEMKÜRDİ, ACEMLEŞME, PACEMAKER

8 Harfli Kelimeler

ACEMİLİK

7 Harfli Kelimeler

ACEMİCE

6 Harfli Kelimeler

ACEMCE

5 Harfli Kelimeler

ACEMİ

4 Harfli Kelimeler

ACEM

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Acem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C E M

4 Harfli Kelimeler

ACEM

3 Harfli Kelimeler

ACE, CAM, CEM

2 Harfli Kelimeler

AM, CE, EM, MA, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ACEMİLEŞİVERMEK

  1. [nesnesiz] Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak
ACEMİLEŞEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Acemileşme ihtimali veya imkânı bulunmak
ACEMLEŞTİRİLMEK

  1. [nesnesiz] Acemleştirme işi yapılmak; Farslaştırılmak
ACEMİLEŞİVERME

  1. [isim] Acemileşivermek durumu
ACEMİLEŞEBİLME

  1. [isim] Acemileşebilmek durumu
ACEMLEŞTİRİLME

  1. [isim] Acemleştirilmek işi; Farslaştırılma
ACEMLEŞTİRMEK

  1. [-i] Acemlere özgü yaşayış tarzını benimsetmek; Farslaştırmak
    • "Edebiyat Türk aktör ve figürleri Acemleştirmiş, Araplaştırmıştır." (Ali İhsan Kolcu)
ACEMLEŞTİRME

  1. [isim] Acemleştirmek işi; Farslaştırma
    • "Türklerin Farslaştırılması için her türlü imkânlarını seferber etmişlerdir. Hatta Acemleştirme siyasetine bir kısım Türkleri de alet ederek satın almışlardır." (Ali Bayındır)
ACEMBUSELİK

Kelime Kökeni: Arapça ʿacem + Farsça bū-selīk

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde acem makamı ile buselik beşlisinin birleşmesinden oluşan birleşik bir makam
ACEMİCESİNE

  1. [zarf] Bakınız acemice
    • "Tabiatı taklit etmek arzusu, biraz da acemicesine, bazı Hint ve Çin fildişi işlerinde görülen tabiat taklitlerine benzemektedir." (Doğan Kuban)
ACEMİLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Beceriksizlik göstermek
    • "O bir süre ne çalacağını, nereden başlayacağını kestiremedi, acemileşti." (Hasan Kıyafet)
ACEMİLEŞME

  1. [isim] Acemileşmek durumu
ACEMLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Acemlere özgü yaşayış tarzını benimsemek; Farslaşmak
    • "Binlerce yılın ardından gelen Türklük, şimdiye kadar geçtiği ve yerleştiği toprakların adına, diline hatta dinine uyarak acı kayıplara uğramıştı. İran'da Acemleşmiş, Irak'ta Araplaşmış, steplerde Ruslaşmış…" (Sâmiha Ayverdi)
ACEMBORUSU

  1. [isim, bitki bilimi] Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams)
    • "Duvarlarda turuncu renkli acemborusu çiçeklerinin bulunduğu dar sokaklardan geçerek Kalamış'a doğru yürüdü." (Salim Nizam)
ACEMAŞİRAN

Kelime Kökeni: Arapça ʿacem + ʿaşīrān

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri
    • "Bir gün evde neyle acemaşiran peşrevini üflemeye çalışıyordum." (Engin Kökçü)
ACEMLEŞME

  1. [isim] Acemleşmek durumu; Farslaşma
    • "Anadolu Selçukluları Dönemi’nde de aşırı oranda Acemleşmenin devam ettiğini görüyoruz." (Orhan Türkdoğan)
PACEMAKER

Kelime Kökeni: İngilizce pacemaker

  1. [isim, tıp] Bakınız irkilteç
ACEMKÜRDİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿacem + Farsça kurd + Arapça -ī

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde acem ile kürdi makamlarının birleşmesinden meydana gelen birleşik bir makam
    • "O yıl Sadi Hoşses Bey’in acemkürdi makamındaki ‘Aşkın ile Gündüz Gece Giryan Efendim’ şarkısı çok moda idi." (Fügen Ünal Şen)
ACEMİLİK

  1. [isim] Acemi olma durumu
    • "Karısı bırakınca şaşaladı ama acemiliğini fazla belli etmedi." (Attilâ İlhan)
  2. Acemice davranış
ACEMİCE

  1. [zarf] Acemi bir biçimde; acemicesine, toyca
    • "Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü