İçinde şa olan 7 harfli 133 kelime var. İçerisinde ŞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şa olan kelimeler listesine ya da sonu şa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LEFKOŞA
-
-
[isim]
Kıbrıs Adası'nın en büyük şehri; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti
-
[isim]
Kıbrıs Adası'nın en büyük şehri; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti
- MÜŞABİH
-
Kelime Kökeni: Arapça muşābih
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız benzer
- "Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız benzer
- YAŞANAK
-
-
[isim]
Bakınız kuvöz
-
[isim]
Bakınız kuvöz
- KOŞALTI
-
-
[isim, ağızlardan]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
-
[isim, ağızlardan]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
- BOŞANMA
-
-
[isim]
Boşanmak işi
- "Burnundan kanlar boşanmaya başladı."
-
Eşlerden birinin boşanma ilamı almasıyla evlilik birliğinin son bulması
- "Aylin böyle bir şey isteyemez çünkü benim ailemde boşanma asla kabul edilemez."
-
[isim]
Boşanmak işi
- ŞAPIRTI
-
-
[isim]
Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
- "Bir müddet yalnız dudakların şapırtısı işitildi."
-
[isim]
Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
- ŞAPKALI
-
-
[sıfat]
Şapka giymiş olan (kimse)
- "Onun yanında kadife şapkalı, siyahlar giyinmiş bir kadın var."
-
Üzerinde düzeltme işareti bulunan (ünlü)
-
[isim, bitki bilimi]
Şapkası olan bitki
-
[sıfat]
Şapka giymiş olan (kimse)
- PADİŞAH
-
Kelime Kökeni: Farsça pādşāh
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen ünvan
- MÜŞAHİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muşāhid
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gözlemci
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gözlemci
- ŞAMANLI
-
-
[sıfat]
Şamanı olan
-
[sıfat]
Şamanı olan
- ŞAPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça şabb + Farsça ḫāne
-
[isim]
Şap çıkarılan yer, şap ocağı
-
[isim]
Şap çıkarılan yer, şap ocağı
- DANIŞAN
-
-
[isim]
Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
- "Danışanı olduğu gibi anlayan ve kabul eden terapist danışanın yeni varoluş yollarını geliştirebileceği bir güven ortamı yaratır."
-
[isim]
Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
- HURUŞAN
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫurūşān
-
[sıfat, eskimiş]
Coşan, çağlayan
-
[sıfat, eskimiş]
Coşan, çağlayan
- ŞAMBREL
-
Kelime Kökeni: Fransızca chambre a air
-
[isim]
Bakınız iç lastik
-
[isim]
Bakınız iç lastik
- KUŞAKLI
-
-
[sıfat]
Kuşağı olan
- "Kıpkızıl ve gırtlaktan aşağı kuşaklı gömlek, tuhaf bir kasket ve elde silah!"
-
[sıfat]
Kuşağı olan
- ŞARILTI
-
-
[isim]
Şarıldayan şeyin çıkardığı sesin adı
- "Derenin şarıltısı buradan duyuluyor."
-
[isim]
Şarıldayan şeyin çıkardığı sesin adı
- ŞAİRANE
-
Kelime Kökeni: Arapça şā ʿir + Farsça -āne
-
[sıfat]
Şaire yakışır biçimde; ozanca
- "Çok şairaneydi doğrusu o yazınız."
-
Şair niteliği taşıyan; ozanca
-
[sıfat]
Şaire yakışır biçimde; ozanca
- AŞAMALI
-
-
[sıfat]
Aşaması olan
-
[sıfat]
Aşaması olan
- ŞARTSIZ
-
-
[sıfat]
Şarta bağlı olmayan; koşulsuz
-
Dinî bakımdan şartlanmamış
-
[sıfat]
Şarta bağlı olmayan; koşulsuz
- KOŞALIK
-
-
[isim]
Koşa olma durumu
-
[isim]
Koşa olma durumu