İçinde ğ olan 7 harfli 343 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞDIRMA

  1. [isim] Ağdırmak işi

DİVRİĞİ
...
DOĞRULU

  1. [sıfat] Bir doğru boyunca olan, müstakim
    • "Doğrulu hareket."

UĞRAMAK

  1. [-e] Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    • "Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    • "Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim." (Haldun Taner)
  3. Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    • "Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Kötü duruma konu olmak
    • "Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir." (Atatürk)
  5. Yaklaşmak
    • "Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı." (Ömer Seyfettin)
  6. Karşılaşmak, maruz kalmak
    • "Millî Mücadele'nin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. Cin, peri çarpmak

SEĞRİME

  1. [isim] Seğirme
    • "Sağ alt göz kapağında hanidir unuttuğu o lanetli seğrime." (Atilla İlhan)

AĞUSTOS

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Yılın otuz bir gün süren, sekizinci ayı

AĞITSAL

  1. [sıfat] Ağıtla ilgili, ağıt özelliği taşıyan

AĞLANTI

  1. [isim] Hafif hafif ağlama
    • "Şehrin dar sokaklarında günlerce ağlantı, inilti işitiliyor." (Memduh Şevket Esendal)

GEĞİRTİ

  1. [isim] Geğirirken çıkan ses

YIĞINTI

  1. [isim] Bir araya yığılmış şeyler kümesi

DOĞANCI

  1. [isim] Avcı doğan yetiştiren veya doğanla avlanan kimse

ÖRNEĞİN

  1. [edat] Söz gelişi

EĞİMSİZ

  1. [sıfat] Eğimi olmayan

ÖĞÜRMEK

  1. [nsz] Kusarken veya kusacak gibi olurken "öğürtü" sesi çıkarmak
    • "Elini göğsüne bastırarak üst üste öğürdü." (Peyami Safa)
  2. Böğürmek

YAĞIŞLI

  1. [sıfat] Yağışı olan
    • "Akşamüstü havanın yağışlı olmasına rağmen ... dediğim yerden geçiyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Yağışı çokça olan
    • "Ekvator çevresi yağışlı bölgelerdendir."

DEĞİRME

  1. [isim] Değirmek işi

EĞDİRİŞ

  1. [isim] Eğdirme işi veya biçimi

EĞİLMEK

  1. [nsz] Belirli bir yönle açı oluşturacak bir durum almak, bir yöne doğru çarpılmak:, dikliğini kaybetmek
    • "Sofraya pilav gelince Aziz eğilerek kokladı." (Cahit Uçuk)
  2. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek
    • "Tenis oynarken yüz çeşit çeviklikler içinde eğilir, kalkar, sıçrar, koşar." (Refik Halit Karay)
  3. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek
    • "Türk eğilmez."
  4. [-e] Bir işi önemseyip ele almak
    • "Bir yandan ayrıntılara eğilirken, bir yandan da bunları alaylı bir süzgeçten geçirir." (Salâh Birsel)

BOĞAZLI

  1. [sıfat] Boğazı olan
    • "Boğazlı testi."
  2. Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı
    • "... Mustafa da boğazlı adam. Can boğazdan gelir, diyor, yiyor." (Memduh Şevket Esendal)

DEĞİNTİ

  1. [isim] Temas

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü