Sonunda gi olan 5 harfli 23 kelime var. Gİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gi olan kelimeler listesine ya da başında gi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GROGİ

Kelime Kökeni: İngilizce groggy

  1. [isim] Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör
  2. [sıfat] Sendelemiş olan
SEZGİ

  1. [isim] Sezme yeteneği; sezi
    • "Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [felsefe] Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması
ÇİZGİ

  1. [isim] Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
    • "Bu kâğıda üç çizgi çekti." (Ömer Seyfettin)
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    • "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu posu bile değişmiyordu." (Oktay Rifat)
  3. Boya veya altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi; tahrir
  4. [matematik] Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim
    • "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."
  5. [mecaz] Belli başlı özellik
    • "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım." (Attilâ İlhan)
  6. [mecaz] Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır
    • "Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir." (Metin And)
  7. [mecaz] Herhangi bir konudaki görüş; eksen
    • "Ben de nerede olursam olayım ihtilalci çizgimi sürdüreceğim." (Müşerref Hekimoğlu)
VERGİ

  1. [isim] Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para
    • "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar." (Burhan Felek)
  2. [ağızlardan] Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı
  3. [mecaz] Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
YEYGİ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yem
    • "Akşama doğru Gökbel'den kurtulmuşlardı ama yeygi işleri yine ters gitti." (Halikarnas Balıkçısı)
SEVGİ

  1. [isim] İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu; muhabbet
BELGİ

  1. [isim] Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik
  2. Bakınız şiar
DERGİ

  1. [isim] Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
BİLGİ

  1. [isim] İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü; bili, malumat
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek; haber, malumat, vukuf
    • "Babası önce ona Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti." (Halide Edip Adıvar)
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü; malumat, vukuf
  4. [felsefe] Duyu organları yoluyla algılama, hayal gücü ve bellek yardımıyla zihnin ilk olarak kavradığı temel düşünceler
  5. [bilişim] Verinin anlam kazanmış biçimi
YENGİ

  1. [isim] Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç; galibiyet, galebe, zafer
SİLGİ

  1. [isim] Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
    • "Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat." (Oktay Rifat)
  2. Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları
  3. [ağızlardan] Bakınız havlu
DELGİ

  1. [isim, teknik] Bakınız matkap
BEZGİ

  1. [isim] Bakınız süs
YERGİ

  1. [isim, edebiyat] Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz; hicviye, hiciv, satir
    • "Bize okuduğu yergilerde onun şahsına dokunur bir şey yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HANGİ

  1. [sıfat] İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı; ne (II)
    • "Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim" (Cahit Sıtkı Tarancı)
BİNGİ

  1. [isim, mimarlık] Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri
    • "Büyük tonoz binginin içerisinde altta küçük bir tonoz bingi daha bulunmaktadır." (Osman Nuri Dülgerler)
DİZGİ

  1. [isim] Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
ÇELGİ

  1. [isim, ağızlardan] Alna bağlanan yazma, yemeni
DİNGİ

Kelime Kökeni: İngilizce dingy

  1. [isim, denizcilik] Bir çifte kürekli küçük savaş gemisi sandalı
SERGİ

  1. [isim] Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
    • "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
    • "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum." (Haldun Taner)
  3. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer
  4. Bakınız işporta
  5. [ağızlardan] Yaygı, kilim
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü