İçinde çi olan 8 harfli 174 kelime var. İçerisinde Çİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çi olan kelimeler listesine ya da sonu çi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

Ç İ

2 Harfli Kelimeler

İÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BENLİKÇİ

  1. [sıfat] Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden
    • "Görülüyor ki Yunus’un terk edilmesini öğütlediği dünya insanları aldatan, benci, benlikçi yapan, gerçeğe ulaştırmayan dünyadır..." (Abdülbaki Gölpınarlı)
  2. [felsefe] Benlikçilik yanlısı olan
KEÇİÖREN

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
GEÇİŞSİZ

  1. [sıfat, dil bilgisi] Nesne almayan (fiil); lazım: gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, barışmak vb
ÇİKOLATA

Kelime Kökeni: İtalyanca cioccolata

  1. [isim] Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek
    • "Doğa, tartışmanın süreceğini fark edince çikolata parçalarını kâğıdın içerisine tekrar yerleştirerek gelişigüzel katladı." (Ülker Kurtcan)
KİREÇÇİL

  1. [sıfat, bitki bilimi] Kireçli topraktan hoşlanan, kireçli toprakta yetişen (bitki), kireçyeren karşıtı
    • "Yonca kireççil bitkilerdendir."
SEÇİMLİK

  1. [sıfat] İsteğe bağlı, seçmeli olan; ihtiyari
BRİKETÇİ

  1. [isim] Briket yapan veya satan kimse
ÇİRİŞSİZ

  1. [sıfat] Çiriş sürülmemiş olan
  2. İçerisine çiriş katılmamış olan
    • "… sonradan kolayca çözülebilmesi için hafif ve çirişsiz nişastadan yapılmış bir muhallebi ile yapıştırılır." (Gülbün Mesara)
KADEHÇİK

  1. [isim, bitki bilimi] Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum
    • "Palamut meşesinin kadehçiklerinde çok miktarda tanen vardır."
ÇERÇİLİK

  1. [isim] Çerçinin yaptığı iş
İYİLİKÇİ

  1. [sıfat] Herkesin iyiliğini isteyen, herkese iyilik etmesini seven
TEKNİKÇİ

  1. [isim] Bir işin bilim yönünden çok, uygulama ve pratik yönü ile uğraşan kimse; teknik adam, teknisyen, tekniker
  2. [sinema, televizyon] Film yapımının herhangi bir teknik kolunda çalışan usta işçi
NAÇİZLİK

  1. [isim] Naçiz olma durumu
GEÇİRMEK

  1. [-i] Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
  2. [-e] Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
    • "Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu'nun karşı kıyısına geçirdi." (Kemal Bilbaşar)
  3. [-e, -i] Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
    • "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."
  4. [-e, -i] Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
    • "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi." (Refik Halit Karay)
  5. [-e, -i] Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
    • "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  6. [-e, -i] Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
    • "Arkadaşımı geçirmeye gittim."
  7. [-i, -de] Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
    • "Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  8. [-e, nesnesiz] Giymek, giyinmek
    • "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. [-den] Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
    • "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."
  10. [-i, -den] Herhangi bir durumu yaşamış olmak
    • "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi." (Necati Cumalı)
  11. Etmek, yapmak
  12. [-e, -i] Hastalık bulaştırmak
    • "Nezleyi bana geçirdin."
  13. Zaman harcamak
    • "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."
  14. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak
  15. [-e] Bakınız vurmak
  16. [mecaz] Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak
  17. [-e, argo] Birine kötü söz söylemek
ÇİĞLEŞME

  1. [isim] Çiğleşmek işi
BAŞBEKÇİ

  1. [isim, eskimiş] Bekçilik görevini yürüten en kıdemli ve yetkili bekçi
İÇİRİLME

  1. [isim] İçirilmek işi
GIYBETÇİ

  1. [isim] Bakınız dedikoducu
ÇİFTESİZ

  1. [sıfat] Çiftesi bulunmayan
    • "O günden sonra Hasan’ı omzu çiftesiz gören olmadı." (Cengiz Tuncer)
  2. Çifte atmayan
ÇİFTLEME

  1. [isim] Çiftlemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü