Başında gü olan 5 harfli 44 kelime var. Gü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜREŞ

  1. [isim, spor] Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
    • "Güreşe ait yayınların artması, uluslararası alanda antrenör takip etme çalışmaları, güreşte başarıyı sürekli kılabilir" (Celâl Taşkıran)
GÜVEY

  1. [isim] Bakınız damat
GÜRSU

  1. [isim] Bursa iline bağlı ilçelerden biri
GÜVEZ

  1. [isim] Mora çalan kırmızı renk; güvezî
  2. [sıfat] Bu renkte olan; güvezî
    • "Bıyıkları tıraşlı bir uşak sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
GÜDÜL

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
GÜDÜM

  1. [isim] Yönetmek işi; idare
  2. Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü
GÜLEÇ

  1. [sıfat] Her zaman gülümseyen; mütebessim
    • "Biraz sonra geceki güleç memur, hafif kapalı gözleriyle göründü." (Çetin Altan)
GÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça gofte

  1. [isim] Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
    • "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)
GÜDÜK

  1. [sıfat] Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
    • "Güdük minare."
  2. Kuyruğu kesik veya kopmuş
  3. [mecaz] Yetersiz, sonuç vermemiş
    • "Boş elleri ve yavan bakışları ile ne güdük bir görünüşü var." (Haldun Taner)
GÜDEK

  1. [isim] Amaçlanan sonuç, güdülen şey
GÜLLÜ

  1. [sıfat] Gülü olan
GÜCÜK

  1. [sıfat, ağızlardan] Kısa, bodur, gelişmemiş
  2. [ağızlardan] Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan)
  3. [isim, madencilik] Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça
GÜĞÜM

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı; debbe
    • "Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım." (Adalet Ağaoğlu)
GÜCÜN

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız dara dar
  2. Bakınız ancak
GÜMÜL

  1. [isim, ağızlardan] Susam ve ekin demeti veya yığını
GÜRCÜ

Kelime Kökeni: Farsça gurcī

  1. [isim] Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
GÜMÜŞ

  1. [isim, kimya] Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element; sim (I), arjante (simgesi Ag)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış; arjante
    • "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı." (Yahya Kemal Beyatlı)
GÜZÜN

  1. [zarf] Güz mevsiminde, sonbaharda
    • "Niksar Ovası beyaz örtüsünü üzerinden atmış, güzün ekilen buğdaylar toprağın altından başlarını kaldırmaya başlamıştı." (Hasan Mahir)
GÜÇLÜ

  1. [sıfat] Gücü, kuvveti olan; yavuz
    • "Kalın gövdeli, güçlü bir ihtiyardı." (Ayla Kutlu)
  2. Şiddeti çok olan
    • "Çünkü o güçlü rüzgâr bir kasırgaya dönüşüyordu ve ormanı kaplayan siyah sisin şatoya doğru hızla aktığını görebiliyorduk." (Melike Melis)
  3. [mecaz] Sözü geçen, dediğini yaptıran; kudretli
    • "Sanırım uzun zaman kimliğini korumak, güçlü kalabilmek için direndi." (Reha Mağden)
  4. [mecaz] Nitelikleri ile etki yaratan
    • "Bu denli güçlü bir aşkı bundan sonra da önleyemeyeceğimi biliyordum." (Ahmet Ümit)
GÜLCÜ

  1. [isim] Gül yetiştiren veya alıp satan kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü