Başında habe olan 17 kelime var. HABE ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde habe olan kelimeler listesine ya da sonu habe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

HABERLEŞİLMEK

12 Harfli Kelimeler

HABERLEŞİLME

11 Harfli Kelimeler

HABERDARLIK, HABERLEŞMEK, HABERSİZLİK

10 Harfli Kelimeler

HABERCİLİK, HABERLEŞME, HABERLİLİK, HABERSİZCE

8 Harfli Kelimeler

HABERDAR, HABERLİK, HABERSİZ

7 Harfli Kelimeler

HABERCİ, HABERLİ

6 Harfli Kelimeler

HABEŞİ

5 Harfli Kelimeler

HABER, HABEŞ


Kelime bulma makinesi

A B E H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

HEBA

3 Harfli Kelimeler

ABE, HAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AH, BE, EH, HA, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HABERLEŞİLMEK

  1. [-le] Haberleşme işi yapılmak

HABERLEŞİLME

  1. [isim] Haberleşilmek işi

HABERLEŞMEK

  1. [nsz] Karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek

HABERDARLIK

  1. [isim] Haberdar olma durumu

HABERSİZLİK

  1. [isim] Haber alamama durumu

HABERCİLİK

  1. [isim] Bir haberi usulünce hazırlama ve yayın organlarında yayımlama işi

HABERLİLİK

  1. [isim] Haberli olma durumu

HABERSİZCE

  1. [zarf] Haber vermeden, haberi olmadan, habersiz, gizlice

HABERLEŞME

  1. [isim] İletişim
  2. Yazışma

HABERSİZ

  1. [sıfat] Haberi olmayan, haber almamış, hiçbir bilgisi olmayan
    • "Yolcular, içimdeki mahşerden habersiz, yanımdan geçip gidiyorlardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [zarf] Haber vermeden, habersizce
    • "Habersiz geliverdiler."

HABERDAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Haberli, bilgili
    • "Olup bitenden haberdardır."
    • "Kararımızdan Nedret'in arkadaşlarını da haberdar etmeliyiz." (Mahmut Yesari)
    • "İbrahim Hocamın da işten haberdar olduğunu iddia edenler oldu." (Memduh Şevket Esendal)

HABERLİK

  1. [sıfat] Haber durumunda olan

HABERLİ

  1. [sıfat] Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan
    • "Haberli konuk."
    • "En yeni teknolojik bilgilerden haberli oluyorlar." (Tomris Uyar)
  2. [zarf] Haber vermiş veya almış olarak
    • "Biz oraya haberli gittik."

HABERCİ

  1. [isim] Haber getiren kimse, ulak
  2. Muhbir, ihbar eden kimse
    • "Kaçakçı kamyonları bazen, o da bir habercinin yardımı ile içeride yakalanmakta." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bir durumun, bir olayın belirtisi
    • "Bu bulutlar yağmurun habercisi olsa gerek."
  4. Karakulak

HABEŞİ
...
HABER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık
    • "Çırağın bir şeyden haberi yok." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Sizden haber almayalı bir seneden fazla oldu ." (Peyami Safa)
    • "Kayıkları olmayanlar mahalledeki en alışık oldukları kira sandallarına haber gönderirler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Bu haberi patlatacak olan gazete en az bir hafta gündemi belirlemiş olacak." (Ahmet Ümit)
  2. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi
    • "Televizyonda dünya haberlerini izledi."
    • "Günlerden beri artan iştahsızlık ve derin yorgunluk fena günlerin yaklaştığını haber vermiş olabilirdi." (Peyami Safa)
  3. Bilgi
    • "Sanattan haberi yok."
  4. Yüklem

HABEŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Derisinin rengi çok koyu esmer olan (kimse)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü