İçinde şe olan 5 harfli 51 kelime var. İçerisinde ŞE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜŞES

Kelime Kökeni: Fransızca duchesse

  1. [isim] Dükün karısı
İŞEME

  1. [isim] İşemek işi
ŞEKER

Kelime Kökeni: Farsça şeker

  1. [isim] Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
  2. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
    • "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu." (Lâtife Tekin)
  3. [tıp] Bakınız şeker hastalığı
    • "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti." (Haldun Taner)
  4. [sıfat, mecaz] Sevimli, cana yakın ve güzel
    • "Hele bak, ne şeker şey!"
ŞERAN

Kelime Kökeni: Arapça şerʿan

  1. [zarf] İslam hukuku açısından
ŞEKEL

Kelime Kökeni: İngilizce shekel

  1. [isim] İsrail'in para birimi
ÜŞENÇ

  1. [isim] Bakınız üşengeçlik
    • "Doğruyu aramanın üşenci ruhlara çöktü mü?" (Sait Faik Abasıyanık)
ŞERHA

Kelime Kökeni: Arapça şerḥa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız parça
  2. Bıçak yarası
ŞEKİL

Kelime Kökeni: Arapça şekl

  1. [isim] Bakınız biçim (II)
  2. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
    • "Bu kitapta birçok şekil var."
  3. Davranış biçimi
    • "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
  4. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
    • "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
    • "Yönetim şekli."
  6. Anlatım biçimi
    • "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. [matematik] Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
    • "Geometrik şekil."
KROŞE

Kelime Kökeni: Fransızca crochet

  1. [isim, spor] Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
BİŞEK

  1. [isim, ağızlardan] Yayık dövmede kullanılan araç
    • "Çilem’e, kaymağı alınmamış taze bişek ayranından getirmesini söyledi." (Yılmaz Yavuz)
ŞEKVA

Kelime Kökeni: Arapça şekvā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız şikâyet
ŞERİR

Kelime Kökeni: Arapça şerīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kötülükçü
    • "Ben de bu şerirleri aynı cezaya çarptıracağım." (Refik Halit Karay)
FİŞEK

Kelime Kökeni: Farsça fişeng

  1. [isim] Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane
    • "Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba!" (Aka Gündüz)
  2. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler
    • "Kestane fişeği."
ŞERİT

Kelime Kökeni: Arapça şerīṭ

  1. [isim] Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
    • "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dar, uzun kıyı parçası
    • "Deniz şeridi. Kara şeridi."
  3. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası
  4. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri
    • "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
  5. [hayvan bilimi] Bakınız tenya
AFİŞE

Kelime Kökeni: Fransızca afficher

  1. [sıfat] "Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
  2. [ekonomi] Açıklanmış olan
ŞERİF

Kelime Kökeni: Arapça şerīf

  1. [sıfat, eskimiş] Kutsal, şerefli
  2. Soylu, temiz
  3. Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen kimse
  4. Mekke emiri
KLİŞE

Kelime Kökeni: Fransızca cliché

  1. [isim] Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
    • "Klişecilik sanatını usta bir klişeci kadar bildiği hatta kendisi de klişe yaptığı için, siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [sıfat, mecaz] Basmakalıp (söz, görüş vb.)
    • "Söylediği sözün klişe olduğunu, bir yazarın klişelerle yazmamak zorunda olduğunu kabul etmez o." (Necati Cumalı)
ŞERİK

Kelime Kökeni: Arapça şerīk

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ortak
MAŞER

Kelime Kökeni: Arapça maʿşer

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi] İnsan topluluğu, toplum
ŞEPİT

  1. [isim, ağızlardan] Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü