Başında hale olan 19 kelime var. Hale ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hale olan kelimeler listesine ya da sonu hale ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında hale bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

HALELENDİRMEK

12 Harfli Kelimeler

HALELENDİRME, HALETİRUHİYE

10 Harfli Kelimeler

HALEDİLMEK, HALELENMEK

9 Harfli Kelimeler

HALEDİLME, HALELENME, HALETİNEZ

8 Harfli Kelimeler

HALELDAR, HALETMEK

7 Harfli Kelimeler

HALECAN, HALETME

6 Harfli Kelimeler

HALEBİ, HALELİ

5 Harfli Kelimeler

HALEF, HALEL, HALEN, HALET

4 Harfli Kelimeler

HALE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hale Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E H L

4 Harfli Kelimeler

HALE, HELA

3 Harfli Kelimeler

ELA, HAL, LEH

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, EH, EL, HA, HE, LA, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HALELENDİRMEK

  1. [-i] Bir yer veya şeyin üstünde ışık halkası oluşturmak; halkalandırmak
HALELENDİRME

  1. [isim] Halelendirmek işi; halkalandırma
HALETİRUHİYE

Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + rūḥiyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ruhsal durum
    • "İnsanlara sürünmemek için bir cüzzamlı hâletiruhiyesiyle çekingendi." (Sait Faik Abasıyanık)
HALEDİLMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫal´ + Türkçe edilmek

  1. [nesnesiz] Tahttan indirilmek
    • "Haledilmiş hükümdarlar gibi kendisine sadık kalan tek hizmetçisiyle yaşamaya başladı." (Orhan Seyfi Orhon)
HALELENMEK

  1. [nesnesiz] Ay'ın çevresinde ışık halkası oluşmak; ağıllanmak
HALETİNEZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + nezʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız nez hâli
HALELENME

  1. [isim] Halelenmek işi
HALEDİLME

  1. [isim] Haledilmek işi
HALETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫalʿ + Türkçe etmek

  1. [-i] Tahttan indirmek
HALELDAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫalel + Farsça -dār

  1. [sıfat] Bozulmuş, bozuk
HALECAN

Kelime Kökeni: Arapça ḫalecān

  1. [isim] Bakınız kalp çarpıntısı
    • "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları halecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi." (Ahmet Midhat Efendi)
HALETME

  1. [isim] Haletmek işi
HALELİ

  1. [sıfat] Halesi olan
HALEBİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥalebī

  1. [isim, eskimiş] Genellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi
HALEN

Kelime Kökeni: Arapça ḥālen

  1. [zarf] İçinde bulunduğumuz zamanda
  2. Bakınız hâlâ
HALEL

Kelime Kökeni: Arapça ḫalel

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bozukluk
HALEF

Kelime Kökeni: Arapça ḫalef

  1. [isim] Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse; arda, ardıl, selef karşıtı
HALET

Kelime Kökeni: Arapça ḥālet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız durum
    • "Huşu içinde, başları önlerine eğik olarak oturmaları hep ölümden sonraki ve dirilişten evvelki hâlete işarettir." (Asaf Halet Çelebi)
HALE

Kelime Kökeni: Arapça hāle

  1. [isim] Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker; ayla, ayevi, ağıl (II)
    • "Üstünde gençliğin, masumiyetin, saadetin verdiği bir hale vardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü