İçinde ışm olan 7 harfli 42 kelime var. İçerisinde IŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ışm olan kelimeler listesine ya da sonu ışm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIVIŞMA

  1. [isim] Bakınız bulaşma
  2. [mecaz] Sıvışmak işi
    • "Ben duvar kenarından sessizce sıvışmaya kalkıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KIYIŞMA

  1. [isim] Kıyışmak işi
ÇAKIŞMA

  1. [isim] Çakışmak işi
KIRIŞMA

  1. [isim] Kırışmak işi
  2. [kimya] Genellikle aşırı ölçüde kurutucu kullanılması veya boyanın çok kalın uygulanması sonucunda yüzeyde buruşukluk oluşması
KIZIŞMA

  1. [isim] Kızışmak işi; kösnülme
    • "Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür." (Salâh Birsel)
KAKIŞMA

  1. [isim] Kakışmak işi
    • "Bir itişme, bir kakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [edebiyat] Bakınız ses uyumsuzluğu
APIŞMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek
  2. [mecaz] Ne yapacağını kestirememek, nasıl davranacağını bilememek
    • "Bu manzara karşısında katıla katıla ağlayan sahipsiz ve güdümsüz çocuklar ve apışmış, sinmiş, küçük dillerini yutmuş ihtiyarlar..." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [ağızlardan] Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek
YIĞIŞMA

  1. [isim] Yığışmak işi
KAÇIŞMA

  1. [isim] Kaçışmak işi
    • "Fena hâlde korkan küçükler beni dinlemeyerek kaçışmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
AKIŞMAZ

  1. [sıfat, fizik] Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan
TANIŞMA

  1. [isim] Tanışmak işi
    • "Bu saat, deniz yolculuklarının tatlı ve samimi tanışmalara en müsait olan saatidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı akmak
  2. [mecaz] Her yönden gelip gitmek
    • "Sessiz, hayatın durgun akıştığı bir arka sokak." (Selim İleri)
YIVIŞMA

  1. [isim] Yıvışmak işi veya durumu
TIKIŞMA

  1. [isim] Tıkışmak işi
SIKIŞMA

  1. [isim] Sıkışmak durumu
    • "İçinde garip bir sıkışma, ezilip büzülme duyuyordu." (Peyami Safa)
DANIŞMA

  1. [isim] Danışmak işi; müşavere, istişare, meşveret
    • "Bu civarda her kim ki başı sıkışır, ona danışmaya gelir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Danışılan yer; müracaat, enformasyon
    • "Aşağıdaki kapıcı soruyor, danışmadaki şişman kız soruyor." (Attilâ İlhan)
YILIŞMA

  1. [isim] Yılışmak işi
YAKIŞMA

  1. [isim] Yakışmak işi
AYRIŞMA

  1. [isim] Ayrışmak işi
    • "Kazakistan'da siyasal farklılaşma ve çatışmayı sosyal dinamiklerden çok, ekonomik gelişmeye paralel olarak şekillenen seçkinler arasındaki ayrışma beslemektedir." (Halûk Alkan)
  2. [kimya] Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi; inhilal
ALIŞMIŞ

  1. [sıfat] Bakınız alışkın
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü