Başında ha olan 7 harfli 144 kelime var. Ha ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ha olan kelimeler listesine ya da sonu ha ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ha bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ha Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HABASET

Kelime Kökeni: Arapça ḫabās̱et

  1. [isim] Bakınız kötülük
  2. [eskimiş] Bakınız alçaklık
    • "Senin ne habasetlere kadir olduğunu ben bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)
HALETME

  1. [isim] Haletmek işi
HACIAĞA

  1. [isim, alay yollu] Gereksiz, yersiz para harcayan taşralı zengin
HAYBECİ

  1. [isim] İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse
HAYMANA

  1. [isim] Hayvanların serbestçe salındığı çayırlık
  2. [ağızlardan] Bakınız tembel
HAPLOİT

Kelime Kökeni: Fransızca haploïde

  1. [isim, biyoloji] Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı
HAYKIRI

  1. [isim] Bakınız haykırma
HAVLAMA

  1. [isim] Havlamak işi; ürüme
    • "Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu." (İhsan Oktay Anar)
HASIRCI

  1. [isim] Hasır ören veya satan kimse
HAVALIK

  1. [isim] Bir yerin sürekli olarak havalanmasını sağlayan bacamsı delik
HAMASET

Kelime Kökeni: Arapça ḥamāset

  1. [isim, eskimiş] Yiğitlik, kahramanlık, cesaret
    • "Bir hamaset destanı."
  2. Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım
HATAYLI

  1. [isim] Hatay ilinden olan kimse
HACİZLİ

  1. [sıfat, hukuk] Haciz altına alınmış; mahcuz
HARMONİ

Kelime Kökeni: Fransızca harmonie

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız uyum
  2. [müzik] Bakınız armoni
HARMANİ

  1. [isim] Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi; harmaniye
    • "İki zayıf el harmaniden çıktı, göğsünün üstünde çaprazvari kavuştu." (Halide Edip Adıvar)
HASATÇI

  1. [isim] Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse
HANÇERE

Kelime Kökeni: Arapça ḥancere

  1. [isim, anatomi] Bakınız gırtlak
    • "Kuvvetli bir aktör hançeresine malik olmak lazımdı." (Halit Fahri Ozansoy)
HASMANE

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣm + Farsça -āne

  1. [zarf] Bakınız düşmanca
HAYLAMA

  1. [isim] Haylamak işi
HADİSAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥādis̱āt

  1. [isim, eskimiş] Olaylar, hadiseler
    • "Hadisat şimdi burnunu da sürtmüş olduğundan ilk karısına karşı iyi davranıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü