İçinde şe olan 6 harfli 75 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İŞEMEK
-
-
[nesnesiz]
İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak; çöğdürmek
-
[nesnesiz]
İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak; çöğdürmek
- RÜŞEYM
-
Kelime Kökeni: Arapça ruşeym
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Oğulcuk
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Oğulcuk
- ŞEFKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şefḳat
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
- "Hâlbuki Türk mazisi, o devirlerin idrakine göre şefkatin, merhametin yüzlerce abidesini vücuda getirmiştir."
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
- ŞEVKET
-
Kelime Kökeni: Arapça şevket
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüklük
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüklük
- MAHŞER
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥşer
-
[isim, din bilimi]
Ahirette bütün insanların tekrar dirilip toplanacakları yer
-
[mecaz]
Büyük kalabalık
- "Yangın yeri bir mahşer."
-
[mecaz]
Bakınız kargaşa
- "Yolcular, içimdeki mahşerden habersiz, yanımdan geçip gidiyorlardı."
-
[isim, din bilimi]
Ahirette bütün insanların tekrar dirilip toplanacakları yer
- ŞERARE
-
Kelime Kökeni: Arapça şerāre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kıvılcım
- "Bir şerare aydınlığında, aklından bin şey geçti."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kıvılcım
- EŞELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut, ayva vb. meyvelerin yenmeyen iç bölümü
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut, ayva vb. meyvelerin yenmeyen iç bölümü
- EŞEKÇE
-
-
[sıfat]
Kaba bir biçimde olan
- "Kızcağıza eşekçe bir cevap verdim."
-
[zarf]
Kaba bir biçimde
-
[sıfat]
Kaba bir biçimde olan
- MAİŞET
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿīşet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geçim
- "Kimisi maişet derdine düşmüş / Rahattan bihaber"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geçim
- ŞENLİK
-
-
[isim]
Şen olma durumu; şetaret
- "Emine'nin yüzüne öyle bir şenlik, çakırımsı şehla gözlerine öyle bir civeleklik geldi ki..."
-
Belli günlerde yapılan, coşku veren eğlendirici gösterilerin tümü; bayram
- "Ne var ki bu şenlik gününde yüzüne bakan yok."
-
[sinema, tiyatro]
Bakınız festival
-
[isim]
Şen olma durumu; şetaret
- MANŞET
-
Kelime Kökeni: Fransızca manchette
-
[isim]
Gömlek kollarının ucunda bulunan, genellikle düğmesi olup iliklenen, çift katlı veya kalın kumaştan yapılan bölüm; kolluk (I)
-
Gazetelerin ilk sayfasına iri puntolarla konulan başlık
- "Naci, masasında bir sürü gazete, manşetlerine ibret ve hayretle bakıyor ve kelimesi kelimesine içinden geçiriyor."
-
[spor]
Voleybolda iki elin avuçları karşılıklı kapatılarak başparmaklar üste gelecek şekilde topa vurma
-
[isim]
Gömlek kollarının ucunda bulunan, genellikle düğmesi olup iliklenen, çift katlı veya kalın kumaştan yapılan bölüm; kolluk (I)
- KAŞELİ
-
-
[sıfat]
Kaşesi olan
-
[isim]
İşverenin, kendisine başkaca bir yükümlülüğü olmadan çalışma süresine göre ücret verdiği kimse
-
[sıfat]
Kaşesi olan
- EŞEKSİ
-
-
[sıfat]
Eşeği andıran, eşeğe benzeyen, eşek gibi; eşeğimsi
-
[sıfat]
Eşeği andıran, eşeğe benzeyen, eşek gibi; eşeğimsi
- ŞECAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şecāʿat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yiğitlik
- "Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yiğitlik
- ENDİŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça endīşe
- EŞEKÇİ
-
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse; merkepçi
- "Birbirlerinin gülünç taraflarını gören çocuk tabiatlı insanlar bindikleri eşekler, filozof ve vurdumduymaz eşekçilerin yanında koşmaya başlayınca yol arkadaşlarının garabetlerini görerek gıcıklanıyor gibi gülerler..."
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse; merkepçi
- DÖŞELİ
-
-
[sıfat]
Döşenmiş olan; mefruş
- "Bu genç adamın oturduğu daire basit fakat rahat döşeli üç odadır."
-
[sıfat]
Döşenmiş olan; mefruş
- ŞEMAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāʾil
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
-
Huy, karakter
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
- ŞECERE
-
Kelime Kökeni: Arapça şecere
-
[isim]
Bakınız soyağacı
-
Atların soyunun yazılı olduğu çizelge
-
[isim]
Bakınız soyağacı
- ŞERAİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şerāʾiṭ
-
[isim, eskimiş]
Şartlar
- "Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır."
-
[isim, eskimiş]
Şartlar