Sonunda gi olan 5 harfli 23 kelime var. Gİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gi olan kelimeler listesine ya da başında gi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GROGİ
-
Kelime Kökeni: İngilizce groggy
-
[isim]
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör
-
[sıfat]
Sendelemiş olan
-
[isim]
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör
- SEZGİ
-
-
[isim]
Sezme yeteneği; sezi
- "Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum."
-
[felsefe]
Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması
-
[isim]
Sezme yeteneği; sezi
- ÇİZGİ
-
-
[isim]
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
- "Bu kâğıda üç çizgi çekti."
-
Yüz ve vücut hatlarının her biri
- "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu posu bile değişmiyordu."
-
Boya veya altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi; tahrir
-
[matematik]
Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim
- "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."
-
[mecaz]
Belli başlı özellik
- "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım."
-
[mecaz]
Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır
- "Bu topluluklar arasında amatör ve profesyonel çizgisini de tam olarak çizebilmek kolay değildir."
-
[mecaz]
Herhangi bir konudaki görüş; eksen
- "Ben de nerede olursam olayım ihtilalci çizgimi sürdüreceğim."
-
[isim]
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz; cızık, çizi, çizik, hat, tahrir
- VERGİ
-
-
[isim]
Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para
- "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar."
-
[ağızlardan]
Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı
-
[mecaz]
Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
-
[isim]
Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para
- YEYGİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yem
- "Akşama doğru Gökbel'den kurtulmuşlardı ama yeygi işleri yine ters gitti."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yem
- SEVGİ
-
-
[isim]
İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu; muhabbet
-
[isim]
İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu; muhabbet
- BELGİ
-
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik
-
Bakınız şiar
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik
- DERGİ
-
-
[isim]
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
-
[isim]
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
- BİLGİ
-
-
[isim]
İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü; bili, malumat
-
Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek; haber, malumat, vukuf
- "Babası önce ona Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."
-
İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü; malumat, vukuf
-
[felsefe]
Duyu organları yoluyla algılama, hayal gücü ve bellek yardımıyla zihnin ilk olarak kavradığı temel düşünceler
-
[bilişim]
Verinin anlam kazanmış biçimi
-
[isim]
İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü; bili, malumat
- YENGİ
-
-
[isim]
Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç; galibiyet, galebe, zafer
-
[isim]
Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç; galibiyet, galebe, zafer
- SİLGİ
-
-
[isim]
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
- "Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat."
-
Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları
-
[ağızlardan]
Bakınız havlu
-
[isim]
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
- DELGİ
-
-
[isim, teknik]
Bakınız matkap
-
[isim, teknik]
Bakınız matkap
- BEZGİ
-
-
[isim]
Bakınız süs
-
[isim]
Bakınız süs
- YERGİ
-
-
[isim, edebiyat]
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz; hicviye, hiciv, satir
- "Bize okuduğu yergilerde onun şahsına dokunur bir şey yoktu."
-
[isim, edebiyat]
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz; hicviye, hiciv, satir
- HANGİ
-
-
[sıfat]
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı; ne (II)
- "Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim"
-
[sıfat]
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı; ne (II)
- BİNGİ
-
-
[isim, mimarlık]
Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri
- "Büyük tonoz binginin içerisinde altta küçük bir tonoz bingi daha bulunmaktadır."
-
[isim, mimarlık]
Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri
- DİZGİ
-
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
- ÇELGİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Alna bağlanan yazma, yemeni
-
[isim, ağızlardan]
Alna bağlanan yazma, yemeni
- DİNGİ
-
Kelime Kökeni: İngilizce dingy
-
[isim, denizcilik]
Bir çifte kürekli küçük savaş gemisi sandalı
-
[isim, denizcilik]
Bir çifte kürekli küçük savaş gemisi sandalı
- SERGİ
-
-
[isim]
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
- "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."
-
Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
- "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."
-
Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer
-
Bakınız işporta
-
[ağızlardan]
Yaygı, kilim
-
[isim]
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer