Sonunda hat olan 31 kelime var. HAT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde hat olan kelimeler listesine ya da başında hat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

İDAREİMASLAHAT

9 Harfli Kelimeler

İSTİRAHAT, PÜRSIHHAT

8 Harfli Kelimeler

HÜSNÜHAT, MASLAHAT, MEŞRUHAT, TEMBİHAT

7 Harfli Kelimeler

CERAHAT, FESAHAT, FÜTUHAT, ISLAHAT, İÇTİHAT, İTTİHAT, KABAHAT, MEŞİHAT, NASİHAT, SAFAHAT, SARAHAT, SEFAHAT, SEMAHAT, SEYAHAT

6 Harfli Kelimeler

HEYHAT, İZAHAT, MÜNHAT, SERHAT, SIHHAT

5 Harfli Kelimeler

CİHAT, MUHAT, RAHAT

4 Harfli Kelimeler

CHAT

3 Harfli Kelimeler

HAT


Kelime bulma makinesi

A H T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAT

2 Harfli Kelimeler

AH, AT, HA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İDAREİMASLAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi, gerektiği gibi değil de günün şartlarına göre yapma
  2. İşi oluruna bırakma

PÜRSIHHAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sıhhatli, sağlıklı

İSTİRAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dinlenme, rahat etme
    • "Askerimiz şu beklemeyi bir istirahat sayıyor." (Ömer Seyfettin)

MASLAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İş, önemli iş, mesele
  2. Erkeklik organı

HÜSNÜHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güzel yazı sanatı

TEMBİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tembihler, uyarılar
    • "Her türlü istirahatiniz temin edilsin diye de bu ağalara tembihatta bulundu." (Tarık Buğra)

MEŞRUHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir maddenin açıklanması için yazılanlar, açıklamalar

SAFAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evreler, safhalar

SEMAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cömertlik

FESAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlatışta düzgünlük ve açıklıkla birlikte amaca uygunluk
    • "Edebî lisanı o zamanki fesahatine ve tabiatına göre güzelleştirdiler." (Yahya Kemal Beyatlı)

MEŞİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şeyhlik
  2. Şeyhülislamın makamı, şeyhülislamlık

İTTİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birleşme, birlik kurma, bir olma

SARAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belginlik

SEFAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık
    • "Bir memlekette zenginlik başlar da bir parça eğlence ve sefahat da başlamaz olur mu?" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Eğlence
    • "Geliri, istese veyahut karakteri uygun olsa, değil rahat yaşamaya, sefahat hayatı sürmeye müsaitti." (Halide Edip Adıvar)

ISLAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, düzeltme veya iyileştirme, reform
    • "Kadıncağıza paşadan kalan aylık her yeni devlet ıslahatında kırılıp küçülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

CERAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İrin
  2. Yara

FÜTUHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zaferler, fetihler

İÇTİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç
  2. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış
    • "Benim içtihadım öyledir."

NASİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öğüt
    • "Nasihatleri sonuna kadar dinler ve bitince hiç sesini çıkarmaz." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Dinle sana bir nasihat edeyim / Hatırdan gönülden geçici olma." (Karacaoğlan)
    • "Ayrılırlarken anası, Ayşe'ye son bir nasihat verdi." (Necati Cumalı)

KABAHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
    • "Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür." (Peyami Safa)
    • "O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Bu işte kabahati sobaya yüklemek lazım geliyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü