Başında gez olan 34 kelime var. GEZ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde gez olan kelimeler listesine ya da sonu gez ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

GEZDİRİLMEK, GEZGİNCİLİK

10 Harfli Kelimeler

GEZDİRİLME, GEZİMCİLİK

9 Harfli Kelimeler

GEZDİRİCİ, GEZDİRMEK, GEZELEMEK, GEZGİNLİK, GEZİCİLİK

8 Harfli Kelimeler

GEZDİRİŞ, GEZDİRME, GEZELEME, GEZGİNCİ, GEZİLMEK, GEZİNMEK, GEZLEMEK

7 Harfli Kelimeler

GEZEGEN, GEZEĞEN, GEZENTİ, GEZİLİŞ, GEZİLME, GEZİNİŞ, GEZİNME, GEZİNTİ, GEZLEME

6 Harfli Kelimeler

GEZGİN, GEZİCİ, GEZLİK, GEZMEK, GEZMEN

5 Harfli Kelimeler

GEZİŞ, GEZME

4 Harfli Kelimeler

GEZİ

3 Harfli Kelimeler

GEZ


Kelime bulma makinesi

E G Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

GEZ

2 Harfli Kelimeler

GE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEZDİRİLMEK

  1. [nsz] Gezdirme işi yapılmak
    • "Yanı başında gezdirilecek, ele güne karşı övünçle çıkartılacak aydın bir Türk kadınıdır." (Haldun Taner)

GEZGİNCİLİK

  1. [isim] Gezginci olma durumu

GEZİMCİLİK

  1. [isim] Aristotelesçilik

GEZDİRİLME

  1. [isim] Gezdirilmek işi

GEZİCİLİK

  1. [isim] Gezici olma durumu

GEZDİRMEK

  1. [-i] Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
    • "Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
    • "Konuklara Ankara'yı gezdirdi."
  3. [-e] Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
    • "Salataya yağ gezdirmek."
  4. [-i] Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
    • "Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
  6. [-i] Herhangi bir biçimde giydirmek
    • "Beni eski kıyafetle gezdiriyor." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

GEZELEMEK

  1. [nsz] Gezinmek
    • "Onun böyle boş saatlerinde içeri dışarı işgüzar işgüzar gezelediğini gören ihtiyarcık ezilir büzülür." (Haldun Taner)
  2. Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek

GEZGİNLİK

  1. [isim] Gezgin olma durumu, turistlik, seyyahlık

GEZDİRİCİ

  1. [isim] Gezdiren kimse
    • "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç." (Melih Cevdet Anday)
  2. Seyyar satıcı

GEZGİNCİ

  1. Gezerek iş gören, gezici, seyyar
    • "Gezginci esnaf, köylüler gelirler, alışveriş olur." (Memduh Şevket Esendal)

GEZİNMEK

  1. [nsz] Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek
    • "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu." (Peyami Safa)
  2. Belirli bir çevre içinde gezip durmak
    • "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Özellikle doğaçtan yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak

GEZLEMEK

  1. [-i] Bir yeri ölçmek
  2. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak
  3. Okun gezini kirişe yerleştirmek

GEZELEME

  1. [isim] Gezelemek işi
  2. Gelin ve damadın düğünden sonra akrabalarına yaptıkları ziyaret

GEZİLMEK

  1. [nsz] Gezme işi yapılmak, dolaşılmak
    • "Bugün müzeler gezildi. Bu kılıkla sokakta gezilmez."

GEZDİRME

  1. [isim] Gezdirmek işi

GEZDİRİŞ

  1. [isim] Gezdirme işi veya biçimi

GEZLEME

  1. [isim] Gezlemek işi

GEZENTİ

  1. [sıfat] Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven, gezeğen

GEZEĞEN

  1. [sıfat] Çok gezen (kimse)

GEZİNİŞ

  1. [isim] Gezinme işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü