Sonunda gi olan 39 kelime var. Gİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gi olan kelimeler listesine ya da başında gi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KIRMIZIÇİZGİ

10 Harfli Kelimeler

KAHVERENGİ

8 Harfli Kelimeler

BESLENGİ, HERHANGİ

7 Harfli Kelimeler

BELİRGİ, ÇEVİRGİ, NİRENGİ, YENİLGİ

6 Harfli Kelimeler

EDİLGİ, FRENGİ, ÜZENGİ

5 Harfli Kelimeler

BELGİ, BENGİ, BEZGİ, BİLGİ, BİNGİ, ÇELGİ, ÇENGİ, ÇİZGİ, DELGİ, DERGİ, DİNGİ, DİZGİ, GERGİ, GROGİ, HANGİ, SERGİ, SEVGİ, SEZGİ, SİLGİ, VERGİ, YENGİ, YERGİ, YEYGİ

4 Harfli Kelimeler

ERGİ, EZGİ, İLGİ, İVGİ, YOGİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRMIZIÇİZGİ

  1. [isim] Özellikle çam türü ağaçlarda görülen, uygunsuz koşullarda kurutulan ağacın çatlayan göze zarından giren mantarların yaptığı bir hastalık türü
KAHVERENGİ

  1. [isim] Kavrulmuş kahvenin rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Eski kahverengi ayakkabılarını sardırdı, parasını ödeyip çıktı." (Yusuf Atılgan)
HERHANGİ

  1. [sıfat] Özellikleri iyice bilinmeyen, iyice belli olmayan
BESLENGİ

  1. [isim] Bakınız besleme
    • "Sarı Sımayıl Yusuf Ağa'nın beslengisine öteden beri göz koymuş." (Nabizade Nâzım)
ÇEVİRGİ

  1. [isim] Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
NİRENGİ

Kelime Kökeni: Farsça nīrengī

  1. [isim] Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi
BELİRGİ
...
YENİLGİ

  1. [isim] Bir yarışmada kaybetme, yenilme; mağlubiyet
  2. [askerlik] Bakınız bozgun
  3. [mecaz] Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme
    • "Neden yenilgiyi kabul edip çekilmiyorsun?" (Mahmut Yesari)
EDİLGİ

  1. [isim, felsefe] Dışarıdan gelip bir şeyde belli bir değişiklik yapan iş veya bu işin sonucu; infial
ÜZENGİ

  1. [isim] Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
    • "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış." (Falih Rıfkı Atay)
FRENGİ

  1. [isim, tıp] Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık; yenirce, sifilis
    • "Baştan başa büyük bir faaliyet: Sıtma tedavisi, frengi tedavisi, sokak temizlemesi, öğretmenlik…" (Halide Edip Adıvar)
ÇİZGİ

  1. [isim] Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
    • "Bu kâğıda üç çizgi çekti." (Ömer Seyfettin)
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    • "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu posu bile değişmiyordu." (Oktay Rifat)
  3. Boya veya altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi; tahrir
  4. [matematik] Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim
    • "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."
  5. [mecaz] Belli başlı özellik
    • "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım." (Attilâ İlhan)
  6. [mecaz] Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır
    • "Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir." (Metin And)
  7. [mecaz] Herhangi bir konudaki görüş; eksen
    • "Ben de nerede olursam olayım ihtilalci çizgimi sürdüreceğim." (Müşerref Hekimoğlu)
VERGİ

  1. [isim] Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para
    • "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar." (Burhan Felek)
  2. [ağızlardan] Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı
  3. [mecaz] Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
SERGİ

  1. [isim] Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
    • "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
    • "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum." (Haldun Taner)
  3. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer
  4. Bakınız işporta
  5. [ağızlardan] Yaygı, kilim
DİNGİ

Kelime Kökeni: İngilizce dingy

  1. [isim, denizcilik] Bir çifte kürekli küçük savaş gemisi sandalı
SEZGİ

  1. [isim] Sezme yeteneği; sezi
    • "Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [felsefe] Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması
GERGİ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız perde
  2. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç
DELGİ

  1. [isim, teknik] Bakınız matkap
YERGİ

  1. [isim, edebiyat] Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz; hicviye, hiciv, satir
    • "Bize okuduğu yergilerde onun şahsına dokunur bir şey yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DİZGİ

  1. [isim] Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü