İçinde ğr olan 8 harfli 52 kelime var. İçerisinde ĞR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğr olan kelimeler listesine ya da sonu ğr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAĞRILIK

  1. [isim] Bakınız davetiye
    • "Kent yaşamının zorunlu sonucu herhangi bir yazara haftada en az dört beş resim sergisi için çağrılık gönderilir." (Aziz Nesin)
BÖĞRÜLCE

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız börülce
EĞRİLTME

  1. [isim] Eğriltmek işi; eğritmek
ÖĞRETİCİ

  1. [sıfat] Öğretme, yetiştirme ve açıklama niteliğinde olan; didaktik
    • "Öğretici film."
DOĞRUSUZ

  1. [sıfat] Doğrusu olmayan
UĞRAŞMAK

  1. [-le] Bir iş üzerinde sürekli çalışmak
    • "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi." (Peyami Safa)
  2. [-e] Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek
    • "Yeni düzenlemeler yapmaya uğraşıyorum durmadan, bir türlü olmuyor." (İnci Aral)
  3. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak
  4. [eskimiş] Savaşmak, mücadele etmek
    • "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik." (Atatürk)
  5. [mecaz] Birine kötü davranmak
    • "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!" (Ömer Seyfettin)
DOĞRUDAN

  1. [sıfat] Bakınız aracısız
    • "Doğrudan pazarlık."
  2. [zarf] Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan; elden, vasıtasız
    • "Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim." (Ahmet Ümit)
TUĞRAKEŞ

Kelime Kökeni: Türkçe tuğra + Farsça -keş

  1. [isim, tarih] Bakınız nişancı
DOSDOĞRU

  1. [sıfat] Çok doğru
  2. [zarf] Sağa sola sapmadan; dimdik
    • "Dosdoğru dayımın karşısına geçerek bağırdım." (Peyami Safa)
  3. [zarf] Doğru, yalansız biçimde
    • "… ve ayna dikkatli bir erkeğe her şeyinizi apaçık ve dosdoğru söyler." (Kenan Hulûsi Koray)
İSTİĞRAK

Kelime Kökeni: Arapça istiġrāḳ

  1. [isim, eskimiş, ruh bilimi] Bakınız dalınç
    • "Böylece istiğrakım ne kadar sürdü, bilmem." (Safiye Erol)
AĞRITMAK

  1. [-i] Ağrımasına yol açmak
    • "Evvela o sizi o kadar yoran, gözlerinizi ağrıtan kitaplar kalkacak." (Ömer Seyfettin)
SOĞRULMA

  1. [isim] Bakınız soğurulma
ÇIĞRIŞMA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çağrışma
ÖĞRETMEK

  1. [-e, -i] Bir kimseye bir konuda bilgi kazandırmak
    • "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." (Refik Halit Karay)
  2. Yetenek, beceri kazandırmak
  3. Bilinmeyen bir konudan haberdar olmasını sağlamak
    • "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." (Burhan Felek)
UĞRANMAK

  1. [nesnesiz] Uğrama işi yapılmak
    • "Boğaziçi turunun dönüşünde, gidişte uğranmayan iskelelere uğrandı." (Poyraz Ülger)
ÖĞRENMEK

  1. [-i] Bilgi edinmek; bellemek (I)
    • "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım." (Burhan Felek)
  2. [nesnesiz] Yetenek, beceri kazanmak
    • "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti." (Refik Halit Karay)
  3. Haber almak
    • "Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi." (Yaşar Kemal)
DOĞRULUŞ

  1. [isim] Doğrulmak işi
ÖĞRETMEN

  1. [isim] Mesleği bilgi öğretmek olan kimse; hoca, muallim, muallime
    • "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen." (Yusuf Ziya Ortaç)
UĞRULAMA

  1. [isim] Uğrulamak işi
UĞRALAMA

  1. [isim] Uğralamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü