İçinde F olan 4 harfli 149 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında F harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu F harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FORM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Biçim, şekil
    • "Her çeşit üslup ve form sanat yaratması için yararlı olabilir." (Haldun Taner)
    • "Güreşçilerimiz formda olmak zorundadır."
  2. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu
  3. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge

HARF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri
    • "Türk alfabesinde yirmi dokuz harf vardır."

NEFT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğu
  2. Çoğunlukla boyacılıkta kullanılan, petrol türevlerinden bir çeşit mineral yağ, neft yağı

AFAL

  1. [sıfat] Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez
    • "Bir top ağzından henüz fırlamış gibi afal ve dağınıktı." (Falih Rıfkı Atay)

DEFO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kusur, özür, bozukluk

FEKE
...
KUFİ
...
OFİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İş yeri, daire, büro
    • "Alım satım ofisi müdürü resmî kanaldan bir şey yapılamayacağını anlamıştı." (Refik Halit Karay)

AMFİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Amfiteatr

AFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Afetler

NAFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yararlı

AFAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ufuklar
    • "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, / Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var." (Mehmet Akif Ersoy)

DEFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol

İFNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yok etme
  2. Tüketme

SOFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mutasavvıf

FAÇA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İskambil destesinin en altındaki kâğıt
  2. Yüz, çehre, surat
  3. Giysi
  4. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm

ZAAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşkünlük, eksiklik, yetersizlik, zayıflık, dayanamama
    • "Kendisine zaafımdan ziyade metanetimi gösterdiğim kadın içeriye girdi." (Peyami Safa)
    • "Öteki, bütün bunları bir zaaf sayarak bu sefer ondan borç almış, ödememiş." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İrade zayıflığı
    • "Her Havva kızı gibi övünmek onun da zaafıdır." (Haldun Taner)

HAFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Gizli, saklı

FİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ
  2. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba
  3. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü

FENA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İyi nitelikte olmayan, kötü
    • "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir." (Burhan Felek)
    • "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum duygusu kapladı." (Peyami Safa)
  2. Üzücü
    • "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu koku beni fena etti."
  3. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse)
    • "Fena bir öğrenci."
  4. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici
    • "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım." (Refik Halit Karay)
  5. Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan
    • "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum." (Peyami Safa)
  6. [zarf] Çok
    • "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü