İçinde ül olan 5 harfli 54 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da sonu ül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca facule
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız benek
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız benek
- KÜLEK
-
-
[isim]
Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova
-
[isim]
Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova
- ZÜLÜF
-
Kelime Kökeni: Farsça zulf
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- "Eser seher yeli zülfün dağıtır / Gerdana dökülen tel incinmesin"
-
Sevgilinin saçı; zülfüyâr
- "Üçü orta boylu, boyları uzar / Üçü uzun boylu, zülfünü düzer"
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- KÜLTE
-
- EYLÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça eylūl
-
[isim]
Yılın dokuzuncu ayı; ilkgüz
-
[isim]
Yılın dokuzuncu ayı; ilkgüz
- GÜMÜL
-
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
- ZÜLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça zulāl
-
[isim]
Saf, tatlı su
-
[isim]
Saf, tatlı su
- KÜLOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca culotte
-
[isim]
Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç çamaşırı; don (I)
-
Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı."
-
[isim]
Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç çamaşırı; don (I)
- GÖNÜL
-
- SÜLÜN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
- FÜLÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça fuls
-
[isim, eskimiş]
Bakır para
-
[isim, eskimiş]
Bakır para
- SÜLÜK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
-
[bitki bilimi]
Bakınız asma bıyığı
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
- BÜLUĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça bulūġ
-
[isim]
Bakınız ergenleşme
-
[isim]
Bakınız ergenleşme
- HÜLLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥulle
-
[isim, eskimiş]
Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi
-
[isim, eskimiş]
Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi
- GÜLME
-
-
[isim]
Gülmek işi; hande
- "Turist Ömer gülmeyi unutmamış, horlandıkça iyimserliği pekişmiş bir kesimin simgesidir, lümpenin çaresizliğidir."
-
Bakınız kahkaha
- "Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır."
-
[isim]
Gülmek işi; hande
- KÜLÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kulīçe
-
[isim, madencilik]
Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım; külte
- "Bilmeyenin elinde en modern aletler bir maden külçesi hâline gelir."
-
[sıfat]
Eritilerek kalıba dökülmüş olan
- "Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir külçe altına değmez."
-
Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme; külte
- "Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde."
-
[isim, madencilik]
Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım; külte
- SÜLÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱uls̱
-
[sıfat]
Üçte bir
-
[isim]
Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı
- "Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini"
-
[isim, askerlik]
Erata yolculuklarda indirim sağlayan belge
-
[sıfat]
Üçte bir
- ÜÇGÜL
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yonca
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yonca
- ÜLSER
-
Kelime Kökeni: Fransızca ulcère
-
[isim]
Bakınız yara
-
[tıp]
Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara; karha
- "Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi."
-
[isim]
Bakınız yara
- MÜLKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mulkī
-
[sıfat]
Bir ülkeyle ilgili olan
-
Ülke yönetimine ilişkin
-
Asker sınıfı dışında kalan
- "Mülki erkân."
-
[sıfat]
Bir ülkeyle ilgili olan