İçinde ür olan 5 harfli 92 kelime var. İçerisinde ÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ür olan kelimeler listesine ya da sonu ür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜRLE
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir cins burçak
-
[isim, ağızlardan]
Bir cins burçak
- KÜRAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca curare
-
[isim]
Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir
-
[isim]
Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir
- VÜRUT
-
Kelime Kökeni: Arapça vurūd
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geliş
- "Ben onun yatağa bu suretle vüruduna hayret ederken o, gözlüklerini çıkarıp yanındaki masanın üstüne koydu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geliş
- BÜCÜR
-
-
[sıfat]
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse)
- "Bu bücürü yeni tıkıldığı karakolun birinden ben çıkarttım."
-
[mecaz]
Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan
- "Nice bücür kaide adamı gramerci görülmüştür ki dev boylu şair ve sanatkârların kelime ve imla yanlışlarını ortaya dökmüştür."
-
[sıfat]
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse)
- KÜREK
-
-
[isim]
Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç
- "Ölünün cesedi üstüne atılan birkaç kürek toprak gibi hatırası üzerine kapanan birkaç satır yazı!"
-
Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç
-
Bakınız kürek cezası
-
[isim]
Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç
- SÜRRE
-
Kelime Kökeni: Arapça surre
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
- EKÜRİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca écurie
-
[isim]
Bakınız ahırdaş
-
[isim]
Bakınız ahırdaş
- PÜRÜZ
-
-
[isim]
Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
- "Ama üzerinde iğne ucu kadar olsun bir pürüz bulunmayan o pırıl pırıl elmanın içinden açtığı labirentlere pisliklerini saçmış, kapkara bir kurt çıktı."
-
[mecaz]
Bakınız engel
- "Tam olacak gibi oluyor, gene bir pürüz, gene bir pürüz."
-
[isim]
Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
- MÜRAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça murāʾī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ikiyüzlü
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ikiyüzlü
- ÜRÜME
-
-
[isim]
Bakınız havlama
-
[isim]
Bakınız havlama
- CÜRET
-
Kelime Kökeni: Arapça curʾet
-
[isim]
Kendini bilmezlik
- "Bu ne cüret, benimle böyle nasıl konuşursunuz?"
-
Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış
- "Bu cüretini asla unutmayacağım."
-
Bakınız cesaret
- "Geceleri evinin bahçesinde buluşacak kadar cüreti arttırmışlar."
-
[isim]
Kendini bilmezlik
- DÜRME
-
-
[isim]
Dürmek işi
-
Bakınız gözleme (II)
-
[ağızlardan]
Bakınız lahana
-
[isim]
Dürmek işi
- ÖZGÜR
-
-
[sıfat]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan; serbest, hür, azat, azade
- "Muallim Naci'den önceki çevirmenler de çok özgür bir çeviriden yanadırlar."
-
Kendi istediği gibi hareket etme, davranma, karar verme gücü olan
-
Bakınız serbest
-
Başkasının kölesi olmayan; hür
-
Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen
- "Özgür basın. Özgür girişim."
-
[sıfat]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan; serbest, hür, azat, azade
- PÜTÜR
-
-
[isim]
Küçük kabarcık
- "Ovuşturduğu ellerinden hamur pütürleri, darı taneleri dökülüyordu."
-
[isim]
Küçük kabarcık
- PÜREN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız süpürge otu
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız süpürge otu
- ÜRGÜP
-
-
[isim]
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri
- ÜREME
-
-
[isim]
Üremek işi
-
[biyoloji]
Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları spermle çoğalmaları; tenasül
-
[isim]
Üremek işi
- DÜNÜR
-
-
[isim, ağızlardan]
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
-
[isim, ağızlardan]
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
- ÇÜKÜR
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir yüzü balta, bir yüzü kazma olan araç
-
[isim, ağızlardan]
Bir yüzü balta, bir yüzü kazma olan araç
- FİGÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca figure
-
[isim]
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi
-
Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri
- "Bale figürü. Dans figürü."
-
[müzik]
Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu
-
[isim]
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi