İçinde şe olan 5 harfli 51 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜŞES
-
Kelime Kökeni: Fransızca duchesse
-
[isim]
Dükün karısı
-
[isim]
Dükün karısı
- İŞEME
-
-
[isim]
İşemek işi
-
[isim]
İşemek işi
- ŞEKER
-
Kelime Kökeni: Farsça şeker
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
-
Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
- "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu."
-
[tıp]
Bakınız şeker hastalığı
- "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti."
-
[sıfat, mecaz]
Sevimli, cana yakın ve güzel
- "Hele bak, ne şeker şey!"
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
- ŞERAN
-
Kelime Kökeni: Arapça şerʿan
-
[zarf]
İslam hukuku açısından
-
[zarf]
İslam hukuku açısından
- ŞEKEL
-
Kelime Kökeni: İngilizce shekel
-
[isim]
İsrail'in para birimi
-
[isim]
İsrail'in para birimi
- ÜŞENÇ
-
-
[isim]
Bakınız üşengeçlik
- "Doğruyu aramanın üşenci ruhlara çöktü mü?"
-
[isim]
Bakınız üşengeçlik
- ŞERHA
-
Kelime Kökeni: Arapça şerḥa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız parça
-
Bıçak yarası
-
[isim, eskimiş]
Bakınız parça
- ŞEKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şekl
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
-
Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
- "Bu kitapta birçok şekil var."
-
Davranış biçimi
- "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
-
Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
- "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık."
-
Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
- "Yönetim şekli."
-
Anlatım biçimi
- "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu."
-
[matematik]
Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
- "Geometrik şekil."
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
- KROŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca crochet
-
[isim, spor]
Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
-
[isim, spor]
Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
- BİŞEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yayık dövmede kullanılan araç
- "Çilem’e, kaymağı alınmamış taze bişek ayranından getirmesini söyledi."
-
[isim, ağızlardan]
Yayık dövmede kullanılan araç
- ŞEKVA
-
Kelime Kökeni: Arapça şekvā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şikâyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şikâyet
- ŞERİR
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kötülükçü
- "Ben de bu şerirleri aynı cezaya çarptıracağım."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kötülükçü
- FİŞEK
-
Kelime Kökeni: Farsça fişeng
-
[isim]
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane
- "Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba!"
-
Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler
- "Kestane fişeği."
-
[isim]
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane
- ŞERİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīṭ
-
[isim]
Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
- "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."
-
Dar, uzun kıyı parçası
- "Deniz şeridi. Kara şeridi."
-
Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası
-
Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri
- "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız tenya
-
[isim]
Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
- AFİŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca afficher
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[ekonomi]
Açıklanmış olan
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- ŞERİF
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīf
-
[sıfat, eskimiş]
Kutsal, şerefli
-
Soylu, temiz
-
Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen kimse
-
Mekke emiri
-
[sıfat, eskimiş]
Kutsal, şerefli
- KLİŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca cliché
-
[isim]
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
- "Klişecilik sanatını usta bir klişeci kadar bildiği hatta kendisi de klişe yaptığı için, siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır."
-
[sıfat, mecaz]
Basmakalıp (söz, görüş vb.)
- "Söylediği sözün klişe olduğunu, bir yazarın klişelerle yazmamak zorunda olduğunu kabul etmez o."
-
[isim]
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
- ŞERİK
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīk
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ortak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ortak
- MAŞER
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿşer
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
İnsan topluluğu, toplum
-
[isim, eskimiş, toplum bilimi]
İnsan topluluğu, toplum
- ŞEPİT
-
-
[isim, ağızlardan]
Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek
-
[isim, ağızlardan]
Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek