İçinde şe olan 8 harfli 119 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖŞETMEK

  1. [-e, -i] Döşeme işini yaptırmak
    • "Birkaç ev döşettiğim için mobilya fiyatlarından pek iyi anlarım." (Ömer Seyfettin)
DÖŞEYİCİ

  1. [isim] Bakınız tesisatçı
ŞENPAZAR

  1. [isim] Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
ŞEKİLSEL

  1. [sıfat] Bakınız biçimsel
ŞEKİLDAŞ

  1. [isim] Biçimleri aynı olanlardan her biri
BAŞŞEHİR

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Farsça şehr

  1. [isim] Bakınız başkent
    • "İstanbul kadar, kendiliğinden başşehir olan, kendinde başkentlik özelliği bulunan kaç şehir vardır?" (Sezai Karakoç)
ATAŞEHİR

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
MÜŞEBBEH

Kelime Kökeni: Arapça muşebbeh

  1. [sıfat, eskimiş] Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen
GEVŞETME

  1. [isim] Gevşetmek işi
    • "Baba dehşet ve ızdırap içinde yakasını gevşetmeye uğraşır." (Ahmet Muhip Dıranas)
NAKŞETME

  1. [isim] Nakşetmek işi
ŞENLENME

  1. [isim] Şenlenmek işi
BEYŞEHİR

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
KAŞELEME

  1. [isim] Kaşelemek işi
DÖŞEMELİ

  1. [sıfat] Döşemesi olan
    • "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler." (Peyami Safa)
ŞEYTANET

Kelime Kökeni: Arapça şeyṭanet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız şeytanlık
YEŞERMEK

  1. [nesnesiz] Bitki yaprak vermek; gövermek
  2. Yeşil renk almak; yeşillenmek
    • "Okulun arkasındaki tepeler, yağan yağmurlardan sonra yeşermişti." (Necati Cumalı)
  3. [mecaz] Canlanmak, yeniden ortaya çıkmak
    • "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız." (Orhan Seyfi Orhon)
YEŞERTME

  1. [isim] Yeşertmek işi
ŞEFAATÇİ

  1. [isim] Birisi için şefaatte bulunan, şefaat eden kimse
    • "Gülsüm'ün şefaatçileri günden güne çoğalıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
ŞEREFELİ

  1. [sıfat] Şerefesi olan (minare)
    • "Edirne'nin üç şerefelisi de kandillerden kaftanı ile ona karşı çıkmış." (Ruşen Eşref Ünaydın)
ŞEVKETLİ

  1. [sıfat] "Büyüklük, güç sahibi" anlamında padişahlara verilen bir san
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü