İçinde a olan 5 harfli 2944 kelime var. İçerisinde A harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FELAH
-
Kelime Kökeni: Arapça felāḥ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- "Şu bizim halkı uyandırmadadır varsa felah."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- SAYRI
-
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız hasta
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız hasta
- RAKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça rākid
-
[sıfat, eskimiş]
Durgun (su)
-
[sıfat, eskimiş]
Durgun (su)
- KAMAN
-
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
- LATİN
-
-
[isim]
İtalya’nın orta kesimindeki Latium bölgesinde yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
Bakınız Latin halkları
-
[isim]
İtalya’nın orta kesimindeki Latium bölgesinde yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- İPTAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ibṭāl
-
[isim]
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
-
Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme
-
[isim]
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
- MEVLA
-
Kelime Kökeni: Arapça mevlā
-
[isim, eskimiş]
Efendi, sahip, malik
-
[isim, eskimiş]
Efendi, sahip, malik
- TAKAS
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳāṣṣ
-
[isim]
Bakınız değişim
-
[ticaret]
İki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi
-
[isim]
Bakınız değişim
- İSNAT
-
Kelime Kökeni: Arapça isnād
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
-
[mecaz]
Karacılık, iftira
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
- ÇALKI
-
- AHMAK
-
Kelime Kökeni: Arapça aḥmaḳ
-
[sıfat]
Aklını gereği gibi kullanamayan, anlama ve kavrama yetenekleri gelişmemiş (kimse)
- "En doğru, en yüksek fikir, bir cahil veya ahmağın elinde gülünç, değersiz bir hâle gelebilir."
-
[sıfat]
Aklını gereği gibi kullanamayan, anlama ve kavrama yetenekleri gelişmemiş (kimse)
- SAVCI
-
-
[isim, hukuk]
Kamu yararını gözetmek amacıyla devlet adına dava açmaya yetkili olan, mahkemelerde tespit ettiği suç delillerini ortaya koyarak sanıkları kovuşturan görevli; müddeiumumi
-
[isim, hukuk]
Kamu yararını gözetmek amacıyla devlet adına dava açmaya yetkili olan, mahkemelerde tespit ettiği suç delillerini ortaya koyarak sanıkları kovuşturan görevli; müddeiumumi
- ZARSI
-
-
[sıfat]
Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi; zarımsı
- "Zarsı doku."
-
[sıfat]
Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi; zarımsı
- LAHİT
-
Kelime Kökeni: Arapça laḥd
-
[isim]
Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar
- "Firavun'un açık lahitlerindeki boğuk yankıları dinledim."
-
Taş veya mermerden oyma mezar
-
[isim]
Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar
- KAYAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
- FAHUR
-
Kelime Kökeni: Arapça faḫūr
-
[sıfat, eskimiş]
Çok övünen, çok böbürlenen
-
[sıfat, eskimiş]
Çok övünen, çok böbürlenen
- MASÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca masseur
-
[isim]
Erkek masajcı
-
[isim]
Erkek masajcı
- FALCI
-
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı
- "Bütün falcılar bize geleceğimizdeki mutluluğu muştularlar."
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı
- AÇGÖZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız açgözlü
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız açgözlü
- DOĞMA
-
-
[isim]
Doğmak işi
- "Bir çocuğun, insanın eline doğması başka türlü bir sevgi dünyası oluşturuyor."
-
[sıfat]
Doğmuş
- "Fatma'dan doğma."
-
[sıfat]
Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen
- "Vücut, sıtma nöbeti gibi sıcakla soğuğun karışmasından doğma garip ürpertilerle titriyordu."
-
[isim]
Doğmak işi