İçinde şe olan 7 harfli 98 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EŞELEME

  1. [isim] Eşelemek işi
    • "Anadolu'yu ana yurt saymaya, topraklarımızın tarihini onunla eşelemeye Atatürk ile başlamışız." (Sabahattin Eyüboğlu)
ŞEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca schématique

  1. [sıfat] Şema biçiminde olan
KLİŞECİ

  1. [isim] Klişe yapan kimse
DÖŞEMLİ

  1. [sıfat] Döşemi olan
ARŞEVEK

Kelime Kökeni: Fransızca archevèque

  1. [isim] Bakınız başpiskopos
    • "... Cumhurbaşkanı'nın arşevekle görüşerek onun rütbesini arttırmış olduğunu görüp şimdilik bir şey yapamayacağını anladı." (Memduh Şevket Esendal)
BİLEŞEN

  1. [isim, fizik] Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri
ŞEVAHİT

Kelime Kökeni: Arapça şevāhid

  1. [isim, eskimiş] Tanıklar
PİŞEĞEN

  1. [sıfat] Bakınız pişkin
    • "Pişeğen fasulye. Pişeğen nohut."
ŞEMSELİ

  1. [sıfat] Şemsesi olan
    • "Genç kalfa, altları iyice çukurlaşmış gözleriyle, mor kadife üzerine yaldız tek şemseli lale mecmuasına baktı ve sahifelerini ağır ağır çevirmeye başladı." (Nazan Bekiroğlu)
EŞEKLİK

  1. [isim, kaba konuşmada] Anlayışsızlık ve kaba davranış
    • "Cahillik devrimizin eşekliklerini saymazsak neye yaradı bu ömür?" (Attilâ İlhan)
ŞENELME

  1. [isim] Şenelmek işi
ŞENİYET

Kelime Kökeni: Arapça şeʾniyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gerçeklik
ŞEHİRLİ

  1. [sıfat] Şehir halkından olan; kentli
    • "Şuraya buraya konmuş sıralara bilhassa yaşlı şehirliler oturur." (Burhan Felek)
MENEKŞE

Kelime Kökeni: Farsça benefşe

  1. [isim, bitki bilimi] Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor)
  2. Bu bitkinin mor renkli, güzel kokulu çiçeği
ŞETARET

Kelime Kökeni: Arapça şeṭāret

  1. [isim, eskimiş] Bakınız şenlik
    • "Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
MEŞECİK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız kurtluca
ŞEDDELİ

  1. [sıfat] Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)
ŞEMSİYE

Kelime Kökeni: Arapça şemsiyye

  1. [isim] Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya; güncek
    • "İki dirhem bir çekirdek kadınların başlarında şemsiye, ellerinde de yelpaze." (Salâh Birsel)
  2. Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik
    • "Bahçe şemsiyesi. Plaj şemsiyesi."
  3. [bitki bilimi] Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu
PÜRNEŞE

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça neşʾe

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız neşeli
ŞEREFLİ

  1. [sıfat] Şerefi olan; onurlu
    • "Şerefli insanlar olarak yaşayacak, şerefli insanlar olarak öleceğiz." (Esat Mahmut Karakurt)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü