İçinde üz olan 9 harfli 95 kelime var. İçerisinde ÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üz olan kelimeler listesine ya da sonu üz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GOLSÜZLÜK
-
-
[isim]
Golsüz olma durumu
-
[isim]
Golsüz olma durumu
- MÜZMİNLİK
-
-
[isim]
Bakınız süreğenlik
-
[isim]
Bakınız süreğenlik
- YÜZÜKOYUN
-
-
[zarf]
Bakınız yüzüstü
- "Tam otların sarardığı zamanlar / Yere yüzükoyun uzanıyorum"
-
[zarf]
Bakınız yüzüstü
- SÜTSÜZLÜK
-
-
[isim]
Sütü olmama durumu
-
[mecaz]
Kötü soydan gelme, sütü bozuk olma durumu
-
[mecaz]
Sütsüzce davranış
-
[isim]
Sütü olmama durumu
- PÜRÇÜKSÜZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olmayan
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olmayan
- ÜZENGİSİZ
-
-
[sıfat]
Üzengisi bulunmayan
-
[zarf]
Üzengi olmaksızın
-
[sıfat]
Üzengisi bulunmayan
- BÜZDÜRMEK
-
-
[-e, -i]
Büzme işini birine yaptırmak
-
[-e, -i]
Büzme işini birine yaptırmak
- DÜZLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek
- SÜZDÜRMEK
-
-
[-e, -i]
Süzme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Süzme işini yaptırmak
- ÜZÜNTÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olmayan; acısız
-
[zarf]
Üzüntüsüz bir biçimde, üzüntüsü olmadan
- "Bir erkek evladım olmak için bir kere daha evlenmeme müsaade et de nikâhımı üzüntüsüz kıydırayım, dedim."
-
[sıfat]
Üzüntüsü olmayan; acısız
- BÜZGÜLEME
-
-
[isim]
Büzgülemek işi
-
[isim]
Büzgülemek işi
- GÜRBÜZLÜK
-
-
[isim]
Gürbüz olma durumu
- "Gençlik ve gürbüzlük çekiciliği içinde bu topluluğun meydana getirmiş olduğu ahenk ve manzara, şu gurbet elinde bir gecemizi dolduran bir zevk olmak bakımından bize yetmekte idi."
-
[isim]
Gürbüz olma durumu
- GÜNDÜZLÜK
-
-
[sıfat]
Gündüze özgü
-
[sıfat]
Gündüze özgü
- DÜZELTMEK
-
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim."
-
Bozukluğunu gidermek, onarmak
-
Yanlıştan kurtarmak
- "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim."
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- GÜZELYURT
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
- ŞARJÖRSÜZ
-
-
[sıfat]
Şarjörü olmayan
-
[sıfat]
Şarjörü olmayan
- DÜZELTMEN
-
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım."
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- MÜZECİLİK
-
-
[isim]
Müze kurma veya işletme işi
-
[isim]
Müze kurma veya işletme işi
- RÜZGARLIK
-
-
[isim]
Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme
-
Rüzgârdan korunmak için giysilerin üstüne giyilen bir üstlük türü
-
[spor]
Bakınız yelkesen
-
[isim]
Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme
- KÜKÜRTSÜZ
-
-
[sıfat]
İçinde kükürt bulunmayan
-
[sıfat]
İçinde kükürt bulunmayan