Başında g olan 6 harfli 231 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında g bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GOYGOY
...
GRANİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir tür kayaç

GECEKİ

  1. [sıfat] Gece olan, gece yapılan

GENZEK

  1. [sıfat] Genizden konuşan

GİTMEK

  1. [-e] Bir yere doğru yönelmek
    • "Bu parayı verelim gitsin. İmzanı atıver gitsin."
    • "Çolak Mehmet adında birini kapının arkasında ölmüş buldular ancak sayılan bir adam değildi, gömdüler gitti." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [-den] Bir yerden veya bir işten ayrılmak
  3. Çıkmak, ulaşmak
    • "Bu yol nereye gider?"
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak
    • "Her gün çalışmaya gidiyor."
  5. [nsz] Sürmek, devam etmek
    • "Ama böyle giderse Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin." (Memduh Şevket Esendal)
  6. Yakışmak, yaraşmak
    • "Bu renk ona gitmedi."
  7. Tüketilmek, harcanmak
    • "Eline geçen paranın çoğu da İstanbul'da çoluğa çocuğa gidiyor." (Memduh Şevket Esendal)
  8. [nsz] Götürülmek, gönderilmek
    • "Haber daha yeni gitti."
  9. Yeter olmak, yetmek, yetişmek
    • "İki ton kömür üç ay gider."
  10. [nsz] Yürümek, yol almak
    • "Bu at iyi gider."
  11. [nsz] Dayanmak
    • "Bu giysi iki yıl gider."
  12. [nsz] Geçmek
    • "Yaz gitti, kış geldi."
  13. [nsz] Herhangi bir durumda olmak
    • "Yolculuk iyi gidiyor. Bakalım bu iş nasıl gidecek?"
  14. [nsz] Yok olmak, elden çıkmak
    • "Gemiler ve saray hepsi gitti." (Falih Rıfkı Atay)
  15. [nsz] Ölmek
    • "Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın." (Âşık Veysel)
  16. Başvurmak, yapmak
    • "Mahkemeye gitmek."
  17. [nsz] Bir şey zarar görmüş olmak
    • "Duvarın boyası gitmiş."
  18. [nsz] Makine, işlemek, çalışmak
    • "Bu saat iyi gidiyor."
  19. [-den] Satılmak
    • "Altın kaçtan gidiyor?" (Sait Faik Abasıyanık)
  20. Yapmak
    • "Para ayarlamasına gitmek."
  21. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak
    • "Bu işin sonu nereye gider."
  22. [yardımcı fiil] Değerlendirmek, saymak, karşılamak
    • "Bu iş hoşuma gitmedi, tuhafıma gitti."

GERGİN

  1. [sıfat] Gerilmiş durumda olan
    • "Gergin tel. Gergin kiriş."
  2. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt)
    • "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı." (Peyami Safa)
  3. Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki)
    • "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."
  4. Huzursuz, sinirli

GASSAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölü yıkayıcı

GERGEF

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar, çoğu dikdörtgen biçiminde olan çerçeve

GÖRMEZ

  1. [sıfat] Görme engelli

GEVŞEK

  1. [sıfat] Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan
    • "Bizim dost, gevşek kravatıyla, çözük yakasını şöyle bir okşadı." (Çetin Altan)
  2. Cansız, hareketsiz, iradesiz
  3. [zarf] İlgisiz, kayıtsız bir biçimde
    • "Bu konuda gevşek davranırsanız periler diyarına akla gelmeyecek sevimsiz bir yoldan gitmek de var." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

GÖKÇEK

  1. [sıfat] Güzel, sevimli (kimse)
    • "Gökçektin kız, daha bir gökçek oldun." (Tarık Buğra)

GÖKMEN

  1. [sıfat] Mavi gözlü (kimse)

GEMLİK
...
GEÇİCİ

  1. [sıfat] Çok sürmeyen
    • "Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim." (Peyami Safa)
  2. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
    • "Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?" (Halide Edip Adıvar)
  3. Bulaşan, bulaşıcı
  4. [isim] Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
    • "Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor." (Cenap Şehabettin)

GOLLÜK

  1. [sıfat] Gol olmaya elverişli, gol olabilecek
    • "Bu, gollük bir şuttu."

GABYAR

  1. [isim] Gabyacı

GÖZELİ

  1. [sıfat] Gözesi olan

GURBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer, gurbetlik
    • "Ben gurbette değilim / Gurbet benim içimde." (Kemalettin Kamu)
    • "İçinde gurbet acısına benzer bir sızı duyuyordu." (Haldun Taner)

GAZETE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın
    • "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi." (Necati Cumalı)
  2. Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer
    • "Her gün gazeteye uğruyordu."

GERMEN

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü