İçinde ğ olan 7 harfli 343 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞDIRMA

  1. [isim] Ağdırmak işi

ÇOĞALIŞ

  1. [isim] Çoğalma işi veya biçimi

DEĞİRMİ

  1. [sıfat] Yuvarlak
    • "Bir iki tane değirmi, büyücek yufka açmıştı." (Nabizade Nazım)
  2. Eni boyuna eşit olan (kumaş)
  3. [isim] Yemeni, yazma, baş örtüsü, mendil

AĞLAMAK

  1. [nsz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
  2. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den] Sızlanmak, yakınmak
    • "Utanç ve kahırdan, yumruklarını ısıra ısıra bir zaman ağladı." (Atilla İlhan)
  4. [-e] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."

ÇOĞALMA

  1. [isim] Çoğalmak durumu

EĞRİLİŞ

  1. [isim] Eğrilme işi veya biçimi

EMİRDAĞ
...
MEĞERKİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [bağlaç] İstek veya emir kipinde olan ve biri diğerini engelleyecek durumda bulunan iki cümleyi birbirine bağlayan bir söz
    • "Bu iş bitmeyecek meğerki siz de yardım edesiniz."

AĞLATMA

  1. [isim] Ağlatmak işi
    • "Ağlatmayı geçtik, hiç değilse kendime güldürmeden çalabilsem." (Haldun Taner)

EĞİLMEK

  1. [nsz] Belirli bir yönle açı oluşturacak bir durum almak, bir yöne doğru çarpılmak:, dikliğini kaybetmek
    • "Sofraya pilav gelince Aziz eğilerek kokladı." (Cahit Uçuk)
  2. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek
    • "Tenis oynarken yüz çeşit çeviklikler içinde eğilir, kalkar, sıçrar, koşar." (Refik Halit Karay)
  3. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek
    • "Türk eğilmez."
  4. [-e] Bir işi önemseyip ele almak
    • "Bir yandan ayrıntılara eğilirken, bir yandan da bunları alaylı bir süzgeçten geçirir." (Salâh Birsel)

UĞURLUK

  1. [isim] Uğur sayılan kimse, hayvan veya nesne, maskot

GEĞİRTİ

  1. [isim] Geğirirken çıkan ses

SOĞUYUŞ

  1. [isim] Soğuma işi veya biçimi

AĞIRLIK

  1. [isim] Ağır olma durumu
    • "Taşın ağırlığı."
    • "Yükün ağırlığı."
    • "Kimseye ağırlık olmaz, kimseyi sıkıştırmaz, iyilikten başka bir şey yapmaz." (Ömer Seyfettin)
    • "Başsavcının yargıçlar arasında belli bir ağırlığı var kuşkusuz." (Ayşe Kulin)
  2. Değerli olma durumu
    • "Hediyenin ağırlığı."
    • "Yavaş yavaş bir ağırlık çöktü. Bir sakinlik herkesi kapladı." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Ağırbaşlılık
    • "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
  4. Tehlikeli olma durumu
  5. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
    • "Havanın ağırlığı."
  6. Sıkıntı
  7. Çeyizini düzmek için güveyinin geline verdiği para, kalın
  8. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
  9. Yük, külfet
    • "Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır."
  10. Takı
    • "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
  11. Sorumluluk
    • "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
  12. Etki, baskı, güçlük
  13. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
    • "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli." (Atilla İlhan)
  14. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
  15. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
  16. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
    • "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu." (Aka Gündüz)
  17. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
    • "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum." (Falih Rıfkı Atay)
  18. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke
  19. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori

DEĞİNTİ

  1. [isim] Temas

SARIAĞI

  1. [isim] Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun)

SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)

VARSAĞI

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma

AĞAÇÇIK

  1. [isim] Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç

DAĞLAĞI

  1. [isim] Dağlama aracı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü