İçinde abi olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde ABİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında abi olan kelimeler listesine ya da sonu abi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Abi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B İ

3 Harfli Kelimeler

ABİ

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASABİYE

Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣabiyyet

  1. [isim, tıp] Bakınız sinir bilimi
  2. Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü
ARABİST

Kelime Kökeni: Fransızca arabiste

  1. [isim] Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse
AMABİLE

Kelime Kökeni: İtalyanca amàbile

  1. [zarf, müzik] Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)
SİNCABİ

Kelime Kökeni: Farsça sincāb + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız sincap rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Tatlı bir cızırtı çıkararak çabucak tutuşur, mavi ve sincabi bir buhar bırakarak kül oluverirdi." (Ömer Seyfettin)
MUHABİR

Kelime Kökeni: Arapça muḫābir

  1. [isim] Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
    • "Ben de Tanin muhabiri olarak aynı trenle gidecektim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
    • "Banka muhabir üyesi."
ABİDEVİ

Kelime Kökeni: Arapça ābidevī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız anıtsal
    • "Osmanlı şehirlerinde abidevi binalar yerine abidevi ağaçlar bulunmaktaydı." (Şule Bektan)
GABİLİK

  1. [isim] Bakınız kalın kafalılık
MÜŞABİH

Kelime Kökeni: Arapça muşābih

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız benzer
    • "Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
GÜLLABİ

Kelime Kökeni: Arapça kullābī

  1. [isim, eskimiş] Akıl hastanelerindeki hademe; güllabici, deli güllabicisi
  2. [eskimiş, mecaz] Kurnazlık eden, açıkgöz (kimse)
ABİDJAN

  1. [isim] Fildişi Sahili'nin en büyük şehri ve ekonomi merkezi
MAKABİL

Kelime Kökeni: Arapça māḳabl

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyin öncesi, geçmişi
MUKABİL

Kelime Kökeni: Arapça muḳābil

  1. [sıfat] Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
    • "Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş." (Atatürk)
  2. Bir şeyin karşısında bulunan
  3. Bakınız karşılıklı
    • "Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  4. [edat] Bakınız karşı
    • "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [edat] Bakınız karşın
    • "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TABİİYE

Kelime Kökeni: Arapça ṭabiʽiyye

  1. [isim, eskimiş] Tabiat bilgisi dersi
    • "Sultani’nin son sınıfında Tevfik Bey isimli bir tabiiye hocamız vardı." (Mahir İz)
  2. Bakınız doğalcılık
BİTTABİ

Kelime Kökeni: Arapça bi'ṭ-ṭabʿ

  1. [zarf] Doğal olarak
    • "Buna, bittabi icabı gibi cevap verildi." (Atatürk)
HABİTUS

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
HABİTAT

Kelime Kökeni: İngilizce habitat

  1. [isim] Yerleşme, oturma
    • "Mesela yaşıtı olan ve aynı periferide, aynı habitatta yetiştiği amcasının oğlu, gidip altına bir araba çekmiş. Bu çekememiş." (Mustafa Karnas)
  2. Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt
TABİLİK

  1. [isim] Bakınız yayımcılık
TABİRCİ

  1. [isim] Rüya yorumlayan kimse; yorumcu
    • "Tabirci olmadığı zaman, kadın erkek herkes bir dereceye kadar rüya tabir edebilir." (Yusuf Ziya Yörükan)
ZABİTAN

Kelime Kökeni: Arapça żābiṭ + Farsça -ān

  1. [isim, eskimiş] Subaylar
BABİLİK

  1. [isim, din bilimi] XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti
    • "Ancak her tür reforma karşı olan Fars dilli Şia din adamları Babilik harekâtını Nasreddin Şah Kaçar’ın eliyle amansızca bastırdı." (Faik Elekberli)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü