Başında i olan 7 harfli 408 kelime var. İ harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde i harfi olan kelimeler listesine ya da sonu i harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında i bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İRTİDAT
- ...
- İŞLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
-
[nsz]
İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak
- "Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-e]
İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek
- "O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
-
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak
-
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
-
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
- "Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-den]
İşlek, etkin durumda olmak
- "Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
-
[nsz]
Yara, kapanmamak
-
[nsz]
Gidip gelmek
- "Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi." (Sermet Muhtar Alus)
-
Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
- "Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum." (Erhan Bener)
-
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
- İSPANYA
-
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
- İSTEŞME
-
-
[isim]
İsteşmek işi veya durumu
-
[isim]
İsteşmek işi veya durumu
- İZOHİPS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eş yükselti
-
[isim]
Eş yükselti
- İHTİYAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gereksinim
- "Oyun, çocuklar için bir ihtiyaçtır."
- "Benim kendi hesabıma radyoya hiç ihtiyacım olmadı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Güçlü istek
- "Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim." (Refik Halit Karay)
-
Yoksulluk, yokluk
- "İhtiyaç adamcağızın belini büktü."
-
[isim]
Gereksinim
- İŞETMEK
-
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak
- İNEBOLU
- ...
- İRADİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İstenççilik
-
[isim]
İstenççilik
- İZİNSİZ
-
-
[sıfat]
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
- "Hemen her cumartesi, ya izinsiz kalıyorsun ya arkadaş toplantısına gidiyorsun." (Erhan Bener)
-
[isim]
Bu cezanın adı
- "Ben izinsizden daha az korkardım; çünkü onun karşılığı sekiz aferindir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[zarf]
İzin almadan
- "İzinsiz dışarı çıkılmaz."
-
[sıfat]
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
- İÇLİLİK
-
-
[isim]
Duygulu olma durumu, duygululuk
- "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini, her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Duygulu olma durumu, duygululuk
- İMZASIZ
-
-
[sıfat]
İmza edilmemiş
-
[nsz]
Yazanı belirtilmemiş
- "İmzasız mektupların işe yaradığını görerek işi azıtacak diye çekindi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
İmza edilmemiş
- İNTİHAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aşırma
-
[isim]
Aşırma
- İKİLEME
-
-
[isim]
İkilemek işi
-
Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi
-
[isim]
İkilemek işi
- İLETKEN
-
-
[sıfat]
Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
-
Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey)
-
[sıfat]
Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
- İŞİTSEL
-
-
[sıfat]
İşitimle ilgili
-
[sıfat]
İşitimle ilgili
- İŞLEYİŞ
-
-
[isim]
İşleme işi veya biçimi
-
[isim]
İşleme işi veya biçimi
- İŞİTMEK
-
-
[-i]
Kulakla algılamak, duymak
- "Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Haber almak
-
[nsz]
Kendisine söylenilmek
- "Gayet sert bir adam olan hesap hocasından boyuna azar işitiyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[-i]
Kulakla algılamak, duymak
- İSKEMLE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Arkalıksız sandalye
- "İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum." (Çetin Altan)
-
Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa
-
Sandalye
- "Verilen iskemleleri, ısmarlanmak istenen kahveleri reddetti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Arkalıksız sandalye
- İDARECİ
-
-
[isim]
Yönetici
-
[sıfat]
İdare eden, hoşgörülü
-
[sıfat]
Becerikli, tutumlu
-
[isim]
Yönetici