İçinde ül olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da sonu ül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖPÜLÜŞ

  1. [isim] Öpülmek işi
ÜLKÜCÜ

  1. [sıfat] Bir ülküye çıkar gütmeden bağlı olan; idealist
    • "Bunların aralarında ülkücü ve vatanlarını canlarından binkat fazla seven gazeteciler, yazarlar vardı." (Tarık Buğra)
YÜLÜME

  1. [isim] Yülümek işi; tıraş
TEFEÜL

Kelime Kökeni: Arapça tefeʾul

  1. [isim, eskimiş] Fal açma, fala bakma
  2. Uğur sayma, hayra yorma
KÜLLÜK

  1. [isim] Bakınız çöplük
  2. Sigara külü silkelenen ve sigara söndürülen kap; tabla, kül tablası, sigara tablası
  3. Banyo, kalorifer kazanıyla ve sobada küllerin döküldüğü yer veya kap
VİRGÜL

Kelime Kökeni: Fransızca virgule

  1. [isim, dil bilgisi] Yazılı cümlelerde birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime veya kelime gruplarının arası, sıralı cümlelerin arası vb. yerlerde kullanılan noktalama işaretinin adı (,)
DÜRÜLÜ

  1. [sıfat] Dürülmüş, kıvrılmış
LÜLELİ

  1. [sıfat] Kıvrık kıvrık (saç)
    • "Çocukluğunda elini doladığı o anne saçı lüleleri gibi lüleli saçları olan bir kızla tanıştı günün birinde." (Evin Okçuoğlu)
LÜLECİ

  1. [isim] Çubuk, nargile, pipo vb.nde kullanılan lüleyi yapan kimse
    • "Komisyoncular daha sonra özelliklerine göre sandıklara dizilmiş lüle taşını sandıklar hâlinde satar ve parasını lüleci tüccara gönderirdi." (Cahit Bilim)
GÖMÜLÜ

  1. [sıfat] Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan; metfun
  2. Batmış, kaybolmuş
    • "Denizin derinliklerine gömülü gemi."
GÜLGUN

Kelime Kökeni: Farsça gul-gūn

  1. [isim] Gül renkli, pembe
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşında şu gülgûn piyale" (Ahmet Haşim)
KÜSÜLÜ

  1. [sıfat] Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan
KÖSNÜL

  1. [sıfat] Bakınız erotik
    • "Esat Mahmut’un kitaplarında kösnül bir hava eser." (Selim İleri)
GRANÜL

Kelime Kökeni: Fransızca granule

  1. [isim] Bir maddenin en küçük tanesi
  2. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler
ÜLKECE

  1. [zarf] Ülke çapında
    • "Sonraki yılların ülkece ünlü bir heykelcisi, kantinde garsonluk yapardı." (Aydın Boysan)
ONDÜLE

Kelime Kökeni: Fransızca ondulé

  1. [sıfat] Dalgalı, kıvrımlı, kıvrılmış (saç)
    • "Adamın ondüle saçları sol yanından ayrılmış, sağ kaşının üstüne doğru eğri bir çizgi hâlinde düşürülmüştü." (Necip Fazıl Kısakürek)
GÖLCÜL

  1. [sıfat] Göllerde, göl kıyılarında yetişen veya yaşayan
GÜLMEK

  1. [nesnesiz] İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak
    • "O ne söylese sinirli sinirli ve tabii olmayan gülüşü ile gülüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek
  3. [-e] Biriyle alay etmek
ÖRTÜLÜ

  1. [sıfat] Örtüsü olan
    • "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı." (Selçuk Erez)
  2. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
    • "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü." (Ahmet Haşim)
  3. [mecaz] Gizli, saklı olan
  4. [zarf, mecaz] Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
    • "Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta." (Memet Fuat)
BÜLTEN

Kelime Kökeni: Fransızca bulletin

  1. [isim] Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru
  2. Bakınız dergi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü