Başında arız olan 14 kelime var. Arız ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde arız olan kelimeler listesine ya da sonu arız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında arız bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ARIZALANABİLMEK, ARIZALANIVERMEK
ARIZALANABİLME, ARIZALANIVERME
ARIZALANMAK, ARIZASIZLIK
ARIZALANMA, ARIZALILIK
ARIZALIK, ARIZASIZ
ARIZALI
ARIZA, ARIZİ
ARIZ
Arız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ARIZ, RAZI, RIZA
3 Harfli Kelimeler
ARI, ARZ, AZI, IRA, IRZ, RAZ, ZAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AZ, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARIZALANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Arızalanma ihtimali bulunmak
-
[nesnesiz]
Arızalanma ihtimali bulunmak
- ARIZALANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak arıza yapmak
-
[nesnesiz]
Çabucak arıza yapmak
- ARIZALANIVERME
-
-
[isim]
Arızalanıvermek işi
-
[isim]
Arızalanıvermek işi
- ARIZALANABİLME
-
-
[isim]
Arızalanabilmek işi
-
[isim]
Arızalanabilmek işi
- ARIZASIZLIK
-
-
[isim]
Arızasız olma durumu
-
[isim]
Arızasız olma durumu
- ARIZALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Arıza yapmak, aksaklık göstermek; bozulmak
- "Dozer arızalandı, İzmir’e yolladık."
-
[nesnesiz]
Arıza yapmak, aksaklık göstermek; bozulmak
- ARIZALILIK
-
-
[isim]
Arızalı olma durumu
-
[isim]
Arızalı olma durumu
- ARIZALANMA
-
-
[isim]
Arızalanmak işi; bozulma
- "Arabanın sık sık arızalanması sonucu ikindiye doğru varmıştık Samsun’a."
-
[isim]
Arızalanmak işi; bozulma
- ARIZASIZ
-
-
[sıfat]
Arızası olmayan, aksamayan, bozulmadan işleyen
-
[eskimiş]
Bakınız engebesiz
-
[zarf, mecaz]
Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde
- "Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel, arızasız geçerken ne kıyametler koptu?"
-
[sıfat]
Arızası olmayan, aksamayan, bozulmadan işleyen
- ARIZALIK
-
-
[isim]
Bakınız engebelik
-
[isim]
Bakınız engebelik
- ARIZALI
-
-
[sıfat]
Arızası olan, aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)
- "Soğutma cihazı üç gündür arızalı ve odam yanıyor."
-
[eskimiş]
Bakınız engebeli
- "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."
-
[mecaz]
Sorunlu olan, sorun çıkaran, uyumsuzluk gösteren
- "Eniştemizin memuriyet hayatı büsbütün duraklayacağı yerde arızalı seyrine devam ediyorsa bu ancak babasının sayesinde oluyordu."
-
[argo]
Ruhsal bakımdan sıkıntılı, kurallara uymayıp toplumsal düzenin dışına çıkarak çevresini rahatsız eden (kimse)
-
[sıfat]
Arızası olan, aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)
- ARIZİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan olan, dıştan gelen
-
Bakınız geçici
- "Yoksa, arızi bir şeydir ihtiyarlık ve sonu gençliktir."
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan olan, dıştan gelen
- ARIZA
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża
-
[isim]
Bakınız aksaklık
-
Bakınız bozulma
- "Bana göre yola devama mâni bir arıza değildi."
-
[coğrafya]
Bakınız engebe
-
[müzik]
Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı
-
[sıfat, mecaz]
Uyumsuz, düzeni bozan, sıkıntı çıkaran (kişi)
-
[isim]
Bakınız aksaklık
- ARIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriż
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan ortaya çıkan
-
Bulaşmış, musallat olmuş
- "Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor."
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan ortaya çıkan