İçinde ör olan 8 harfli 125 kelime var. İçerisinde ÖR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ör olan kelimeler listesine ya da sonu ör ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜNGÖREN

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
BÖRTÜLME

  1. [isim] Börtülmek işi
VİBRATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca vibrateur

  1. [isim] Titreşim yaratan araç
NANKÖRCE

  1. [sıfat] Nanköre yakışır
  2. [zarf] Nankör bir biçimde; nankörcesine
    • "Sen, tabiatın sana mevut olan saadetini nankörce tepiyorsun!" (Mahmut Yesari)
GÖRÜNMEZ

  1. [sıfat] Görünmeyen, beklenmeyen
DÖRDÜNCÜ

  1. [sıfat] Dört sayısının sıra sıfatı, sırada üçüncüden sonra gelen
DEDEKTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca détecteur

  1. [isim] Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya, tanımaya yarayan cihaz; algılayıcı, algıç, bulucu
    • "Gitti bir çuval para sayarak bir dedektör aldı." (Çetin Yiğenoğlu)
GÖRÜŞSÜZ

  1. [sıfat] Görüşü olmayan
ÖRNEKLİK

  1. [sıfat] Örnek olarak ayrılmış bulunan; numunelik
    • "Dolap arkalarındaki örneklik bulgur kâğıtlarının arasında fareler yavrulamıştı." (Ercüment Ekrem Talu)
ENJEKTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca injecteur

  1. [isim, tıp] Silindir ve pistondan oluşan ve ucuna iğne takılabilen, sıvı maddeleri vermek veya çekmek için kullanılan tıbbi araç; şırınga
    • "Bülent bir pensle enjektörü alıp pamuğun üstüne bırakır." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bir sıvıyı basınçla herhangi bir yere vermekte kullanılan aygıt
ÖNGÖRMEK

  1. [-i] Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
    • "Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu." (Attilâ İlhan)
KÖRLETME

  1. [isim] Körletmek işi
KÖRELTME

  1. [isim] Köreltmek işi
TERÖRİZM

Kelime Kökeni: Fransızca terrorisme

  1. [isim] Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana veya mala kıyacak davranışlarda bulunma; yıldırıcılık, yıldırmacılık, terörcülük, tedhişçilik
KREDİTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca créditeur

  1. [isim, ekonomi] Bakınız krediaçan
BÖREKLİK

  1. [sıfat] Börek yapmaya elverişli olan, börek için ayrılmış olan
    • "Un olarak bir kilo beyaz böreklik un kullanıyoruz." (Artun Ünsal)
ÖRNEKLEM

  1. [isim, toplum bilimi] Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup
DÖRDERLİ

  1. [sıfat] Dörder dörder sıralanmış
  2. Her biri dört birimden oluşan
GÖRÜŞTAŞ

  1. [isim] Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
PÖRSÜMEK

  1. [nesnesiz] Gevşeyip sarkmak; porsumak
    • "Rutubetten gevşeyerek, pörsüyerek saçaklanmış, parmakla dokunulsa sökülecek hâle gelmişti." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü