Sonunda i olan 4 harfli 240 kelime var. İ harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde i harfi olan kelimeler listesine ya da başında i harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FİJİ
- ...
- PİLİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kumaş, kâğıt vb.nde bir bölümün öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım, kırma
- "Gayet ince pililer külahın tepesinde birleşiyordu." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Kumaş, kâğıt vb.nde bir bölümün öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım, kırma
- SUNİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yapma, yapay, takma
-
Yapmacık, eğreti
-
[sıfat]
Yapma, yapay, takma
- HUNİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç
-
Ağızlık
-
[isim]
Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç
- SEVİ
-
-
[isim]
Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk
- "Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için." (Yunus Emre)
-
[isim]
Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk
- İTKİ
-
-
[isim]
Tepi
- "Bilinçdışı özgürlüğünün itkisiyle en sonunda âşık olmuştur." (Selim İleri)
-
[isim]
Tepi
- CEDİ
- ...
- NELİ
- ...
- DAĞİ
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Dağlık bölgelerde söylenen türkülerin makamı
-
[isim]
Dağlık bölgelerde söylenen türkülerin makamı
- HAFİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gizli, saklı
-
[sıfat]
Gizli, saklı
- HURİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cennette yaşadığına inanılan kız
- "Aydan arıdır yüzleri / Misk amberdir sözleri / Cennette huri kızları." (Yunus Emre)
-
[isim]
Cennette yaşadığına inanılan kız
- YANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[bağlaç]
"Demek, şu demek ki" anlamlarında bir söz
- "Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor." (Tarık Buğra)
-
[zarf]
"Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz
- "Tesadüf ama bu kadar olur yani." (Haldun Taner)
-
[bağlaç]
"Demek, şu demek ki" anlamlarında bir söz
- ITRİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Itırlı, kokulu
-
[sıfat]
Itırlı, kokulu
- NESİ
-
-
[zamir]
Akrabası mı, yakını mı?
- "Ali, Ahmet'in nesidir?"
- "Hem nesi var yahu, akça pakça kız." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Eşkıyalar yolun gerisini de tutmuşlardı. Can maldan tatlı. Herkes nesi var nesi yok efenin önüne döktü." (Ömer Seyfettin)
-
Hangi yönü, hangi tarafı?
- "Bunun nesi iyi?" (Haldun Taner)
- "Cemal'in nesi var? - Nezle olmuş."
-
[zamir]
Akrabası mı, yakını mı?
- SİNİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi
- "Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti." (Ahmet Haşim)
-
[isim]
Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi
- DAHİ
-
-
[bağlaç]
Da, de
- "Ben dahi gideceğim."
-
Bile
- "Artık gelse dahi beni bulamaz."
-
[bağlaç]
Da, de
- BARİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde, öyleyse
- "Hepsini at bir yana / Bari o günlerin bana / Şiirini söyle tatlı su." (Mustafa Seyit Sutüven)
-
[ünlem]
Keşke
- "Bari bir tatlı dili olsa..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde, öyleyse
- FECİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Acıklı, çok acıklı, yürekler acısı, trajik
- "İkimiz de feci bir akıbete doğru yuvarlanıyoruz." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Acıklı, çok acıklı, yürekler acısı, trajik
- SAHİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Gerçekten, gerçek olarak
- "Sahi dedikleri kadar güzelmiş! Siz onu görmediniz mi sahi!"
-
[zarf]
Gerçekten, gerçek olarak
- TABİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bağımlı
- "Sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu." (Peyami Safa)
- "Kooperatifler, devletin her türlü kontrol ve denetimine tabi olup siyasetle uğraşmaz..." (Anayasa)
-
[sıfat]
Bağımlı