İçinde ül olan 11 harfli 124 kelime var. İçerisinde ÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ül olan kelimeler listesine ya da sonu ül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜRKÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Ürkütücü olma durumu
    • "Baktıkça alışılıyor çirkinliğine, ürkütücülüğü kalmıyor." (Tomris Uyar)
GÜNDÜZCÜLÜK

  1. [isim] Gündüzcü olma durumu
FORMÜLASYON

Kelime Kökeni: Fransızca formulation

  1. [isim] Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması
  2. [mecaz] Çıkar yol, tutulan yol, yöntem
  3. [mecaz] Kurallara uydurma
SANSÜRCÜLÜK

  1. [isim] Sansürcünün işi; sıkı denetimcilik
    • "Her türlü üyelik durumunda işleyen sansürcülük anlayışı daha da belirginleşir." (Tomris Uyar)
BÜZDÜRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Büzülmesi sağlanmak
PÜSKÜRTÜLME

  1. [isim] Püskürtülmek işi
TOKGÖZLÜLÜK

  1. [isim] Bakınız gözü tokluk
    • "İclâl tiksintiye benzer bir tokgözlülükle: -Bilsin ki süsüne aldanıp da ben böyle şeyleri asla ağzıma koymam." (Ömer Seyfettin)
ÖTÜMLÜLEŞME

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız tonlulaşma
    • "Demek ki Arat da 11. yüzyılda iki ünlü arasında bir ötümlüleşmenin varlığını düşünmemektedir." (Gürer Gülsevin)
DÖKÜLÜVERME

  1. [isim] Dökülüvermek işi
GÖRÜNTÜLEME

  1. [isim] Görüntülemek işi
SPEKÜLASYON

Kelime Kökeni: Fransızca spéculation

  1. [isim, ticaret] Bakınız vurgunculuk
    • "Bulgur fiyatları üzerine korkunç bir spekülasyona girişmişlerdi." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bakınız saptırma
    • "Matematik aksiyomları andıran deminki kesin sözlerinde, şimdi birer spekülasyon esnekliği hissolunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [felsefe] Bakınız kurgu
SÖNDÜRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Söndürme işine konu olmak
    • "Ayrıca gemi, güçlükle söndürülmüşe benzeyen birkaç yangın izi de taşıyordu." (İhsan Oktay Anar)
GÜLÜMSETMEK

  1. [-i] Gülümsemesine yol açmak
    • "Ben sözü, her okuyuşumuzda mutlaka gülümseten bir şiirine getirdim." (Ahmet Kabaklı)
TÜTSÜLENMEK

  1. [nesnesiz] Tütsüleme işi yapılmak
    • "Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Tütsüye benzeyen dumana tutulmak
    • "Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. [argo] Uyuşturucu madde veya alkolle iyice sarhoş olmak
    • "Aslında avlanmak tabiri benim lügatimde yok; alkol, ispirto veya incelticiyle kafaları tütsülenen fiyakacılar kalleşçe cana kıymayı böyle adlandırıyorlar."
DÖNDÜRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Döndürme işine konu olmak
SÜLFATLAŞMA

  1. [isim, kimya] Doğal maden sülfürlerinin hava ve su etkisiyle yavaş yavaş sülfat durumuna dönüşmesi
EPİKÜRCÜLÜK

  1. [isim, felsefe] Hazlara ve mutluluğa yönelik bir hayatın hedef edinilmesini ileri süren öğreti; Epikurosçuluk
ÇÖZÜLEBİLME

  1. [isim] Çözülebilmek işi
YÜRÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Yürütücü olma durumu
ÖLÇÜLÜLEMEK

  1. [-i] Bakınız ölçümlemek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü