Başında ha olan 9 harfli 161 kelime var. Ha ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ha olan kelimeler listesine ya da sonu ha ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ha bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ha Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HARHARYAS
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Harharyasgillerden, boyu 2 metreyi bulan çok tehlikeli bir tür köpek balığı (Carcharhinus lamia)
-
[isim, hayvan bilimi]
Harharyasgillerden, boyu 2 metreyi bulan çok tehlikeli bir tür köpek balığı (Carcharhinus lamia)
- HAPİSHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız cezaevi
- "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı."
-
[isim]
Bakınız cezaevi
- HALSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız takatsizlik
- "Yalnız, yüzümün sarılığını, hâlsizliğimi babamdan nasıl saklayacağım?"
-
[isim]
Bakınız takatsizlik
- HAVARİLİK
-
-
[isim]
Havari olma durumu
-
[isim]
Havari olma durumu
- HARCANMAK
-
-
[nesnesiz]
Harcama işi yapılmak, harcama işine konu olmak
- "Bu işe çok para ve emek harcandı."
-
[nesnesiz]
Harcama işi yapılmak, harcama işine konu olmak
- HACCETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥacc + Türkçe etmek
-
[nesnesiz]
Müslümanlıkta hac zamanında Kâbe'yi ziyaret ve tavaf etmek
-
Hristiyanlıkta kutsal sayılan yerleri ziyaret etmek
-
[nesnesiz]
Müslümanlıkta hac zamanında Kâbe'yi ziyaret ve tavaf etmek
- HARMONYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca harmonium
-
[isim, müzik]
Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org; armonyum
-
[isim, müzik]
Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org; armonyum
- HAMURUMSU
-
-
[sıfat]
Bakınız hamursu
-
[sıfat]
Bakınız hamursu
- HAYRANLIK
-
-
[isim]
Hayran olma durumu
- "Sıcak bir ekmek gibi bölünebildiğini görünce artmış hayranlığımız."
-
[mecaz]
Tutku, aşırı istek
- "Gençliğin, hiç olmazsa gençliğin ruhundan bu mal, bu süs, bu lüks hayranlığını sökelim."
-
[isim]
Hayran olma durumu
- HAŞIRTILI
-
-
[sıfat]
Haşırtısı olan, haşırdayan
-
[sıfat]
Haşırtısı olan, haşırdayan
- HARDALSIZ
-
-
[sıfat]
Hardalı olmayan
-
[sıfat]
Hardalı olmayan
- HARİTALIK
-
-
[isim]
Haritaların saklandığı yer
-
[isim]
Haritaların saklandığı yer
- HAFİYELİK
-
-
[isim]
Hafiye olma durumu
- "Gene de hiçbir zaman daha ileri gidip gerçeği ortaya çıkarmaya çalışmadı, hafiyelik etmeye kalkmadı."
-
[isim]
Hafiye olma durumu
- HATIRAMSI
-
-
[sıfat]
Hatırayı andıran, hatıraya benzeyen, hatıra gibi
- "Hatıramsı ve hikâyemsi yazılarında güçlü tasvirler yaptığı, ayrıntılara ve inceliklere dikkat ettiği, süse, mecaza ve edebiyatçılığa önem vermediği görülür."
-
[sıfat]
Hatırayı andıran, hatıraya benzeyen, hatıra gibi
- HALKALAMA
-
-
[isim]
Halkalamak işi
-
[isim]
Halkalamak işi
- HAFİFSEME
-
-
[isim]
Hafifsemek işi; yeğnileme, yeğniseme, istihfaf
- "Turgut Uyar’ın şiirinde, insana karşı hafifseme, insani durumları küçümseme yoktur."
-
[isim]
Hafifsemek işi; yeğnileme, yeğniseme, istihfaf
- HASRETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız özlemsiz
-
[sıfat]
Bakınız özlemsiz
- HAPSETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Türkçe etmek
-
[-e, -i]
Bir suçluyu hapishaneye koymak
- "Bunu yapmak zor, köylüyü hapsetmek kolay..."
-
Bakınız kapamak
- "Kediyi odaya hapsetti."
-
Engellemek, sınırlamak
-
[-de, mecaz]
Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
- "Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti."
-
[-e, -i]
Bir suçluyu hapishaneye koymak
- HAZFETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaẕf + Türkçe etmek
-
[-i, eskimiş]
Ortadan kaldırmak
-
[-i, eskimiş]
Ortadan kaldırmak
- HARELENME
-
-
[isim]
Harelenmek işi; menevişlenme
-
[isim]
Harelenmek işi; menevişlenme