İçinde öz olan 9 harfli 64 kelime var. İçerisinde ÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öz olan kelimeler listesine ya da sonu öz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖZÜMLEYİŞ
-
-
[isim]
Özümlemek işi
-
[isim]
Özümlemek işi
- ÖZGÜLEMEK
-
-
[-i]
Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek
-
[-i]
Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek
- ÖZÜMSENME
-
-
[isim]
Özümsenmek işi; özümlenme
-
[isim]
Özümsenmek işi; özümlenme
- ÖZEZERLİK
-
-
[isim, ruh bilimi]
Fiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık; mazoşizm
-
[isim, ruh bilimi]
Fiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık; mazoşizm
- ÖZELLİKLE
-
-
[zarf]
Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
- "Evde, özellikle yaz ve güz aylarında çeşit çeşit kadınlar çalışırdı."
-
[zarf]
Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
- ÖZÜMLEMEK
-
-
[-i, biyoloji]
Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
-
[mecaz]
Bakınız özümsemek
- "Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti."
-
[-i, biyoloji]
Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
- AÇGÖZLÜCE
-
-
[zarf]
Açgözlüye yaraşır bir biçimde
- "Vatan haini, ister aileden zengin ister yoksulluktan gelerek zengin olmuş olsun, zenginliğine zenginlik, gücüne güç katma hırsıyla açgözlüce hareket eden ve düşünendir."
-
[zarf]
Açgözlüye yaraşır bir biçimde
- ÖZLENTİLİ
-
-
[sıfat]
Özlem taşıyan, özlem dolu
- "Özlentili kalbinde bütün çizgileriyle..."
-
[sıfat]
Özlem taşıyan, özlem dolu
- SÖZSELLİK
-
-
[isim]
Sözsel olma durumu
-
[isim]
Sözsel olma durumu
- GÖZLEMEVİ
-
-
[isim, gök bilimi]
Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer; rasathane, observatuvar
-
[isim, gök bilimi]
Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer; rasathane, observatuvar
- SÖZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Evlenmek için anlaşarak kesin karar vermek
-
[nesnesiz]
Evlenmek için anlaşarak kesin karar vermek
- KARAGÖZCÜ
-
-
[isim]
Karagöz oyunu oynatan kimse; hayalci, hayalî, hayalbaz
- "Türk sahnesinde pozsuz konuşmanın, Türkçeyi Türkçe konuşmanın temsilcileri Karagözcülerimiz, ortaoyuncularımız, tuluatçılarımızdı."
-
Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse
-
[isim]
Karagöz oyunu oynatan kimse; hayalci, hayalî, hayalbaz
- ÖZETLENME
-
-
[isim]
Özetlenmek işi
-
[isim]
Özetlenmek işi
- GÖZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
- ÖZETLEYİŞ
-
-
[isim]
Özetleme işi
- "Şimdi bu incelemeyi özetleyişimizin en can alıcı sebebine geliyoruz."
-
[isim]
Özetleme işi
- DANSÖZLÜK
-
-
[isim]
Dansözün işi veya mesleği
- "Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı."
-
[isim]
Dansözün işi veya mesleği
- GÖZLETMEK
-
-
[-i]
Gözleme işini yaptırmak
-
[-i]
Gözleme işini yaptırmak
- MİTRALYÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mitrailleuse
-
[isim, askerlik]
Hafif makineli tüfek
- "Onlardan iki fedai kilise kapısının karşısındaki harap evin penceresine mitralyözlerini kurdu."
-
[isim, askerlik]
Hafif makineli tüfek
- BALIKGÖZÜ
-
-
[isim]
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
-
[isim]
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
- PARAGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz