İçinde üstün olan 9 kelime var. İçerisinde ÜSTÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üstün olan kelimeler listesine ya da sonu üstün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÜSTÜNLEŞMEK
ÜSTÜNLEŞME, ÜSTÜNSEMEK
BAŞÜSTÜNE, ÜSTÜNKÖRÜ, ÜSTÜNSEME
ÜSTÜNLÜK
ÜSTÜNE
ÜSTÜN
Üstün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ÜSTÜN
3 Harfli Kelimeler
SÜT, TÜN, ÜST, ÜTÜ
2 Harfli Kelimeler
NÜ, SÜ, ÜN, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜSTÜNLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Üstün duruma gelmek
- "Uzun ve boğum boğum kollarında kılıç, kocaman ellerinde yay üstünleştikçe üstünleşiyor."
-
[nesnesiz]
Üstün duruma gelmek
- ÜSTÜNLEŞME
-
-
[isim]
Üstünleşmek durumu
-
[isim]
Üstünleşmek durumu
- ÜSTÜNSEMEK
-
-
[-i]
Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak
- "Belki de loşluğu üstünseyen Zeyno mumu yakmış, yorganın üstünde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı."
-
[-i]
Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak
- ÜSTÜNKÖRÜ
-
-
[sıfat]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
- "Derken zaman geçti; üstünkörü, derme çatma şeylere alıştık."
-
[zarf]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, öylesine, üstten, yalandan, yalap şalap, yalapşap, yarım yamalak
- "Fakat bu işi bilinçli olarak üstünkörü yapmış, yaraların tam kapanmamasına dikkat etmişti."
-
[sıfat]
İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
- BAŞÜSTÜNE
-
-
[ünlem]
Bir isteğin, buyruğun hemen uygulanacağını bildiren söz; oldu
-
[ünlem]
Bir isteğin, buyruğun hemen uygulanacağını bildiren söz; oldu
- ÜSTÜNSEME
-
-
[isim]
Üstünsemek durumu
-
[isim]
Üstünsemek durumu
- ÜSTÜNLÜK
-
-
[isim]
Üstün olma durumu; faiklik, faikiyet, galebe, rüçhan, avantaj
- "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı."
-
[isim]
Üstün olma durumu; faiklik, faikiyet, galebe, rüçhan, avantaj
- ÜSTÜNE
-
-
[zarf]
Bir konu hakkında, ... konusunda, ... ile ilgili; üzerine, dair
- "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu."
-
Birinin hesabına
- "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor."
-
-e göre, uygun olarak
- "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli."
-
-den sonra
- "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu."
-
Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
- "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..."
-
[zarf]
Bir konu hakkında, ... konusunda, ... ile ilgili; üzerine, dair
- ÜSTÜN
-
-
[sıfat]
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
- "Bu nazire gazeller muhakkak ki onlardan çok üstündü."
-
Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan; yeğin, faik
-
[sıfat]
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan