İçinde ağ olan 6 harfli 96 kelime var. İçerisinde AĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞDAT

  1. [isim] "Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz
BUKAĞI

  1. [isim, eskimiş] Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
    • "Bukağılı Baba'nın başı ucunda düşman zindanında taşıdığı bukağılar vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız köstek
YAĞLIK

  1. [sıfat] Yağ için ayrılmış, yağ elde etmeye özgü
    • "Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır." (Eren Akçiçek)
  2. [isim] Sırma işlemeli, büyük mendil; çevre
    • "Osmanlı kadınlığının göz nurunu, el emeğini, üstün zevkini yüzyıllardan beri yiğitçe taşımış, işlemeli, yağlıklar, dantelalar, oyalar..." (Kemal Tahir)
MAĞLUP

Kelime Kökeni: Arapça maġlūb

  1. [sıfat] Bakınız yenik (II)
DEBBAĞ

Kelime Kökeni: Arapça debbāġ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sepici
KAZAĞI

  1. [isim] Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
OTAĞCI

  1. [isim] Otağ yapan veya satan kimse
  2. [tarih] Orduda otağ kuran er
TAĞYİR

Kelime Kökeni: Arapça taġyīr

  1. [isim, eskimiş] Değiştirme, başkalaştırma
  2. Bakınız bozma
URAĞAN

Kelime Kökeni: Fransızca ouragan

  1. [isim, coğrafya] Beraberinde yağmur getirmeyen güçlü fırtına
YAPAĞI

  1. [isim] İlkbaharda kırkılan koyun tüyü; yapak
    • "Kar tuluğundan çıkarılıp sıcak yapağıya sarıldığı zaman Adil Gazi biraz konuşabiliyordu." (Nezihe Araz)
ÇAĞCIL

  1. [sıfat] Bakınız çağdaş
    • "Kuşku yok ki çok modern, çağcıl bir roman." (Selim İleri)
  2. Tekniğin, bilimin yeniliklerinden yararlanan; modern
KARAĞI

  1. [isim] Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk
AĞALIK

  1. [isim] Ağa olma durumu
    • "Yayla şenliklerinde yer alan etkinliklerden belki de en önemlisi ağalık seçimidir." (Mehmet Özdemir)
AĞIRCA

  1. [sıfat] Oldukça ağır
    • "Biraz sonra aşağıda bir kapı açıldığı, sonra da ağırca bir şeyin devrildiği duyulur." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kötüleşmiş (hasta)
  3. [zarf] Oldukça ağır bir biçimde
    • "Kafası çalışıyor mutlaka ama biraz ağırca çalışıyor." (Pınar Kür)
MAĞAZA

Kelime Kökeni: Fransızca magasin

  1. [isim] Büyük dükkân
    • "O yandaki duvarın dış yüzünde, demir kepenkleri bulunan birkaç mağaza da vardı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Eşya ve azık deposu
ZAĞARA

Kelime Kökeni: Arapça ẓihāre

  1. [isim, eskimiş] Yakanın üzerine dikilen kürk
SAĞLAM

  1. [sıfat] Bozulmadan, değişmeden uzun süre varlığını koruyabilen, dayanıklı olan; bek (I), berk, muhkem
    • "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Zarar görmemiş, bozulmamış
    • "Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
    • "Zaten bünyesi pek sağlam değildi, sık sık hastalanıyordu." (Ahmet Ümit)
  4. Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen; mevsuk
  5. Gerçek, inanılır bir temeli olan
    • "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın." (Memduh Şevket Esendal)
  6. [zarf] Her hâlde, muhakkak
    • "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
AĞDALI

  1. [sıfat] Ağda kıvamına gelmiş
  2. [mecaz] Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş)
  3. [mecaz] Bakınız karmaşık
    • "Tam bir düşünce denemezdi buna. Sakız gibi uzayan, ağdalı bir düş gibiydi bunlar." (Oktay Rifat)
YAĞRIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kürek kemiği
RAĞBET

Kelime Kökeni: Arapça raġbet

  1. [isim] İstek, arzu, ilgi
  2. Beğenme, itibar
    • "Fakat memlekette böylelerine rağbet yok." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü