İçinde ışı olan 7 harfli 44 kelime var. İçerisinde IŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ışı olan kelimeler listesine ya da sonu ışı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TIKIŞIK
-
-
[sıfat]
Tıkışmış olan
-
[sıfat]
Tıkışmış olan
- TANIŞIŞ
-
-
[isim]
Tanışmak işi
-
[isim]
Tanışmak işi
- DIŞINDA
-
-
-den başka, sayılmazsa
- "Size hiç bu mektupların dışında 'Muhterem Yusuf Ziya Beyefendi' diyen oluyor mu?"
-
-den başka, sayılmazsa
- YIVIŞIK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Islak, kaygan, yapışkan olan
- "Bu gecenin hiç silinmeyen hatırasını yıvışık bir leke hâlinde hâlâ taşıyorum."
-
[mecaz]
Bakınız yılışık
-
[sıfat, ağızlardan]
Islak, kaygan, yapışkan olan
- IŞIKSIZ
-
-
[sıfat]
Işığı olmayan; ziyasız
- "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi."
-
[sıfat]
Işığı olmayan; ziyasız
- TANIŞIK
-
-
[isim]
Birbirini tanıyanlardan her biri
- "Tanışıklar birbirlerine iftira ederlerdi."
-
[isim]
Birbirini tanıyanlardan her biri
- KATIŞIK
-
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan; mahlut
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan; mahlut
- FIŞILTI
-
-
[isim]
Fışırdama sırasında çıkan sesin adı
- "Önümdeki denizin fışıltısını duyuyordum."
-
[isim]
Fışırdama sırasında çıkan sesin adı
- KIZIŞIK
-
-
[sıfat]
Kızışmış olan
-
[sıfat]
Kızışmış olan
- KIPIŞIK
-
-
[sıfat]
Yarı kapalı (göz)
- "Gülmesine gülmez ya, küçük, kıpışık, mavi gözlerinden çelik ışıltısı gibi bir şey geçer."
-
[sıfat]
Yarı kapalı (göz)
- ÇAKIŞIK
-
-
[sıfat, matematik]
Çakışmış olan
- "Çakışık üçgenler."
-
[sıfat, matematik]
Çakışmış olan
- YILIŞIK
-
-
[sıfat]
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan; yıvışık
- "O hanende denilen yılışık boşboğaza ne diyeyim?"
-
[sıfat]
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan; yıvışık
- ÇALIŞIM
-
-
[isim, spor]
Bakınız idman
-
[isim, spor]
Bakınız idman
- IŞILAMA
-
-
[isim]
Bakınız ışıldama
-
[isim]
Bakınız ışıldama
- YIĞIŞIK
-
-
[sıfat]
Üst üste birikmiş
-
[sıfat]
Üst üste birikmiş
- YIĞIŞIM
-
-
[isim, jeoloji]
Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle; konglomera
-
[isim, jeoloji]
Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle; konglomera
- HIŞIMLI
-
-
[sıfat]
Öfkeli, kızgın, sinirli
- "Kadınsa bulaşıkları kurulamaya çalışır. Bir tabak düşürünce de hışımlı bakışlara muhatap olur."
-
[sıfat]
Öfkeli, kızgın, sinirli
- SARIŞIN
-
-
[sıfat]
Sarı saçlı ve ak tenli (kimse)
- "Yanımdakilerden bu sarışın ve kibar tavırlı paşanın kim olduğunu sordum."
-
Sarıya yakın renkli
- "Sarışın bir kış güneşi maviyi billurlaştırıyor, bulutları pamuk yığınlarına çeviriyordu."
-
[sıfat]
Sarı saçlı ve ak tenli (kimse)
- DIŞINLI
-
-
[sıfat, felsefe]
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan; öz dışı, özünlü karşıtı
-
[sıfat, felsefe]
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan; öz dışı, özünlü karşıtı
- IŞITMAK
-
-
[-i]
Bakınız aydınlatmak
- "Bulutlar geçip gidince kalan gök / Ey içimizi ışıtan has renk"
-
[-i]
Bakınız aydınlatmak