Başında gü olan 5 harfli 44 kelime var. Gü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında gü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜREŞ
-
-
[isim, spor]
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
- "Güreşe ait yayınların artması, uluslararası alanda antrenör takip etme çalışmaları, güreşte başarıyı sürekli kılabilir"
-
[isim, spor]
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
- GÜVEY
-
-
[isim]
Bakınız damat
-
[isim]
Bakınız damat
- GÜRSU
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- GÜVEZ
-
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
-
[sıfat]
Bu renkte olan; güvezî
- "Bıyıkları tıraşlı bir uşak sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı."
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
- GÜDÜL
-
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
- GÜDÜM
-
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
-
Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- GÜLEÇ
-
-
[sıfat]
Her zaman gülümseyen; mütebessim
- "Biraz sonra geceki güleç memur, hafif kapalı gözleriyle göründü."
-
[sıfat]
Her zaman gülümseyen; mütebessim
- GÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça gofte
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı."
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- GÜDÜK
-
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- "Güdük minare."
-
Kuyruğu kesik veya kopmuş
-
[mecaz]
Yetersiz, sonuç vermemiş
- "Boş elleri ve yavan bakışları ile ne güdük bir görünüşü var."
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- GÜDEK
-
-
[isim]
Amaçlanan sonuç, güdülen şey
-
[isim]
Amaçlanan sonuç, güdülen şey
- GÜLLÜ
-
-
[sıfat]
Gülü olan
-
[sıfat]
Gülü olan
- GÜCÜK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
-
[ağızlardan]
Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan)
-
[isim, madencilik]
Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
- GÜĞÜM
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı; debbe
- "Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım."
-
[isim]
Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı; debbe
- GÜCÜN
-
- GÜMÜL
-
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
- GÜRCÜ
-
Kelime Kökeni: Farsça gurcī
-
[isim]
Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- GÜMÜŞ
-
-
[isim, kimya]
Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element; sim (I), arjante (simgesi Ag)
-
[sıfat]
Bu elementten yapılmış; arjante
- "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."
-
[isim, kimya]
Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element; sim (I), arjante (simgesi Ag)
- GÜZÜN
-
-
[zarf]
Güz mevsiminde, sonbaharda
- "Niksar Ovası beyaz örtüsünü üzerinden atmış, güzün ekilen buğdaylar toprağın altından başlarını kaldırmaya başlamıştı."
-
[zarf]
Güz mevsiminde, sonbaharda
- GÜÇLÜ
-
-
[sıfat]
Gücü, kuvveti olan; yavuz
- "Kalın gövdeli, güçlü bir ihtiyardı."
-
Şiddeti çok olan
- "Çünkü o güçlü rüzgâr bir kasırgaya dönüşüyordu ve ormanı kaplayan siyah sisin şatoya doğru hızla aktığını görebiliyorduk."
-
[mecaz]
Sözü geçen, dediğini yaptıran; kudretli
- "Sanırım uzun zaman kimliğini korumak, güçlü kalabilmek için direndi."
-
[mecaz]
Nitelikleri ile etki yaratan
- "Bu denli güçlü bir aşkı bundan sonra da önleyemeyeceğimi biliyordum."
-
[sıfat]
Gücü, kuvveti olan; yavuz
- GÜLCÜ
-
-
[isim]
Gül yetiştiren veya alıp satan kimse
-
[isim]
Gül yetiştiren veya alıp satan kimse