İçinde ğ olan 7 harfli 363 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İĞTİNAM

Kelime Kökeni: Arapça iġtinām

  1. [isim, eskimiş] Ganimet yoluyla alma, yağmalama
DEĞİŞKE

  1. [isim, dil bilgisi] Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme; varyant
  2. [biyoloji] Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik; modifikasyon
SIĞINMA

  1. [isim] Sığınmak işi; iltica
    • "Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız tahassun
  3. [spor] Yarış sırasında, rüzgârın etkisinden korunmak için başka bir yarışçının arkasına sinme
EĞİRDİR

  1. [isim] Isparta iline bağlı ilçelerden biri
AĞNAMAK

  1. [nesnesiz] Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
    • "Islak toprakta ağnadı önce. Sonra geldi, patilerini omzuma dayadı." (Cem Atbaşoğlu)
GÜNEĞİK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız hindiba
ÇAĞIRIŞ

  1. [isim] Çağırmak işi
EĞİRTME

  1. [isim] Eğirtmek işi
YIĞINAK

  1. [isim] Bir şeyin biriktiği yer
  2. Bir şeyin bir yerde çokça birikmesi; tecemmu, tahaşşüt
  3. [bitki bilimi] Bir hücreli bitkilerin bir araya gelerek oluşturdukları küme
SOĞANCI

  1. [isim] Soğan yetiştiren veya satan kimse
BOĞUŞMA

  1. [isim] Boğuşmak işi
    • "Ne çare ki boğuşma esnasında o da birkaç yerinden yaralanmış." (Reşat Nuri Güntekin)
GÖZDAĞI

  1. [isim, mecaz] Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
    • "Küfürlerin arasında duyduğu sözlerden, bu gözdağının sabahki olayla ilintili olduğunu anlar gibiydi." (Ayşe Kulin)
DOĞUMLU

  1. [sıfat] ... yılında doğmuş; tevellütlü
    • "1995 doğumlular askere çağrıldı."
YEĞLEME

  1. [isim] Yeğlemek durumu; tercih
DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi; toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)
AĞABABA

  1. [isim] Bakınız ata
    • "Onun ağababası bizim de büyük ceddimiz sayılır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen kimse
  3. [ünlem] Ünvanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü
  4. Bir işte ustalık gösteren, önde gelen kimse
DOĞANCI

  1. [isim] Avcı doğan yetiştiren ve avda kullanan kimse
  2. Padişahın avda kullanacağı av kuşlarını yetiştirmekle görevli kimse
YOĞURMA

  1. [isim] Yoğurmak işi
ÇAĞRILI

  1. [isim] Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse; davetli
    • "Almanların çağrılısı olarak İstanbul'dan ayrıldık." (Tarık Buğra)
ÇAĞIRIM

  1. [isim] Çağırmak işi
  2. Ruh çağırma sırasındaki seans
  3. Yüksek sesle bağrıldığında sesin duyulacağı mesafe
    • "Şehir on çağırım uzağındaki yüksek Diktepe’den bakana uçsuz bucaksız gibi gözüken bozkır içinde, sarı bir tülle örtülmüş yeşil bir vahayı andırırdı." (Nazım İntepe)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü