Sonunda gah olan 26 kelime var. GAH ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gah olan kelimeler listesine ya da başında gah olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

İSTİRAHATGAH, SULTANİYEGAH

10 Harfli Kelimeler

İSTİNATGAH, TECELLİGAH, TİCARETGAH, ZİYARETGAH

9 Harfli Kelimeler

İBADETGAH, İKAMETGAH

8 Harfli Kelimeler

GİRİZGAH, GÜZERGAH, KARARGAH, NAMAZGAH, NİŞANGAH, TALİMGAH

7 Harfli Kelimeler

KALPGAH, ORDUGAH, PENÇGAH

6 Harfli Kelimeler

BARGAH, ÇARGAH, DERGAH, TEZGAH

5 Harfli Kelimeler

DÜGAH, SEGAH, YEGAH

4 Harfli Kelimeler

AGAH

3 Harfli Kelimeler

GAH

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Gah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A G H

3 Harfli Kelimeler

GAH

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULTANİYEGAH

Kelime Kökeni: Arapça sulṭānī + Farsça yegāh

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziği makamlarından biri
    • "Radyo ince sazdan sultaniyegâh faslına başlamış." (Attilâ İlhan)
İSTİRAHATGAH

Kelime Kökeni: Arapça istirāḥat + Farsça gāh

  1. [isim] Dinlenme yeri
TECELLİGAH

Kelime Kökeni: Arapça tecellį + Farsça gāh

  1. [isim] Tecelli yeri
    • "Türkler on beş asır evvel Asya’nın göbeğinde muazzam devletler teşkil etmiş ve insanlığın her türlü kabiliyetine tecelligâh olmuş birer unsurdur." (Atatürk)
  2. Tanrı’nın kudretinin insanlarda ve doğada göründüğü yer
ZİYARETGAH

Kelime Kökeni: Arapça ziyāret + Farsça -gâh

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ziyaret yeri
    • "Ertesi gün çevre halkı kızın kıyıya vuran cesedini bulur, şimdi ziyaretgâh olan yere gömerler." (Adnan Özyalçıner)
TİCARETGAH

Kelime Kökeni: Arapça ticāret + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş] Ticaret yeri, ticarete elverişli yer
İSTİNATGAH

Kelime Kökeni: Arapça istinād + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dayanak
İKAMETGAH

Kelime Kökeni: Arapça iḳāmet + Farsça -gāh

  1. [isim] Bakınız konut (I)
İBADETGAH

Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız mabet
GİRİZGAH

Kelime Kökeni: Farsça gürīzgāh

  1. [isim] Bir başka söze yol açmak için söylenen söz; girişlik
    • "Merakımızı uyandıracak bir girizgâh yapınca, hiç yemek düşünecek hâlim kalmamıştı." (Ahmet Ümit)
NİŞANGAH

Kelime Kökeni: Farsça nişān-gāh

  1. [isim] Ateşli silahlarda hedefin uzaklığına ve bulunduğu yerin yüksekliğine göre namluya gereken yükseliş açısını veren, silahı bu hedefe doğrultmaya yarayan alet; bakıncak, nişane
  2. Bakınız hedef
KARARGAH

Kelime Kökeni: Arapça ḳarār + Farsça -gāh

  1. [isim, askerlik] Bir birlik veya kurumun, kumandan ile yardımcı şube ve bölümlerinden oluşan kuruluş
  2. [askerlik] Ordunun uzun bir süre veya geçici olarak konakladığı yer
    • "Siper başları, büyük karargâhın etrafı hep nöbetçi dolu idi." (Ömer Seyfettin)
  3. [eskimiş] Durulan veya kalınan yer
    • "Mor dağlara karargâhlar kurulur / Eteğinde bölük bölük durulur" (Bekir Sıtkı Erdoğan)
TALİMGAH

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm + Farsça -gāh

  1. [isim, askerlik] Çeşitli uzmanlık dallarına gerekli olan uzman, öğretici vb.ni yetiştirmek amacıyla uygulamalı olarak eğitim ve öğretim vermek için oluşturulmuş askerî kuruluş
NAMAZGAH

Kelime Kökeni: Farsça namāz-gāh

  1. [isim, din bilimi] Açıkta namaz kılmak için hazırlanmış olan ve kıble yönüne doğru dikili bir taşı bulunan yer; musalla
    • "Yanımdaki kırık taşa bakılırsa burası bir eski namazgâhtı." (Reşat Nuri Güntekin)
GÜZERGAH

Kelime Kökeni: Farsça guzergāh

  1. [isim] Yolüstü uğranılacak, geçilecek yer
    • "Dönüş yolumuz, Ayazağa, Kâğıthane güzergâhı idi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Yol boyu
    • "Görüyorsun ki hat güzergâhına verdiğimiz şifrelerin hepsine menfi cevap geldi." (Aka Gündüz)
  3. Çok geçilen yer, geçek
PENÇGAH

Kelime Kökeni: Farsça pencgāh

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde rast ve bayati dizilerinden oluşan birleşik makam
ORDUGAH

Kelime Kökeni: Türkçe ordu + Farsça -gāh

  1. [isim, askerlik] Ordunun konakladığı yer
    • "Komanova'ya giden derenin içinde ordugâh kurduk." (Ömer Seyfettin)
KALPGAH

Kelime Kökeni: Arapça ḳalb + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş] Bakınız canevi
  2. [askerlik] Ordunun sağ ve sol kanatları arasında yer alan ve komutan ile çevresindekilerin bulunduğu merkez birliklerden oluşan bölüm
    • "Düşmanın kalpgâhına hücum etti." (Şemseddin Sami)
ÇARGAH

Kelime Kökeni: Farsça çārgāh

  1. [isim, müzik] Türk müziğinde "do" perdesinin adı
  2. Bu perdede karar kılan makam
BARGAH

Kelime Kökeni: Farsça bārgāh

  1. [isim, eskimiş] İçerisine izin alınarak girilebilen makam
  2. Padişah çadırı, padişah sarayı veya yüksek divan
    • "Hiç kimse Nuşirevan’ın bargâhına kendisine haksızlık yapıldı iddiasıyla gelmedi ve kimse kimseye zulmetmedi." (Muhsin Kadıoğlu)
TEZGAH

Kelime Kökeni: Farsça destgāh

  1. [isim] Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
    • "Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu." (Refik Halit Karay)
  2. Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
    • "İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
    • "Çanak çömlek tezgâhı. Halı tezgâhı."
  4. Tersanelerde yapılan veya tamir edilen gemilerin üzerine konduğu tahtadan altlık
  5. [argo] Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü