İçinde U olan 5 harfli 776 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında U harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu U harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BARUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde
    • "Hocamız barut gibi sert bir adam." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BODUÇ

  1. [isim] Ağaç veya topraktan yapılmış küçük su kabı

BULMA

  1. [isim] Bulmak işi

TULUM

  1. [isim] Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi
  2. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda
    • "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Tüp
  4. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
    • "Zayıf vücuduna tulum bol geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [sıfat] Şişman, tombul
    • "Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya!" (Halide Edip Adıvar)

YOSUN

  1. [isim] Tallı bitkilerin, çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad

ZURNA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı

CUMBA

  1. [isim] Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon
    • "Yola uzanan cumbaların altındaki destekler büyük annelerimizin sarkık gerdanlarına benzerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm
    • "Nihayet dün gece komşu kadın cumbadan seslendi." (Mithat Cemal Kuntay)

DOĞRU

  1. [sıfat] Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
    • "Onun yaptıklarını doğru buluyor musunuz?"
    • "Çocuğun dediği doğru çıktı. Ana kız otelden gittiler." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Doğru doğru dosdoğru, bu işi yapan odur."
  2. Gerçek, yalan olmayan
    • "Doğru haber."
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    • "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur." (Aka Gündüz)
  4. [isim] Gerçek, hakikat
    • "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz." (Nurullah ataç)
  5. [isim] İki nokta arasındaki en kısa çizgi
    • "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."
  6. [zarf] Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
    • "Çocuk doğru okudu."
  7. [zarf] Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
  8. [zarf] Yakın, yakınlarında
    • "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu." (Falih Rıfkı Atay)
  9. [edat] Karşı yönünce
    • "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu

DOYGU

  1. [isim] Yaşamayı sağlayacak besin, rızık

MELUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli
    • "Melun şeytan."
  2. [isim] Lanetlenmiş kimse
    • "Kendisini Müslüman adıyla takdim eden bu kır saçlı melunu da tanıdım." (Aka Gündüz)
  3. Nefretle karşılanan, kötü

MUTKİ
...
ODSUZ

  1. [sıfat] Ateşsiz

LOBUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalın, kısa ve düzgün sopa
    • "Yaradana sığınıp Osmanlı tokadını çarptık mı adamı lobut yemişe çeviren biz değil miydik?" (Atilla İlhan)
  2. Kol gücünü geliştirmek için kullanılan, gürgenden jimnastik aracı

PUSET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elle sürülen, hafif, küçük çocuk arabası

SAVUR
...
ABULİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İrade yitimi

POPÇU

  1. [isim] Pop müzikle uğraşan kimse

RULET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir bilyenin, dönmekte bulunan derin tepside yazılı numaralarından ve siyah ile kırmızı renklerden birinin üzerinde durmasıyla kazananı belirten kumar aracı ve bununla oynanan kumar
  2. Pastacı, terzi vb.nin kullandığı dişli, küçük demir çark

DOĞUM

  1. [isim] Doğma işi, tevellüt, veladet
  2. Bir kimsenin doğduğu yıl

KOLSU

  1. [sıfat] Kolu andıran, kola benzeyen, kol gibi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü