İçinde öz olan 8 harfli 67 kelime var. İçerisinde ÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öz olan kelimeler listesine ya da sonu öz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖZLÜKÇÜ

  1. [isim] Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
  2. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse; optikçi
  3. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri; optik, optikçi
GÖZLÜKLÜ

  1. [sıfat] Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
    • "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı." (Yusuf Atılgan)
ÖZSELLİK

  1. [isim] Özsel olma durumu
SÖZCÜLÜK

  1. [isim] Sözcü olma durumu
    • "Bana sözcülük etmişsiniz, onun elçisine karşı benim elçim olmuşsunuz." (Turan Oflazoğlu)
KÖZLEMEK

  1. [-i] Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek
ALTINÖZÜ

  1. [isim] Hatay iline bağlı ilçelerden biri
ÖZÜMSEME

  1. [isim] Özümsemek işi; içselleştirme, özümleme
    • "Okumak ile ilgili olan her şey bir bütündür, bu bütünlülüğün adı ise özümsemedir." (Ömer Faruk Reca)
ÖKÜZGÖZÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Birleşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi; mastı çiçeği, arnika (Arnica montana)
SÖZLÜKÇE

  1. [isim] Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
TÖZCÜLÜK

  1. [isim, felsefe] Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
  2. Ruhun bir töz olduğunu kabul eden öğreti
BUZÇÖZER

  1. [isim] Buzu çözen, donmayı önleyen alet
GÖZETMEN

  1. [isim, eğitim] Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse; gözcü
  2. [sinema, televizyon] Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse
ÇÖZDÜRME

  1. [isim] Çözdürmek işi
GÖZLETME

  1. [isim] Gözletmek işi
GÖZETMEK

  1. [-i] Korumak, bakmak, özen göstermek; himaye etmek
    • "Büyük kardeşler küçükleri gözetir."
  2. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak; kovmak
  3. [nesnesiz] Kollamak, beklemek
    • "Fırsat gözetmek. Uygun bir zamanı gözetmek."
  4. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak
  5. Bakınız kayırmak
SÖZCELEM

  1. [isim, dil bilimi] Sözcelerin belli bir bağlam ve durum içinde gerçekleştirilmesi
GÖZCÜLÜK

  1. [isim] Gözcünün yaptığı iş
    • "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
SÖZCÜKLÜ

  1. [sıfat] Sözcüğü olan
ÖZVERİLİ

  1. [sıfat] Özveri ile davranan, özverisi olan; özveren, fedakâr
    • "Bugün yaşıyorsam ben de hayatımı o doktorun özverili çalışmasına borçluyum." (Necati Cumalı)
SÖZLÜLÜK

  1. [isim] Sözlü olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü