İçinde ül olan 5 harfli 54 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da sonu ül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca facule

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız benek
KÜLEK

  1. [isim] Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova
ZÜLÜF

Kelime Kökeni: Farsça zulf

  1. [isim] Şakaklardan sarkan saç lülesi
    • "Eser seher yeli zülfün dağıtır / Gerdana dökülen tel incinmesin" (Karacaoğlan)
  2. Sevgilinin saçı; zülfüyâr
    • "Üçü orta boylu, boyları uzar / Üçü uzun boylu, zülfünü düzer" (Halk türküsü)
KÜLTE

  1. [isim] Bakınız külçe
  2. [jeoloji] Bakınız kayaç
EYLÜL

Kelime Kökeni: Arapça eylūl

  1. [isim] Yılın dokuzuncu ayı; ilkgüz
GÜMÜL

  1. [isim, ağızlardan] Susam ve ekin demeti veya yığını
ZÜLAL

Kelime Kökeni: Arapça zulāl

  1. [isim] Saf, tatlı su
KÜLOT

Kelime Kökeni: Fransızca culotte

  1. [isim] Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç çamaşırı; don (I)
  2. Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon
    • "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
GÖNÜL

  1. [isim] Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. duyguların kaynağı; içeri, yürek, dil (II), kalp (I)
    • "Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [mecaz] Bakınız istek
    • "Okumaya gönlün var mı?"
  3. [mecaz] Bakınız sine
SÜLÜN

  1. [isim, hayvan bilimi] Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
FÜLÜS

Kelime Kökeni: Arapça fuls

  1. [isim, eskimiş] Bakır para
SÜLÜK

  1. [isim, hayvan bilimi] Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
  2. [bitki bilimi] Bakınız asma bıyığı
BÜLUĞ

Kelime Kökeni: Arapça bulūġ

  1. [isim] Bakınız ergenleşme
HÜLLE

Kelime Kökeni: Arapça ḥulle

  1. [isim, eskimiş] Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi
GÜLME

  1. [isim] Gülmek işi; hande
    • "Turist Ömer gülmeyi unutmamış, horlandıkça iyimserliği pekişmiş bir kesimin simgesidir, lümpenin çaresizliğidir." (Selim İleri)
  2. Bakınız kahkaha
    • "Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır." (Salâh Birsel)
KÜLÇE

Kelime Kökeni: Farsça kulīçe

  1. [isim, madencilik] Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım; külte
    • "Bilmeyenin elinde en modern aletler bir maden külçesi hâline gelir." (Mehmet Kaplan)
  2. [sıfat] Eritilerek kalıba dökülmüş olan
    • "Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir külçe altına değmez." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme; külte
    • "Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SÜLÜS

Kelime Kökeni: Arapça s̱uls̱

  1. [sıfat] Üçte bir
  2. [isim] Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı
    • "Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. [isim, askerlik] Erata yolculuklarda indirim sağlayan belge
ÜÇGÜL

  1. [isim, bitki bilimi] Bir tür yonca
ÜLSER

Kelime Kökeni: Fransızca ulcère

  1. [isim] Bakınız yara
  2. [tıp] Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara; karha
    • "Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi." (Cahit Külebi)
MÜLKİ

Kelime Kökeni: Arapça mulkī

  1. [sıfat] Bir ülkeyle ilgili olan
  2. Ülke yönetimine ilişkin
  3. Asker sınıfı dışında kalan
    • "Mülki erkân."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü