İçinde ÜST olan 8 harfli 43 kelime var. İçerisinde ÜST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ÜST olan kelimeler listesine ya da Sonu ÜST ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

S T Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

SÜT, ÜST

2 Harfli Kelimeler

ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜSTADANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Üstatça
    • "Gayet muntazam ve üstadane bir takip planı yapmıştım." (Reşat Nuri Güntekin)

MÜSTECİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kira karşılığında bir yeri tutan kimse, kiracı

SIRTÜSTÜ

  1. [zarf] Sırtı yerde olmak üzere
    • "İkide bir kendini sırtüstü saman dalgalarının içine atarak yüzme taklidi yapıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Sırtüstü yatıp gözlerinizi kara bir bezle bağlayın." (Haldun Taner)

MÜSTEBİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zorba
    • "Müstebit bir hükümdar."

ÜSTÜVANİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Silindir biçiminde olan

MÜSTESNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı, şaz
  2. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan
    • "Kendisi bu resimlerin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Kural dışı
  4. [zarf] Dışındaki, ayrı tutularak, hariç
    • "Bir iki gazete müstesna, bütün İstanbul basını da Serbest Fıkra taraflısı idi." (Falih Rıfkı Atay)

ENDÜSTRİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanayi
    • "Roman, basın endüstrisinin tüketime sürdüğü bir mal niteliğindedir." (Necati Cumalı)

ÜSTENMEK

  1. [-i] Bir iş yapmayı üstüne almak, taahhüt etmek

ÜSTÜVANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Silindir
    • "Heybeden yapılmış partal yelekli, şahmerdan makinesinin üstüvanesine sarılmış demir telin ucuna geçti." (Sait Faik Abasıyanık)

AYAKÜSTÜ

  1. [zarf] Oturmadan, ayakta durarak
    • "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri
  3. [isim] Hazır yemek

MÜSTEBAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olacağı sanılmayan, uzak görülen

MÜSTAKİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Doğru, doğruluktan şaşmayan
  2. Doğrulu

ÜSTÇAVUŞ

  1. [isim] Orduda astsubaylığın ikinci aşaması olan, çavuşla başçavuş arasındaki görevli

MÜSTAKİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız
    • "Müstakil ev."
  2. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan
    • "Daireye on yıl, yirmi yıl sonra girenlerin her biri başköşelere kurulsun, müstakil oda sahipleri olsun ve hatta sana emirler versin..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MÜSTEZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü

MÜSTAKAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İstikrar bulmuş, durulmuş
  2. [isim] Karar kılınan, yerleşilen yer

ÖĞLEÜSTÜ

  1. [zarf] Öğleye yakın zamanda, öğleüzeri
    • "Öğleüstü güreş başladı." (Memduh Şevket Esendal)

MASAÜSTÜ

  1. [isim] Bilgisayar açıldığında klasör, program vb. simgeler ile genel görüntülerin yer aldığı çalışma ortamı

ÜSTLENİM

  1. [isim] Üstlenme işi

MÜSTEHAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hoşa giden, sevilen, beğenilen
  2. [isim] Dinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü