İçinde a olan 5 harfli 2944 kelime var. İçerisinde A harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FELAH

Kelime Kökeni: Arapça felāḥ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtuluş
    • "Şu bizim halkı uyandırmadadır varsa felah." (Mehmet Akif Ersoy)
SAYRI

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hasta
RAKİT

Kelime Kökeni: Arapça rākid

  1. [sıfat, eskimiş] Durgun (su)
KAMAN

  1. [isim] Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
LATİN

  1. [isim] İtalya’nın orta kesimindeki Latium bölgesinde yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
  2. Bakınız Latin halkları
İPTAL

Kelime Kökeni: Arapça ibṭāl

  1. [isim] Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma
  2. Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme
MEVLA

Kelime Kökeni: Arapça mevlā

  1. [isim, eskimiş] Efendi, sahip, malik
TAKAS

Kelime Kökeni: Arapça taḳāṣṣ

  1. [isim] Bakınız değişim
  2. [ticaret] İki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi
İSNAT

Kelime Kökeni: Arapça isnād

  1. [isim] Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
  2. [mecaz] Karacılık, iftira
ÇALKI

  1. [isim] Bakınız çalgıç
  2. [ağızlardan] Bakınız tırpan
AHMAK

Kelime Kökeni: Arapça aḥmaḳ

  1. [sıfat] Aklını gereği gibi kullanamayan, anlama ve kavrama yetenekleri gelişmemiş (kimse)
    • "En doğru, en yüksek fikir, bir cahil veya ahmağın elinde gülünç, değersiz bir hâle gelebilir." (Mehmet Kaplan)
SAVCI

  1. [isim, hukuk] Kamu yararını gözetmek amacıyla devlet adına dava açmaya yetkili olan, mahkemelerde tespit ettiği suç delillerini ortaya koyarak sanıkları kovuşturan görevli; müddeiumumi
ZARSI

  1. [sıfat] Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi; zarımsı
    • "Zarsı doku."
LAHİT

Kelime Kökeni: Arapça laḥd

  1. [isim] Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar
    • "Firavun'un açık lahitlerindeki boğuk yankıları dinledim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Taş veya mermerden oyma mezar
KAYAR

  1. [isim, ağızlardan] Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
FAHUR

Kelime Kökeni: Arapça faḫūr

  1. [sıfat, eskimiş] Çok övünen, çok böbürlenen
MASÖR

Kelime Kökeni: Fransızca masseur

  1. [isim] Erkek masajcı
FALCI

  1. [isim] Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı
    • "Bütün falcılar bize geleceğimizdeki mutluluğu muştularlar." (Melih Cevdet Anday)
AÇGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız açgözlü
DOĞMA

  1. [isim] Doğmak işi
    • "Bir çocuğun, insanın eline doğması başka türlü bir sevgi dünyası oluşturuyor." (Ayla Kutlu)
  2. [sıfat] Doğmuş
    • "Fatma'dan doğma."
  3. [sıfat] Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen
    • "Vücut, sıtma nöbeti gibi sıcakla soğuğun karışmasından doğma garip ürpertilerle titriyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü