İçinde şa olan 6 harfli 88 kelime var. İçerisinde ŞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şa olan kelimeler listesine ya da sonu şa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Ş

2 Harfli Kelimeler

AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞALOPA

Kelime Kökeni: İtalyanca scialuppa

  1. [isim, denizcilik] Bakınız şalupa
ŞAHBAZ

Kelime Kökeni: Farsça şāhbāz

  1. [isim, hayvan bilimi] İri bir tür akdoğan
  2. [sıfat, mecaz] Çevik ve becerikli
  3. [sıfat] Yiğit, kahraman, mert (kimse)
KAĞŞAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı)
    • "Kağşak sandalyede rahat edilmez."
KAVŞAK

  1. [isim] Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer
  2. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer; ağız (I), munsap
  3. [mecaz] Bakınız yol ayrımı
    • "Zor geçen yaşamında yeni bir kavşak noktasına gelmişti" (Sema Ezgü)
MAŞACI

  1. [isim] Maşa yapan veya satan kimse
DEŞARJ

Kelime Kökeni: Fransızca décharge

  1. [isim, fizik] Bakınız boşalma
  2. [mecaz] Bakınız rahatlama
YAŞAMA

  1. [isim] Yaşamak işi
    • "Nasıl yaşamayı bırakmak nasıl / Bir memleket mi bu, bir elbise mi ki?" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
ŞAKALI

  1. [sıfat] Şaka içeren, içinde şaka bulunan
BAŞARI

  1. [isim] Başarma işi; muvaffakiyet
    • "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
KUŞANE

Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça ḫāne

  1. [isim, ağızlardan] Özellikle kuş etlerini pişirmekte kullanılan, yayvan, küçük tencere
ŞAŞULA

  1. [isim] Soğanlı ve çiçekli bitkileri dikmeye yarayan mala biçiminde küçük kürek
  2. Baklagil, kuru yemiş vb. ürünler satan iş yerlerinde kullanılan, plastik veya çelikten yapılmış küçük kürek
AKŞAMA

  1. [zarf] Bugünün akşam saatlerinde
ŞAPLAK

  1. [isim] "Şap" diye ses çıkaran tokat
    • "O anda giriş kapısında bulunan adamların okkalı küfürleri, şiddetli şaplaklarla ansızın kesiliyor ve acı feryatlarına karışıyordu." (İhsan Oktay Anar)
ŞAPŞAL

  1. [sıfat] Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse); ibiş
    • "Şapşal adam bu teklife de inandı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen
  3. Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek)
    • "Güneşli havada sırtında soluk, şapşal bir empermeabl, ayaklarında cilası kaçmış geniş galoşlar..." (Ömer Seyfettin)
ŞARTLI

  1. [sıfat] Şarta bağlı; koşullu, meşrut
  2. Şartlanmış olan; koşullu
    • "Şartlı kafalar."
  3. Şart etmiş olan (koca)
KAYŞAT

  1. [isim, jeoloji] Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
DIŞARI

  1. [isim] Dış çevre, dış yer, içeri karşıtı
    • "Dışarıda karlar erimeye başlamış." (Ahmet Ümit)
  2. Kişinin konutundan ayrı olan yer
    • "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Attilâ İlhan)
  3. Bakınız yurt dışı
    • "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
  4. [zarf] Dışa, dış çevreye
    • "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Attilâ İlhan)
ŞAHTUR

  1. [isim, denizcilik] İnce donanma gemilerinden biri
ŞAMAMA

Kelime Kökeni: Arapça şemāme

  1. [isim, bitki bilimi] Güzel kokulu bir tür küçük kavun
  2. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki (Cucumis dudaim)
ŞALTER

Kelime Kökeni: Almanca Schalter

  1. [isim, fizik] Bakınız anahtar
  2. [fizik] Genellikle binaların girişine gelen elektrik akımını açıp kapamaya yarayan araç; şalt
  3. [eskimiş] Bakınız gişe
    • "Şalter dokuz buçukta açıldı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü