İçinde öz olan 8 harfli 67 kelime var. İçerisinde ÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öz olan kelimeler listesine ya da sonu öz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖZLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
-
Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse; optikçi
-
Gözlük satılan ve onarılan iş yeri; optik, optikçi
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
- GÖZLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı."
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- ÖZSELLİK
-
-
[isim]
Özsel olma durumu
-
[isim]
Özsel olma durumu
- SÖZCÜLÜK
-
-
[isim]
Sözcü olma durumu
- "Bana sözcülük etmişsiniz, onun elçisine karşı benim elçim olmuşsunuz."
-
[isim]
Sözcü olma durumu
- KÖZLEMEK
-
-
[-i]
Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek
-
[-i]
Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek
- ALTINÖZÜ
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- ÖZÜMSEME
-
-
[isim]
Özümsemek işi; içselleştirme, özümleme
- "Okumak ile ilgili olan her şey bir bütündür, bu bütünlülüğün adı ise özümsemedir."
-
[isim]
Özümsemek işi; içselleştirme, özümleme
- ÖKÜZGÖZÜ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi; mastı çiçeği, arnika (Arnica montana)
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi; mastı çiçeği, arnika (Arnica montana)
- SÖZLÜKÇE
-
-
[isim]
Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
-
[isim]
Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
- TÖZCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
-
Ruhun bir töz olduğunu kabul eden öğreti
-
[isim, felsefe]
Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
- BUZÇÖZER
-
-
[isim]
Buzu çözen, donmayı önleyen alet
-
[isim]
Buzu çözen, donmayı önleyen alet
- GÖZETMEN
-
-
[isim, eğitim]
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse; gözcü
-
[sinema, televizyon]
Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse
-
[isim, eğitim]
Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse; gözcü
- ÇÖZDÜRME
-
-
[isim]
Çözdürmek işi
-
[isim]
Çözdürmek işi
- GÖZLETME
-
-
[isim]
Gözletmek işi
-
[isim]
Gözletmek işi
- GÖZETMEK
-
-
[-i]
Korumak, bakmak, özen göstermek; himaye etmek
- "Büyük kardeşler küçükleri gözetir."
-
Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak; kovmak
-
[nesnesiz]
Kollamak, beklemek
- "Fırsat gözetmek. Uygun bir zamanı gözetmek."
-
Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak
-
Bakınız kayırmak
-
[-i]
Korumak, bakmak, özen göstermek; himaye etmek
- SÖZCELEM
-
-
[isim, dil bilimi]
Sözcelerin belli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirilmesi
-
[isim, dil bilimi]
Sözcelerin belli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirilmesi
- GÖZCÜLÜK
-
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir."
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- SÖZCÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Sözcüğü olan
-
[sıfat]
Sözcüğü olan
- ÖZVERİLİ
-
-
[sıfat]
Özveri ile davranan, özverisi olan; özveren, fedakâr
- "Bugün yaşıyorsam ben de hayatımı o doktorun özverili çalışmasına borçluyum."
-
[sıfat]
Özveri ile davranan, özverisi olan; özveren, fedakâr
- SÖZLÜLÜK
-
-
[isim]
Sözlü olma durumu
-
[isim]
Sözlü olma durumu