İçinde ğ olan 7 harfli 343 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖĞÜSLÜ

  1. [sıfat] Göğsü olan
  2. Göğsü geniş olan
  3. İri memeli (kadın)

AĞARTMA

  1. [isim] Ağartmak işi

ÇAĞIRIŞ

  1. [isim] Çağırma işi veya biçimi

DOĞANCI

  1. [isim] Avcı doğan yetiştiren veya doğanla avlanan kimse

DOĞRUCU

  1. [isim] Her şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan kimse

DEĞİRMİ

  1. [sıfat] Yuvarlak
    • "Bir iki tane değirmi, büyücek yufka açmıştı." (Nabizade Nazım)
  2. Eni boyuna eşit olan (kumaş)
  3. [isim] Yemeni, yazma, baş örtüsü, mendil

YİĞİTÇE

  1. [sıfat] Yiğit
  2. Yiğit gibi, yiğide yaraşır bir biçimde, yüreklilikle
    • "Benim buradan ölüm çıkar demeli, sonra da yiğitçe dövüşmeliyim." (Memduh Şevket Esendal)

GİDEĞEN

  1. [isim] Göl ayağı

SÜTOĞUL

  1. [isim] Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk

EĞİRDİR
...
SAĞILMA

  1. [isim] Sağılmak işi

DAĞITIK

  1. Kendinden geçmiş, sarhoş
    • "Polis, dağıtık gazino müşterisini derdest edip götürdü."

AĞIZOTU

  1. [isim] Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde

SÜLÜĞEN

  1. [isim] Erimiş kurşunun, bir hava akımında yükseltgenmesiyle üretilen, çok yoğun ve zehirli, pas önleyici astar boyaların hazırlanmasında kullanılan kırmızı boya

TUĞLACI

  1. [isim] Tuğla yapan veya satan kimse

ZAĞANOS

  1. [isim] Bir cins doğan

AĞBENEK

  1. [isim] Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar
  2. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı

AĞIRLIK

  1. [isim] Ağır olma durumu
    • "Taşın ağırlığı."
    • "Yükün ağırlığı."
    • "Kimseye ağırlık olmaz, kimseyi sıkıştırmaz, iyilikten başka bir şey yapmaz." (Ömer Seyfettin)
    • "Başsavcının yargıçlar arasında belli bir ağırlığı var kuşkusuz." (Ayşe Kulin)
  2. Değerli olma durumu
    • "Hediyenin ağırlığı."
    • "Yavaş yavaş bir ağırlık çöktü. Bir sakinlik herkesi kapladı." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Ağırbaşlılık
    • "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
  4. Tehlikeli olma durumu
  5. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
    • "Havanın ağırlığı."
  6. Sıkıntı
  7. Çeyizini düzmek için güveyinin geline verdiği para, kalın
  8. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
  9. Yük, külfet
    • "Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır."
  10. Takı
    • "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
  11. Sorumluluk
    • "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
  12. Etki, baskı, güçlük
  13. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
    • "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli." (Atilla İlhan)
  14. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
  15. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
  16. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
    • "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu." (Aka Gündüz)
  17. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
    • "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum." (Falih Rıfkı Atay)
  18. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke
  19. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori

ÖĞRENİŞ

  1. [isim] Öğrenme işi veya biçimi

ÖĞRETME

  1. [isim] Öğretmek işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü