İçinde şı olan 7 harfli 133 kelime var. İçerisinde ŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şı olan kelimeler listesine ya da sonu şı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALIŞIM

  1. [isim, spor] Bakınız idman
YIĞIŞIK

  1. [sıfat] Üst üste birikmiş
ŞAŞIRIŞ

  1. [isim] Şaşırmak işi
DIŞINLI

  1. [sıfat, felsefe] Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan; öz dışı, özünlü karşıtı
POTBAŞI

  1. [isim] Potun yanaştığı geçiş noktası
    • "Bu emre göre, İbrail’in karşısındaki potbaşında bir muharebe gemisi bulundurulsaydı, ... Ruslar Tuna’yı böyle kolaylıkla geçemezlerdi." (Hikmet Süer)
KAŞIMAK

  1. [-i] Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
  2. [mecaz] Bir olay, çalışma, söz vb.nin sıkıntı verecek yanlarını öne çıkarmak
  3. [mecaz] Sinirlendirecek söz söylemek
    • "Bir saat sonra ayrılmak zorundaydık, bu nedenle birbirimizi kaşımamaya çok özen gösteriyorduk." (Ayşe Kulin)
  4. [mecaz] Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek
ŞAŞIRMA

  1. [isim] Şaşırmak işi
YARAŞIK

  1. [isim] Bakınız yaraşma
AŞIKANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāşiḳ + Farsça -āne

  1. [sıfat] Âşığa yaraşır bir biçimde olan
    • "Sende başka âşıkane müsvedde varsa bana ver." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Âşığa yaraşır bir biçimde
    • "Bir de yağmur sesi var ki Sabahattin ona da âşıkane, mestane kulak kabartır." (Salâh Birsel)
TAŞITÇI

  1. [isim] Bakınız sürücü (I)
  2. Taşıt yapan, satan veya onaran kimse
SARIŞIN

  1. [sıfat] Sarı saçlı ve ak tenli (kimse)
    • "Yanımdakilerden bu sarışın ve kibar tavırlı paşanın kim olduğunu sordum." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. Sarıya yakın renkli
    • "Sarışın bir kış güneşi maviyi billurlaştırıyor, bulutları pamuk yığınlarına çeviriyordu." (Tarık Buğra)
IŞITMAK

  1. [-i] Bakınız aydınlatmak
    • "Bulutlar geçip gidince kalan gök / Ey içimizi ışıtan has renk" (Selâhattin Batu)
ŞIPIRTI

  1. [isim] Şıpırdama sırasında çıkan sesin adı
    • "İçeride hafif su damlaları şıpırtılarına benzeyen belirsiz gürültüler vardı." (Peyami Safa)
AŞIKTAŞ

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Aralarında ciddi bir sevgi olmadan birbirleriyle gönül eğlendiren erkek ve kadından her biri
YARAŞIR

  1. [sıfat] Layık, uygun
    • "Yüzüne kahramanlığına yaraşır bir tebessüm sindirdi." (Nermi Uygur)
IŞILAMA

  1. [isim] Bakınız ışıldama
KUŞBAŞI

  1. [sıfat] Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.)
    • "Kuşbaşı et."
ŞIRALIK

  1. [sıfat] Şıra olmaya elverişli (meyve)
ÇAKIŞIK

  1. [sıfat, matematik] Çakışmış olan
    • "Çakışık üçgenler."
BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi." (Azra Erhat)
  2. [mecaz] Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti etki
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Bakınız kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Her şeyin birbirine karıştığı (yer, olay vb.)
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat, mecaz] Bakınız yapışkan
    • "Böyle bir sivri akıllı, bulaşık biri çıkar ortaya, dirliği düzeni berbat eder." (Kerim Korcan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü