İçinde öz olan 9 harfli 64 kelime var. İçerisinde ÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öz olan kelimeler listesine ya da sonu öz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖZÜMLEYİŞ

  1. [isim] Özümlemek işi
ÖZGÜLEMEK

  1. [-i] Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek
ÖZÜMSENME

  1. [isim] Özümsenmek işi; özümlenme
ÖZEZERLİK

  1. [isim, ruh bilimi] Fiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık; mazoşizm
ÖZELLİKLE

  1. [zarf] Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
    • "Evde, özellikle yaz ve güz aylarında çeşit çeşit kadınlar çalışırdı." (Adalet Ağaoğlu)
ÖZÜMLEMEK

  1. [-i, biyoloji] Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
  2. [mecaz] Bakınız özümsemek
    • "Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti." (Necati Cumalı)
AÇGÖZLÜCE

  1. [zarf] Açgözlüye yaraşır bir biçimde
    • "Vatan haini, ister aileden zengin ister yoksulluktan gelerek zengin olmuş olsun, zenginliğine zenginlik, gücüne güç katma hırsıyla açgözlüce hareket eden ve düşünendir." (İbrahim Sarı)
ÖZLENTİLİ

  1. [sıfat] Özlem taşıyan, özlem dolu
    • "Özlentili kalbinde bütün çizgileriyle..." (Yahya Kemal Beyatlı)
SÖZSELLİK

  1. [isim] Sözsel olma durumu
GÖZLEMEVİ

  1. [isim, gök bilimi] Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer; rasathane, observatuvar
SÖZLENMEK

  1. [nesnesiz] Evlenmek için anlaşarak kesin karar vermek
KARAGÖZCÜ

  1. [isim] Karagöz oyunu oynatan kimse; hayalci, hayalî, hayalbaz
    • "Türk sahnesinde pozsuz konuşmanın, Türkçeyi Türkçe konuşmanın temsilcileri Karagözcülerimiz, ortaoyuncularımız, tuluatçılarımızdı." (Haldun Taner)
  2. Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse
ÖZETLENME

  1. [isim] Özetlenmek işi
GÖZLENMEK

  1. [nesnesiz] Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
ÖZETLEYİŞ

  1. [isim] Özetleme işi
    • "Şimdi bu incelemeyi özetleyişimizin en can alıcı sebebine geliyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
DANSÖZLÜK

  1. [isim] Dansözün işi veya mesleği
    • "Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı." (Bahattin Yıldız)
GÖZLETMEK

  1. [-i] Gözleme işini yaptırmak
MİTRALYÖZ

Kelime Kökeni: Fransızca mitrailleuse

  1. [isim, askerlik] Hafif makineli tüfek
    • "Onlardan iki fedai kilise kapısının karşısındaki harap evin penceresine mitralyözlerini kurdu." (Necip Fazıl Kısakürek)
BALIKGÖZÜ

  1. [isim] Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
PARAGÖZLÜ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız paragöz
    • "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım." (Sermet Muhtar Alus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü