İçinde ök olan 8 harfli 44 kelime var. İçerisinde ÖK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ök olan kelimeler listesine ya da sonu ök ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek
- "Ben kışın kar yağarken bile kova kova soğuk su dökünürüm."
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek
- ÖKSÜRTME
-
-
[isim]
Öksürtmek işi
-
[isim]
Öksürtmek işi
- TÖKEZMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız tökezlemek
- "Ceylan birden tökezdi, toz kalktı yerden."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız tökezlemek
- KÖKLEMEK
-
-
[-i]
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak; kökertmek
-
Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak
-
Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek
-
[mecaz]
Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak
- "Onunla dalga geçer gibi arabanın motorundan ses çıkarttırdıktan sonra gazı kökledim."
-
[argo]
Cinsel ilişkide erkeklik organını kadının cinsel organına bütünüyle sokmak
-
[-i]
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak; kökertmek
- ÇÖKÜKLÜK
-
-
[isim]
Çökük olma durumu
- "… gözlerinin altındaki çöküklük, ağzının iki yanındaki çizgiler ayrımsanarak iç burkuyordu."
-
[isim]
Çökük olma durumu
- KÖKENSİZ
-
-
[sıfat]
Kökeni olmayan
-
[sıfat]
Kökeni olmayan
- GÖKSOĞAN
- ...
- KÖKLEŞME
-
-
[isim]
Kökleşmek işi
-
[isim]
Kökleşmek işi
- KÖKTENCİ
-
-
[sıfat]
Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan; radikal
-
[sıfat]
Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan; radikal
- ÇÖKÜŞMEK
-
-
[-e]
Birlikte çökmek
- "Bolu Dağı Tüneli, hem geliş hem de gidiş istikametinde iki ayrı noktada çöküştü."
-
Bir şeyin başına çöküp toplanmak
- "Leş kargaları koskoca Osmanlı milletinin başına çöküşmüşler…"
-
[-e]
Birlikte çökmek
- ÇÖKELMEK
-
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- "Sanırsınız ki bütün kırlara, dağlara, bayırlara gümüş renginde bir galvano vurulmuş, toprağa nur yığarak çökelmiş..."
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- KÖKENSEL
-
-
[sıfat]
Kökenle ilgili olan
-
[sıfat]
Kökenle ilgili olan
- GÖKÇEADA
-
-
[isim]
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
- DÖKÜKLÜK
-
-
[isim]
Dökük olma durumu
-
[isim]
Dökük olma durumu
- DÖKÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- "Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanoda"
-
Yaprak, saç, diş, sıva bağlı bulunduğu yerden veya organdan kopup düşmek
-
Kumaş dökümlü olmak
-
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
-
[-e]
Bir yere düşmek
- "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik."
-
Çıkmak, ortaya konulmak
- "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu."
-
Bir şey kaplamak, yayılmak
- "Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor."
-
[-e]
Salınmak, serbest bırakılmak
- "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı."
-
[-e, mecaz]
Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
- "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü."
-
[mecaz]
Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
- "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek."
-
[mecaz]
Çok yorgun, hasta olmak
- "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler."
-
[coğrafya]
Akarsular, göl veya denize akmak
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- GÖKÇEBEY
-
-
[isim]
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
- KIZILKÖK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kökboyası
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kökboyası
- KÖKLENME
-
-
[isim]
Köklenmek işi
-
[isim]
Köklenmek işi
- KÖKLENİŞ
-
-
[isim]
Köklenmek işi
-
[isim]
Köklenmek işi
- ÇÖKELTME
-
-
[isim]
Çökeltmek işi
-
[isim]
Çökeltmek işi