Sonunda abi olan 21 kelime var. ABİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde abi olan kelimeler listesine ya da başında abi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ZAMKIARABİ

8 Harfli Kelimeler

ESKÜLABİ, İLTİHABİ

7 Harfli Kelimeler

BİTTABİ, GÜLLABİ, SİNCABİ

6 Harfli Kelimeler

CEVABİ, GIYABİ, HARABİ, HESABİ, KİTABİ, REBABİ, ŞARABİ, TEVABİ

5 Harfli Kelimeler

ARABİ, ASABİ

4 Harfli Kelimeler

BABİ, GABİ, SABİ, TABİ

3 Harfli Kelimeler

ABİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Abi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B İ

3 Harfli Kelimeler

ABİ

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZAMKIARABİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣamġ + ʿarabī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız Arap zamkı
İLTİHABİ

Kelime Kökeni: Arapça iltihābī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız iltihaplı
ESKÜLABİ

Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça kullābī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız üstü kapalı
    • "Babama yazdığın mektupta eskülabi bir cümle ile geçiştirmişsin. Demek iş yok." (Sabahattin Eyüboğlu)
BİTTABİ

Kelime Kökeni: Arapça bi'ṭ-ṭabʿ

  1. [zarf] Doğal olarak
    • "Buna, bittabi icabı gibi cevap verildi." (Atatürk)
SİNCABİ

Kelime Kökeni: Farsça sincāb + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız sincap rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Tatlı bir cızırtı çıkararak çabucak tutuşur, mavi ve sincabi bir buhar bırakarak kül oluverirdi." (Ömer Seyfettin)
GÜLLABİ

Kelime Kökeni: Arapça kullābī

  1. [isim, eskimiş] Akıl hastanelerindeki hademe; güllabici, deli güllabicisi
  2. [eskimiş, mecaz] Kurnazlık eden, açıkgöz (kimse)
TEVABİ

Kelime Kökeni: Arapça tevābiʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız maiyet
KİTABİ

Kelime Kökeni: Arapça kitābī

  1. [sıfat] Kitaba uygun
  2. Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse)
  3. Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım)
  4. [eskimiş] Kitapla ilgili
  5. [mecaz] Kuru, sıkıcı (anlatım)
ŞARABİ

Kelime Kökeni: Arapça şerābī

  1. [isim] Kırmızı şarap rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Candaşlarıyla ağacın semaya el açmış dalları altına oturdular; ıtır, yasemin, şarabi toprak kokusu genizlerini yakıyordu." (Haluk İnanıcı)
CEVABİ

Kelime Kökeni: Arapça cevābī

  1. [sıfat] Cevap niteliğinde olan
    • "Bu sene mart ayında büyük bir nezaket göstererek yazdıkları cevabi mektup benim için tam bir sürpriz olmuştu." (İbrahim Pazan)
GIYABİ

Kelime Kökeni: Arapça ġiyābī

  1. [sıfat] Kişinin yokluğunda o kişi hakkında verilen (iş, hüküm vb.)
    • "Gıyabi hüküm."
  2. Uzaktan, görüşmeden olan
    • "Birbirine benzer yaşayanlar arasındaki gıyabi dostluk alakasını içimizde taşıyoruz." (Peyami Safa)
HARABİ

Kelime Kökeni: Arapça ḫarābī

  1. [sıfat] Bakınız haraplık
REBABİ

Kelime Kökeni: Arapça rebābī

  1. [isim, eskimiş] Rebap çalan kimse
  2. [sıfat, mecaz] İnce, duygulu
    • "Mesela en rebabi olan bir fazilet ... aşk, değil mi?" (Ömer Seyfettin)
HESABİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥisābī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hesapçı
ARABİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿarabī

  1. [isim] Bakınız Arapça
  2. [sıfat] Araplara özgü olan
ASABİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣabī

  1. [sıfat] Bakınız sinirli
    • "Bu sebepsiz ağrılar gibi onun her şeyi asabi mizacının belirtisi idi." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız sinirsel
  3. [zarf] Sinirli bir biçimde
    • "Artık çok daha asabi çıkıyordu Gaba'nın sesi." (Nâzım Hikmet)
GABİ

Kelime Kökeni: Arapça ġabī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kalın kafalı
    • "Haftanın kaç günü, günün kaç saat olduğunu bilmeyecek kadar gabi olan sütnine yalanlar uydurarak dolabını yiyecekle dolduruyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
BABİ

Kelime Kökeni: Arapça bābī

  1. [isim, din bilimi] Babilik yanlısı
SABİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣabī

  1. [isim] Küçük çocuk
    • "İki yaşında bir sabi masumluğuyla annemin yanına gidecek ve dizlerine kapanacaktır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TABİ

Kelime Kökeni: Arapça tābiʿ

  1. [sıfat] Bakınız bağımlı
  2. Birine veya bir şeye uyan, onun arkası sıra giden
    • "Sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu." (Peyami Safa)
  3. Bakınız bağlı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü