İçinde ışm olan 145 kelime var. İçerisinde IŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ışm olan kelimeler listesine ya da sonu ışm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAŞDANIŞMANLIK, DAYANIŞMACILIK
ÇATIŞMASIZLIK, TARTIŞMACILIK
ÇALIŞMACILIK, ÇATIŞMACILIK, ÇATIŞMASIZCA, YARIŞMACILIK
BAŞDANIŞMAN, DANIŞMANLIK, DAYANIŞMACI, DAYANIŞMALI, HAYKIRIŞMAK, TARTIŞMASIZ
AKIŞMAZLIK, ALIŞMIŞLIK, ANDIRIŞMAK, AYRILIŞMAK, BIRAKIŞMAK, ÇATIŞMASIZ, DARILIŞMAK, DAYANIŞMAK, DAYATIŞMAK, HAYKIRIŞMA, SARILIŞMAK, TARTIŞMACI, TARTIŞMALI, YIĞILIŞMAK
AKIŞMASIZ, ANDIRIŞMA, AYRILIŞMA, BAĞRIŞMAK, BIRAKIŞMA, ÇAĞRIŞMAK, ÇAKIŞMALI, ÇALIŞMACI, ÇARPIŞMAK, ÇATIŞMACI, ÇIĞRIŞMAK, ÇIRPIŞMAK, DARILIŞMA, DAYANIŞMA, DAYATIŞMA, KALKIŞMAK, KIRIŞMACA, KIRPIŞMAK, SARILIŞMA, SAYIŞMACA, TARTIŞMAK, YARIŞMACI, YIĞILIŞMA
AKIŞMALI, AYRIŞMAK, AYTIŞMAK, BAĞRIŞMA, BAKIŞMAK, BARIŞMAK, BIKIŞMAK, ÇAĞRIŞMA, ÇAKIŞMAK, ÇALIŞMAK, ÇARPIŞMA, ÇATIŞMAK, ÇIĞRIŞMA, ÇIKIŞMAK, ÇIRPIŞMA, DANIŞMAK, DANIŞMAN, KAÇIŞMAK, KAKIŞMAK, KALKIŞMA, KAPIŞMAK, KARIŞMAK, KATIŞMAÇ, KATIŞMAK, KIRIŞMAK, KIRPIŞMA, KIYIŞMAK, KIZIŞMAK, MAYIŞMAK, SAYIŞMAK, SIĞIŞMAK, SIKIŞMAK, SIVIŞMAK, TAKIŞMAK, TANIŞMAK, TARTIŞMA, TIKIŞMAK, YAKIŞMAK, YAPIŞMAK, YARIŞMAK Devamını Görüntüle
AKIŞMAK, AKIŞMAZ, ALIŞMAK, ALIŞMIŞ, APIŞMAK, ATIŞMAK, AYRIŞMA, AYTIŞMA, AZIŞMAK, BAKIŞMA, BARIŞMA, BIKIŞMA, ÇAKIŞMA, ÇALIŞMA, ÇATIŞMA, ÇIKIŞMA, DANIŞMA, KAÇIŞMA, KAKIŞMA, KAPIŞMA, KARIŞMA, KATIŞMA, KIRIŞMA, KIYIŞMA, KIZIŞMA, MAYIŞMA, SAYIŞMA, SIĞIŞMA, SIKIŞMA, SIVIŞMA, TAKIŞMA, TANIŞMA, TIKIŞMA, YAKIŞMA, YAPIŞMA, YARIŞMA, YATIŞMA, YAZIŞMA, YIĞIŞMA, YIKIŞMA Devamını Görüntüle
AKIŞMA, ALIŞMA, APIŞMA, ATIŞMA, AZIŞMA, MIŞMIŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAYANIŞMACILIK
-
-
[isim, toplum bilimi]
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti; solidarizm
- "Aynı şekilde Mustafa Kemal gibi Ziya Gökalp da solidarizm (dayanışmacılık) ilkesine öğretisinde yer vermiştir."
-
[isim, toplum bilimi]
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti; solidarizm
- BAŞDANIŞMANLIK
-
-
[isim]
Başdanışman olma durumu; başmüşavirlik
-
Başdanışmanın yaptığı iş; başmüşavirlik
-
[isim]
Başdanışman olma durumu; başmüşavirlik
- TARTIŞMACILIK
-
-
[isim]
Tartışmacı olma durumu
-
[isim]
Tartışmacı olma durumu
- ÇATIŞMASIZLIK
-
-
[isim]
Çatışma olmama durumu
-
[isim]
Çatışma olmama durumu
- ÇALIŞMACILIK
-
-
[isim]
Çalışmacı olma durumu
-
[isim]
Çalışmacı olma durumu
- ÇATIŞMASIZCA
-
-
[zarf]
Çatışmasız bir biçimde
-
[zarf]
Çatışmasız bir biçimde
- ÇATIŞMACILIK
-
-
[isim]
Çatışmacının işi
-
[isim]
Çatışmacının işi
- YARIŞMACILIK
-
-
[isim]
Yarışmacı olma durumu
-
[isim]
Yarışmacı olma durumu
- DAYANIŞMACI
-
-
[sıfat]
Dayanışmacılıktan yana olan; solidarist
- "Gökalp’ın toplum ve ahlak felsefesi daha ziyade toplumcu dayanışmacı bir modeli yansıtır."
-
[sıfat]
Dayanışmacılıktan yana olan; solidarist
- TARTIŞMASIZ
-
-
[sıfat]
Tartışma yapılmadan
-
[sıfat]
Tartışma yapılmadan
- HAYKIRIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Karşılıklı haykırmak
- "Denize bir konup bir kalkan martılar yüksekten avlarına bakarak haykırışırlar."
-
[nesnesiz, -le]
Karşılıklı haykırmak
- DAYANIŞMALI
-
-
[sıfat]
Aralarında dayanışma bulunan
-
[sıfat]
Aralarında dayanışma bulunan
- BAŞDANIŞMAN
-
-
[isim]
Kurum ve kuruluşlarda görev yapan danışmanların en deneyimlisi; başmüşavir
-
[isim]
Kurum ve kuruluşlarda görev yapan danışmanların en deneyimlisi; başmüşavir
- DANIŞMANLIK
-
-
[isim]
Danışmanın yaptığı görev; müşavirlik
-
[isim]
Danışmanın yaptığı görev; müşavirlik
- AKIŞMAZLIK
-
-
[isim]
Akışmaz veya durağan maddenin durumu
-
[isim]
Akışmaz veya durağan maddenin durumu
- DARILIŞMAK
-
-
[-le]
Karşılıklı birbirine darılmak
- "Atatürk’le darılışıp yurt dışına gitmeleri ve o coşkulu yeni kurtuluş yıllarını dışarıdan tenkitçi gözlerle bir yabancı gibi izlemeleri de kamuoyunda onlara puan kazandırmamıştı."
-
[-le]
Karşılıklı birbirine darılmak
- DAYANIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak; mütesanit olmak
-
[nesnesiz, -le]
Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak; mütesanit olmak
- ANDIRIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birbirine çok benzeyen iki şeyi karıştırmak
-
[nesnesiz]
Birbirine çok benzeyen iki şeyi karıştırmak
- HAYKIRIŞMA
-
-
[isim]
Haykırışmak durumu
- "Bir gulgule, bir haykırışma, bir kaynaşmadır koptu."
-
[isim]
Haykırışmak durumu
- TARTIŞMACI
-
-
[isim]
Bir konu ile ilgili ayrı görüşleri savunan kimselerin her biri
- "Kamburunu gittikçe daha çıkararak tartışmacıları suspus eder."
-
[isim]
Bir konu ile ilgili ayrı görüşleri savunan kimselerin her biri