İçinde ır olan 10 harfli 552 kelime var. İçerisinde IR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ır olan kelimeler listesine ya da sonu ır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HATIRLAYIŞ

  1. [isim] Bakınız anımsayış
KIRKLANMAK

  1. [nesnesiz] Kırklama işi yapılmak
HIRSSIZLIK

  1. [isim] Hırssız olma durumu
GICIRDATMA

  1. [isim] Gıcırdatmak işi
TIPIRDATMA

  1. [isim] Tıpırdatmak işi
ARTTIRILMA

  1. [isim] Arttırılmak işi
    • "Bir öğle paydosunda, gündeliğinin arttırılması için Yıldız patronun yanına çıktı." (Reşat Enis Aygen)
KALDIRILIŞ

  1. [isim] Kaldırılmak işi
CIYIRDATMA

  1. [isim] Cıyırdatmak işi
NASIRLAŞMA

  1. [isim] Nasırlaşmak işi; nasırlanma
TIRPANLAMA

  1. [isim] Tırpanlamak işi
AĞIRLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Ağır duruma gelmek
    • "Önceleri tüy gibi gelen herif, yol aldıkça bir ağırlaştı, bir ağırlaştı. Ben diyeyim beş ton, siz deyin on beş ton." (Aziz Nesin)
  2. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak
  3. Gökyüzü bulutlu, karanlık, iç karartıcı bir hâl almak
    • "Büsbütün ağırlaşmış bir hava içinde nerelerden geçtiğimizi artık fark etmiyorduk." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bakınız yavaşlamak
    • "Artık yavaş yavaş göçüyor, boyu kısalıyor, teni sararıyor, hareketleri ağırlaşıyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak
    • "Bu et yarına kalırsa ağırlaşır."
  6. Organ görevini yapamaz duruma gelmek
  7. Göz kapakları kapanmak üzere olmak
    • "Önündeki kâğıda bir iki satır yazdıktan sonra göz kapakları ağırlaşıyor, hiçbir şey düşünemez oluyordu." (Oğuz Atay)
  8. [mecaz] Artan, çoğalan
    • "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım." (Ömer Seyfettin)
  9. [mecaz] Gebe kadının doğurması yaklaşmak
    • "Haziran ayı başında Mevhibe’nin hamileliği ağırlaştı." (Gülsün Bilgehan)
  10. [mecaz] Ağırbaşlı hâle gelmek
  11. [mecaz] Bakınız güçleşmek
    • "İşte bundan dolayı da gençliğin sorunları daha da ağırlaşıyor, büyüyor." (Yaşar Kemal)
  12. [mecaz] Hasta tehlikeli duruma gelmek
    • "Pek çok insan hastalıklarının başlangıcında komşuya, eczaneye, kırık çıkıkçıya, hocaya başvurmakta, olay önlenemez hâle gelip hasta ağırlaşınca hekime gelmektedir." (Jale Baysal)
YAZDIRTMAK

  1. [-i] Yazdırma işini yaptırmak
    • "İhtiyar tacir kâtibine bir şeyler yazdırtıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SALDIRTMAK

  1. [-e] Saldırma işini yaptırmak; üşürmek
AYIRICILIK

  1. [isim] Ayırıcı olma durumu
HIŞIRDAMAK

  1. [nesnesiz] Kâğıt, kumaş, kuru yaprak vb. nesneler birbirlerine sürtünürken, buruşturulurken "hışır" diye ses çıkarmak
    • "Sırtı pul pul ışıldayan bir yılan hışırdayarak kumun üstünden akıp geçti." (Nâzım Hikmet)
MUTAZARRIR

Kelime Kökeni: Arapça mutażarrir

  1. [sıfat, eskimiş] Zarar görmüş, zarara uğramış
KIRIMÇAKÇA

  1. [isim] Bakınız Kırımçak Türkçesi
ADLANDIRMA

  1. [isim] Adlandırmak işi; isimlendirme
SIZDIRILMA

  1. [isim] Sızdırılmak işi
    • "Gizlilik derecesi yüksek bir dosya bilgisinin dışarıya sızdırılması ayrıca cezayı müstelzimdir." (Osman Aysu)
KIRMIZILIK

  1. [isim] Kırmızı olma durumu
    • "Bir iki gün sonra kollara ve omuz başlarına domates kırmızılığı çöker." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü