Başında ha olan 7 harfli 144 kelime var. Ha ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ha olan kelimeler listesine ya da sonu ha ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ha bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAYMANA
-
-
[isim]
Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
-
Tembel
-
[isim]
Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
- HARTAMA
-
-
[isim]
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
-
[isim]
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
- HALAÇÇA
- ...
- HAMURCU
-
-
[isim]
Fırında hamur yoğuran işçi, hamurkâr
-
[isim]
Fırında hamur yoğuran işçi, hamurkâr
- HACİZLİ
-
-
[sıfat]
Haciz altına alınmış, mahcuz
-
[sıfat]
Haciz altına alınmış, mahcuz
- HABERLİ
-
-
[sıfat]
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan
- "Haberli konuk."
- "En yeni teknolojik bilgilerden haberli oluyorlar." (Tomris Uyar)
-
[zarf]
Haber vermiş veya almış olarak
- "Biz oraya haberli gittik."
-
[sıfat]
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan
- HACIAĞA
-
-
[isim]
Gereksiz, yersiz para harcayan taşralı zengin
-
[isim]
Gereksiz, yersiz para harcayan taşralı zengin
- HALETME
-
-
[isim]
Haletmek işi veya biçimi
-
[isim]
Haletmek işi veya biçimi
- HATASIZ
-
-
[sıfat]
Hatası olmayan, yanlışlığı bulunmayan
- "Hatasız bir ödev."
-
[sıfat]
Hatası olmayan, yanlışlığı bulunmayan
- HAYIRLI
-
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- "Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi." (Ömer Seyfettin)
-
Uğurlu, iyi, güzel
- "Hayırlı bir işe yardımda bulunmuş oluyorsunuz." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- HAİNLİK
-
-
[isim]
Hain olma durumu veya haince davranış
- "Yürürken kadınları göremediğini, Ramazan'ın yeni bir hainliği olduğunu düşündü." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Hain olma durumu veya haince davranış
- HARİCEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Dıştan, dışarıdan
-
[zarf]
Dıştan, dışarıdan
- HAFTAYA
- ...
- HAZIRCI
-
-
[isim]
Hazır giysi satılan yer veya satan kimse
- "Arkalarında hazırcı mağazalarından alınmış pahalı elbiseler vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Emek harcamadan her şeyi hazır olarak elde etmek isteyen kimse
-
[isim]
Hazır giysi satılan yer veya satan kimse
- HAVADAN
-
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- "Havadan sözler."
- "Havadan sudan konuştuk bir süre." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Emeksiz, açıktan
- "Havadan para kazanıyor."
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- HATIRLI
-
-
[sıfat]
Hatırı sayılan, etkili, saygın
- "Çok hatırlı adammış belki sana yardımı dokunur." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Hatırı sayılan, etkili, saygın
- HALAYIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- HANBELİ
- ...
- HARARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıcaklık
- "Odanın harareti."
-
Susama, susuzluk
- "Çay, harareti giderir."
-
Coşkunluk, ateşlilik
- "Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı," (Peyami Safa)
-
[isim]
Sıcaklık
- HAKİKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas
- "Fakat ben başka bir şey yapacağım, bir şey ki bütün hakikatleri önüme serecek." (Refik Halit Karay)
-
Gerçeklik
- "Dünyanın döndüğü bir hakikattir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Gerçekten
- "Beni oyaladı lakin hakikat adamakıllı içerlemiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas